Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Ankara’da “Süreç” hareketliliği: DEM Parti heyeti AKP ve Devlet Bahçeli ile görüştü

    16 Temmuz 2026

    Haklarını arayan öğretmenlere polis şiddeti: En az 40 gözaltı

    16 Temmuz 2026

    160 örgütten TBMM’ye “Çocuk Koruma” tasarısı tepkisi: “Bedeli çocuklara ödetmeyin, yasayı geri çekin”

    16 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026

      Kırılma noktası

      15 Temmuz 2026

      İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

      13 Temmuz 2026

      Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

      13 Temmuz 2026

      Ne AHBAP ne AFAD!

      13 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      DEM Parti kongresine giderken – 1 : Yeniden yapılanmanın siyasal iklimi

      15 Temmuz 2026

      Çocuktun, çalıştın ama yoksun!

      14 Temmuz 2026

      NATO zirvesinin ekonomi politiği

      12 Temmuz 2026

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Öldürmezse güçlendirir

    Öldürmezse güçlendirir

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    MAHİR SAYIN

    RTE barış kelimesini hiçbir zaman adil bir barış anlamında kullanmadı. Aklı fikri barış oyunuyla PKK’yi nasıl zayıflatacağı ya da parçalayıp yok edeceğindeydi. Onun için adil bir barışın dilini değil sürekli düşmanlık dilini kullandı. PKK, barış dilinin düşmanı düşman olmaktan çıkarmak dolayısıyla mücadele heyecanını düşüreceğini bilmesine rağmen diyalog olabilmesi, müzakere sürdürülebilmesi için dilini neredeyse tümüyle değiştirdi, savaşı dışta bırakan ve geleceğin barışçı ilişkilerinin temeli olabilecek bir dil tutturdu. Ne var ki, RTE Cemil Bayık’ın deyişiyle “Bu zihniyetle ne çatışmasızlık olur ne de bir süreçten söz edilebilir. Zaten hiçbir zaman gerçek anlamda bir çözüm süreci olmadı.”

    RTE barış görüşmeleri yapıyoruz derken imkan olarak gördüğü her fırsatta PKK’nin ve Kürt halkının üzerine saldırdı. Kobani’nin İslam Devleti tarafından kuşatılmasını RTE sağladı ve onun düşürülmesiyle PKK’yi zayıflatacağını ve kendi şartlarını kabule zorlayacağını hesaplıyordu. Kobane düşseydi, PKK RTE’nin şartlarını kabul edecek ölçüde zayıflar mıydı, çok şüpheli. Çünkü PKK bugünkü durumuna İslam Devleti gibi herhangi birilerinin ona açtığı özel imkanlarla gelmedi; kendisini taş taş üstüne koyarak inşa etti ve bu güce ulaştı. Büyük kayıplara uğradığı dönemler de oldu ama yeniden gücünü toparlamayı başardı. Ve eğer öyle kötü bir akibetle karşılaşsaydık, TC’yi nasıl bir felaketin saracağını, Kobani direnişine destek için ortaya konulan serhıldanlar gösterdi. Buna bir de gerillanın müdahalesinin eklendiğini düşündüğümüzde, TC’nin çok kanlı bir iç savaşa yeniden döneceğini söylemek aşırı bir iddia olmaz. PKK gerçekten çok ihtiyatlı davranıyor ve zincirlerin birden boşanmasına izin vermiyor.

    Ancak şimdi RTE’nin PKK’ye fırlattığı silah dönüp kendisini vuracak gibi görünüyor. Kobani şimdiye kadar olan direnişiyle zaten RTE’ye müthiş bir darbe olarak geri döndü. RTE’nin yaptığı bütün hesapları bozdu; Kürdistan Özgürlük hareketi, RTE’nin yalancı barış sürecinde gösterdiği sahici barışçı tutumlarıyla hem Türkiye hem de dünya çapında muazzam bir meşruiyet kazanmışken, Kobani direnişi bunu RTE’nin hiç beklemediği, kendi ittifaklarını altüst edici bir düzeye taşıdı. Eğer RTE bunu kestirebilmiş olsa idi daha en başta İslam Devleti’ni kendisi bombalayabilirdi. Ama RTE’nin hala karşısına dikilen hakikati kavrayabildiği yoktur.

    O iktidar sarhoşu, Hurbis olarak, kendi yarattığı sanal hakikatten başkasını görememekte, bölge ve dünya dengelerini göz önünde tutmadan hala ABD’yi Suriye’ye saldırmaya ikna edebileceğini sanmakta ve bu yolda ısrar ettikçe de kendi ittifaklarını tükettiğini bile fark edememektedir.

    Daha onun “PYD eşittir IŞİD” dediği günlerde,  Obama, TC’ye açtığı İslam Devleti’nin Kobane üzerine gidişine göz yumma kredisinin giderek kendisine ağır bir fatura yüklemekte olduğunu idrak ederek PYD ile artık ilişkiye geçmek mecburiyetinde kalmış, harekat merkezine bir PYD’liyi alarak bombardımanları birlikte koordine etmeye başlamıştı bile. Tam onun “PYD’ye silah yardımından bahsediyorlar, olur mu öyle şey!” dediğinde ABD uçakları Talabani’nin temin ettiği söylenen silah ve insani yardım malzemelerini Kobani üzerine atmaya başlamıştı bile.

    RTE kendi sanal hakikatlerine o kadar inanmaktadır ki, kim ne derse desin o bildiğini okumaya devam etmekte ve uğradığı yenilgileri kendisine ihanetin sonucu olarak değerlendirip yeni yanlışların içine sürüklenmekten kendisini alamamaktadır. Libya’da durumu böyleydi; Mısır’da aynı duruma düştü; Şam’da Emeviye camiinde Cuma namazı kılacağım diye içine sürüklendiği rezalet de buydu; ve şimdi Kobani’deki kırımı sürdürmeye çalışarak geri geri indiği basamakların birini daha tamamlıyor.

    Kobani bu güne kadar düşmemekle RTE’nin düşüşünü hazırladı, Kürdistan Özgürlük mücadelesini son derece güçlendirdi.

    Şimdi RTE’nin ve TC’nin önünde barış ve şiddetli bir savaş yolları uzanıyor. Ama bunlar eşit derecede var olan ihtimaller değil. RTE kendi sanal gerçekliklerini hayatın gerçeklikleri yerine koymaya devam ettiği müddetçe savaş ihtimali yükseliyor. Kobani serhıldanları sırasında aldığı tutumlar TC’yi 12 Eylül ya da 93 konsepti dönemlerine doğru sürükleyebileceğini apaçık gösterdi. İki üç gün içerisinde 48 kişinin ölümüne, yüzlerce insanın yaralanmasına sebep olabilecek, işi sıkıyönetim ilan etmeye kadar vardıracak bir tutum sergilemesiyle, tarihin verdiği derslere hiç kulak asmadan yeni bir felakete koşmaya kendinden öncekiler gibi yatkın görünüyor; Demirel’in ya da Çiller’in tırmandığı felaket basamaklarını tırmanmaya teşne olduğunu sergiliyor.

    Bunu onun dışında herkes görmeye başladı. Türkiye’nin bu kanlı savaştan sıyrılabilmesinin bir imkanı bu hakikati artık tüm dünyanın görmesinde yatıyor. Herkes bu hakikati mümkün olan en yüksek sesle haykırdığında ve tutum aldığında belki RTE’ye artık bu hayal dünyasından çık, gerçeğe ayağını bas diyenler olabilecektir.

    Aslında RTE’nin bunu hiç görmediğini düşünmek de doğru değildir. Elbette ki o da bu ihtimalin varlığının farkındadır ama nasıl Genişletilmiş Ortadoğu Projesinden, bölgenin hegemon gücü olarak çıkabileceği sanal gerçekliğine bütün parasını yatırıp kaybetmişse, şimdi de elde ettiği kredileri yeni bir hayale, Suriye’de rejimi devirme stratejisiyle bir taşla birkaç kuş vurabileceği seçeneğine yatırmaktadır: ABD RTE’nin şartlarını kabul edecek; Esad’ın üzerine saldırılacak; Rojava yerle bir edilecek ve Kürdistan Özgürlük hareketi de dizlerinin üzerine çökertilerek RTE batmış sermayesinin tümünü bu sayede kurtaracaktır!

    Bu ihtimalin gerçekleşmesi için yerine gelmesi gereken o kadar çok şart var ki, en muhtemel sonuç RTE’nin aldığı kredileri de batırması ve nihai iflasa varması anlamına geliyor.

    Kürtler ona söylemişti:

    Berxwedan Jiyan e….

     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    ÖHD’den 6 aylık cezaevi raporu: “Barış sürecine rağmen tecrit ve ayrımcılık sürüyor!”

    9 Temmuz 2026

    Murat Karayılan: “Demokratik siyaset kararımız kesin, devlet güven tesis edecek yasal adımlar atmalı”

    7 Temmuz 2026

    RTÜK’ten NATO Zirvesi öncesi medyaya yayın talimatı

    6 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Bir teşhir metni olarak Kefernahum

    Musa Piroğlu

    Kırılma noktası

    Mahsuni Gül

    İmha ambarları ve kaybolan vakıf eşyaları üzerine yeni sorular

    Cemalettin Efe

    Ankara’daki NATO Zirvesi ve büyük cambazlık: Jeopolitik pazarlıkların gölgesinde Kürt kartı ve muhalefet tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Cengiz Çiçek

    DEM Parti kongresine giderken – 1 : Yeniden yapılanmanın siyasal iklimi

    M. Ender Öndeş

    Çocuktun, çalıştın ama yoksun!

    Ümit Akçay

    NATO zirvesinin ekonomi politiği

    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    En düşük emekli aylığında komisyon onayı: 23 bin 552 TL de emekliyi sefaletten kurtaramadı

    14 Temmuz 2026

    İSİG raporu: Bir ayda en az 228, yarım yılda 1.063 ölüm

    14 Temmuz 2026

    AFP’de grevin 9. günü: “Avrupalı gazetecinin yarısı kadar maaşa, 7/24 sahada sömürülüyoruz!”

    14 Temmuz 2026
    KADIN

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.