“Çocuk cezaevleri dolup taşıyor, daha fazla hapsetmek çözüm değil”
Açıklamada, Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu’nun (TİHEK) Tekirdağ Karatepe Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na yönelik raporu referans gösterilerek çocuk cezaevlerindeki vahim tablo gözler önüne serildi. 288 kişi kapasiteli cezaevinde 432 çocuğun barındırıldığını belirten sivil toplum örgütleri, iktidara şu can alıcı soruları yöneltti:
“Eğer daha fazla çocuğu hapsetmek çözümse neden çocuk cezaevleri dolup taşıyor? Eğer daha ağır cezalar işe yarıyorsa, neden suça sürüklenen çocuk sayısı azalmıyor? Eğer bu bir koruma politikasıysa, çocuklar neden hâlâ korunamıyor? Çünkü sorun çocuklar değil.”
“Yapısal sorunların faturası çocuklara kesiliyor”
Meclis Araştırma Komisyonu’nun cezaevindeki çocuklarla yaptığı görüşme raporlarına değinilen ortak metinde, çocukları suça sürükleyen temel etkenlerin yoksulluk, aile içi şiddet, eğitim sisteminin dışına itilme ve sosyal destek mekanizmalarının yetersizliği olduğu vurgulandı. Devletin kendi sorumluluklarını örtbas etmek için cezalandırma yoluna gittiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Çocukları bu yapısal sorunların faili gibi göstermek ve çözümü kapatılmalarında aramak, devletin çocukları koruma yükümlülüğünden vazgeçmesi anlamına gelir. Bu yaklaşım kamusal sorumluluğu görünmez kılarken, bedelini çocuklara ödetmek demektir.”
Çocuk hakları ve bilimsel veriler yok sayıldı
160 sivil toplum kuruluşu, 14 Temmuz’da TBMM’ye sunulan kanun teklifinin çocuk haklarına dair uluslararası sözleşmeleri, bilimsel verileri ve yılların saha deneyimlerini tamamen görmezden geldiğini ifade etti. Tasarının çocukluk kavramını ve çocukluğun hukuki güvencelerini ciddi şekilde zedelediğini savunan örgütler, Meclis’e “ceza odaklı” değil, “önleyici ve koruyucu” politikaları hayata geçirme çağrısında bulunarak yasa teklifinin derhal geri çekilmesini istedi.
