Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Türkiye denizlerinde ısınma alarmı: 55 yılda deniz suyu sıcaklıkları 2,2 dereceye kadar arttı

    26 Temmuz 2026

    Tercih fuarı önünde akademisyen eylemi: “Parlak stantların arkasında tasfiye var!”

    26 Temmuz 2026

    Berlin’de Onur Yürüyüşü’nde dehşet: Araç kalabalığa daldı! 1 ölü, 16 yaralı

    26 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

      25 Temmuz 2026

      Lozan Antlaşması’nın paradigması

      24 Temmuz 2026

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026

      Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

      22 Temmuz 2026

      Bir teşhir metni olarak Kefernahum

      16 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026

      Neden KESK ?

      25 Temmuz 2026

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026

      DEM Parti Kongresi’ne Giderken (4) – Yeniden yapılanmanın toplumsal perspektifi: Komün

      18 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Midyat JİTEM dosyası: Bilgiler hiçbir savcının görmezden gelemeyeceği kadar önemli

    Midyat JİTEM dosyası: Bilgiler hiçbir savcının görmezden gelemeyeceği kadar önemli

    Siyasi Haber3 Ekim 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Avukat Erdal Kuzu, Mardin’in Midyat ilçesinde 1994 ile 1996 yılları arasında JİTEM tarafından gözaltında 9 kişinin kaybedilmesi davasını değerlendirdi.

     


    Mardin’in Midyat ilçesinde 1994 ile 1996 yılları arasında gözaltında kaybedilen 9 kişiyle ilgili 30 Ocak 2012’de Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ancak 2014 yılında “yetkisizlik” kararı ile Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilen soruşturmada bir kez daha “yetkisizlik” kararı verildi. Dönemin Karakol Komutanı Hilmi Kahraman, Astsubaylar Mehmet Ziya Odabaş, Metin Çetin, Murat Sevim ve Adem Kılıç hakkında 9 ismin kaybedilmesine ilişkin başlatılan soruşturma Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilirken, gönderilen dosyaya ilişkin fezleke hazırlayan savcı 9 kişi ile ilgili şüpheli beyanları üzerinden “PKK’ye katıldıkları” yönünde fezleke hazırladı.


    Gözaltında kaybedilen Şehmus Eroğlu, Hüsni Çankaya, Nihat Aydoğan, Abdüllatif Şahin ve Tevfik Ay ile birlikte Mehmet Emin Atuğ, Şükrü Demir, Hizni Bilmen ve Abdülkadir Demir’in yakınlarının avukatı Erdal Kuzu, savcılığın fezlekesi ve devam eden soruşturmayı değerlendirdi.


     


    'Yargısız infaz söz konusu'


    Mardin’in diğer ilçelerinde olduğu gibi Midyat’ta da 1990’lı yıllarda yoğun bir şekilde yargısız infaz ve zorla gözaltında kaybetme vakalarının yaşandığını belirten Kuzu, Midyat’taki kayıplarla ilgili 2013 yılına kadar etkin bir soruşturma yürütülmediğini dile getirdi. Ailelerin talepleri üzerine Özel Yetkili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’na 2013’te yeni bir suç duyurusu yaptıklarını kaydeden Kuzu, “Özelikle Midyat Budaklı’da bir kazı çalışması yapılması talebinde bulunduk. Bu talebin yerine getirilmesi ile birlikte Midyat’taki diğer kayıplara da ulaştık. Bu kayıpların aileleri de bu soruşturma sürecine katıldılar. Bu soruşturma sürecinde gördük ki; Midyat’ta ciddi anlamda söz konusu tarihlerde yargısız infaz ve gözaltında kaybetme vakası yaşanmış olduğuna tanıklık ettik. 2013 yılında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Budaklı Köyü’nde elde edilen deliller üzerine keşif yapıldı. Belirttiğimiz yerlerde de kazı çalışmaları yapıldı. Ancak bu kaybettirilen insanların kalıntılarına ulaşamadık. Soruşturma sürecinde ortaya çıkan tanıklar, elde edilen deliller, müşteki beyanları, mağdur beyanları, faillerin kimlikleri, faillerin daha sonrasında suç işlemeye devam etmiş olmaları, çete ilişkileri içinde yer almaları esasen 1994 ile 1996 yılları arasında nasıl Kızıltepe’de, Dargeçit’te, Derik’te JİTEM faaliyetleri yürütülmüş ise, Midyat’ta da benzer şekilde faaliyetlerin yürütüldüğü ortaya çıktı” dedi.


     


    'İnandırıcı olmayan bir fezleke'


    Özel Yetkili Başsavcılıkların ortadan kaldırılmasının ardından dosyanın gönderildiği Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı ile çeşitli görüşme taleplerinin olduğunu belirten Kuzu, bugüne kadar taleplerinin hiçbirine karşılık bulamadıklarını dile getirdi. Bugüne kadar yapılan tek işlemin şüpheli beyanlarının alınması olduğunu kaydeden Kuzu, “Gelinen aşamada Midyat Cumhuriyet Başsavcılığı kovuşturmaya yer olmadığı talebi ile fezleke hazırlayarak, Mardin’e gönderdi. Bu soruşturma halen Mardin’de açık bulunmaktadır. Fakat Midyat Savcılığının fezlekesine bakıldığında bu daha vahim. Bu kişilerin kaybolduğu, kendilerinden haber alınamadığı tespiti yapılmış. Ancak savcılık kendi yetkisinde olmasına rağmen kaybolan bu kişilerin akıbetinin ortaya çıkarılması esas görevi olmasına rağmen bu işleme hiç girmeyerek, çok kolaycı bir yola, şüpheli beyanlarından hareket ederek, yaşları 50 ile 70 arasında değişen bu kişilerin örgüte katılmış olabileceği şekilde inandırıcı olmayan bir fezleke hazırlamıştır” ifadelerini kullandı.


     


    'Fezleke, cezasızlık politikasının uygulanmasıdır'


    Kuzu, hazırlanan fezlekeyi “cezasızlık politikası ve devletin kendi işlemiş olduğu suçların üstünü kapatma, örtme, yok etme siyasetinin” bir ürünü olarak yorumladı. Türkiye’de yargının ideolojik bir noktaya gelmesinin bunda etkili olduğunu vurgulayan Kuzu, şöyle devam etti: “Hakimlerin ve savcıların tarafsız olması ilkesi kıstas alınması gerekirken, kendi yurttaşının akıbetini soruşturmaktan kaçınan, kendi yurttaşının eğer öldürülmüş ise, faillerini ortaya çıkarılmasından kaçınan bir savcı tutumu ile karşı karşıyayız. Bu da devlet görevlilerinin işlemiş oldukları suçların üzerinin örtülmesine dair alınan kararların sahada yansıması olarak görülüyor.”


    Dosyanın kapatılmaması için başvurularını sürdüreceklerini ifade eden Kuzu, olay tarihinde alınan tanık beyanlarıyla toplanan delillerin bu insanların zorla gözaltında kaybedildiğinin açık delili olduğunu hatırlattı. Hiçbir savcının bu gerçeklikten kaçamayacağını belirten Kuzu, “Midyat JİTEM dosyası diğer dosyalarda uygulanan cezasızlık politikasının uygulanmasıdır” dedi.


     


    'Savcı büyük şüphe ile hareket etmelidir'


    Savcılık tutumunun hukuk ile izah edilemeyeceğini, ideolojik bir tutum olduğunun altını çizen Kuzu, soruşturmanın baş faili olan dönemin İlçe Jandarma Komutanı Hilmi Kahraman’ın 2001 yılında Kocaeli’nde çete, gasp ve yağma suçlamasına isminin karıştığına dikkat çekti. Kahraman’ın sadece bu durumunun 94-96 yıllarında Midyat’ta tanık ve mağdur beyanlarının bahsettiği durumun gerçekliğini ortaya koyduğunu dile getiren Kuzu, “Savcının büyük bir şüphe içinde hareket etmesi gerekirken, bu kişinin kimliğinin yok sayılması, işlemiş olduğu suçların görmezden gelinmesi metnin hukuki olmaktan ziyade alınan kararın hukuki prosedüre dökülmesi olarak görüyoruz” diye konuştu. 


     


    'Hiçbir savcı görmezden gelemez'


    Söz konusu durumla birlikte ayrımcılığın da net olarak ortaya çıktığını sözlerine ekleyen Kuzu, değerlendirmelerini şöyle tamamladı: “Kürde karşı ayrımcı bir yargı tutumla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Hukuki bir belge olmaktan şüphelileri koruma altına almaya dönük bir fezleke olarak görüyoruz. Beklediğimiz tarafsız ve cesaretli bir savcı tutumu beklemek en büyük hakkımız. Kağıt üzerinde olsa bile yasalar da bunu emrediyor. Dolayısıyla Mardin Cumhuriyet Savcılığının, Midyat Cumhuriyet Savcılığının hazırladığı fezleke ile yetinmemesi, resen delil araştırması yapması, resen delil değerlendirmesi yaparak karar vermesi gerekiyor. Beklentimiz; adil, etkin bir soruşturma sonucu hazırlanması gereken bir iddianame için Mardin Cumhuriyet Başsavcılığından bu anlamda cesaretli ve tarafsız ve maktulün haklarını koruyacak şekilde bir soruşturma yürütülmesidir. Bu Midyat’tan gönderilen fezlekenin yok sayılması ile mümkündür. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının bu yetkisi de bulunmaktadır. Dosyada açığa çıkan bilgi belge hiçbir savcının görmezden gelemeyeceği kadar önemli, bir savcının görmezden gelemeyeceği kadar da gerçeği ortaya çıkaran hususlar, tespitlerdir. Bu beklenti hukuksal, evrensel bir beklentidir.”


    (MA)


     

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DİSK-AR’dan “Geçim Krizi” raporu: Türkiye asgari ücretliler ülkesine dönüştü, her üç emekliden ikisi çalışıyor

    29 Haziran 2026

    Demokrasi, eşitlik ve halk için ortak mücadele

    22 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

    Toros Korkmaz

    Lozan Antlaşması’nın paradigması

    Mehmet Murat Yıldırım

    Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

    Ömer Bölüm

    Bir cezaevi sevki değil, hukukun sessizliği

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Fehim Taştekin

    En zayıf olanın kudreti!

    Özgür Müftüoğlu

    Neden KESK ?

    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Fehim Taştekin

    Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Devrimci sendikacı Kenan Budak katledilişinin 45. yılında anıldı  

    26 Temmuz 2026

    Özel sektör öğretmenlerinin direnişinde önemli kazanım: Bakanlık masayı kuruyor

    25 Temmuz 2026

    Doruk Madencilik’te işçilerin kararlı direnişi kazandı: Brikmiş alacaklar ödendi

    24 Temmuz 2026
    KADIN

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026

    Cezaevi izninde vahşet: Antep’te cezaevinden izinli çıkan şahıs, boşandığı kadını katledip intihar etti!

    13 Temmuz 2026

    KCDP 2026 ilk yarı raporunu açıkladı: 150 kadın katledildi, 151 şüpheli ölüm var!

    13 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.