Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Hondurasgate: Gerici Enternasyonal’in Latin Amerika Operasyonunun İç Yüzü

    15 Mayıs 2026

    Sincan önünde Kobanê Davası tepkisi: “Barış istiyorsanız siyasetçileri serbest bırakın”

    15 Mayıs 2026

    Engelli Kadın Derneği’nden iklim krizi uyarısı: “Engelli bireyler orantısız etkileniyor”

    15 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

      15 Mayıs 2026

      Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

      14 Mayıs 2026

      Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

      13 Mayıs 2026

      ‘Lan’ hadi oradan

      12 Mayıs 2026

      Zafer Partisi kapatılsın!

      11 Mayıs 2026
    • Seçtiklerimiz

      ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

      14 Mayıs 2026

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kuyular derin

    Kuyular derin

    ŞEBNEM KORUR FİNCANCI Evrensel için yazdı: "Son 19 yıl içinde tutuklu ve hükümlü sayısında görülen beş buçuk mislinden fazla artış, tutuklu ve hükümlülerin hapishanelere giriş çıkış sirkülasyonunda ve mahpus sayısı artışında görülen yüksek hız, hapishanelerdeki mahpus sayısının toplam nüfusa oranının yüksekliği hep birlikte değerlendirildiğinde; hapsetmenin siyasal iktidar açısından nasıl asli yönetim tekniği haline geldiği ve bu durumun Türkiye’nin toplumsal ve siyasal bakımdan en temel sorunu olduğu açıktır."
    Şebnem Korur Fincancı19 Temmuz 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Hapishaneler her gün biraz daha koşulları ağırlaştırılarak hayatımızda varlığını sürdürüyor. Yargının araçsallaştırıldığı, toplumun farklılıklara, farklı sözlere tahammülsüzlüğü artarken devlet aygıtının bu farklılıkları özgürlüğünden alıkoyma gerekçesi kıldığı koşullarda hapishanelerin kendisi bir ceza aracı olarak kullanılıyor. Uzun yıllar tabutluklar ile başlayıp, F tipi hapishanelerin hapsetme biçimi ve mimari yapısı ile ne tür sağlık sorunlarına yol açacağını anlatmaya çalışırken şimdilerde hayatımıza “yüksek güvenlikli” “S” ve “Y” harfleri de eklendi. Havalandırmaları yerin yedi kat altında, gökyüzünün uzaklardan izlenmesi bile çok görülüp tel kafeslerle kapatılmış, kuşlarla, börtü böcekle iletişim kurmak zinhar yasaklanmış, bu kuyuya çıkmak dahi bir, bir buçuk saatle sınırlandırılmışken bu derin yalıtılmışlık halinin kendisinin bir cezalandırmaya dönüştüğü açık.

    Denetimli serbestlikten yararlanan yarım milyonu aşkın insan ve hapishanelerdeki sayı düşünüldüğünde, diğer dolaylı gözetim/denetim araçlarını bir yana bıraktığımızda dahi memlekette yaklaşık her 148 yurttaştan birinin doğrudan/çıplak gözetim altında olduğu bir ülkede yaşıyoruz. İnfaz kanunundaki değişikliklere dayalı olarak 2020 ve 2023 yıllarında “siyasi mahpuslar ve sadece eleştirel veya muhalif görüşlerini ifade ettiği için alıkonulanlar” yararlandırılmayıp, bunların dışında kalanların son dört yılda yaklaşık 200 bininin hapishanelerden salındığı gözükmesine karşın, hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlü sayısı son dört yılda yaklaşık 47 bin yükselmiş, son 19 yıl içinde tutuklu ve hükümlü sayısında görülen beş buçuk mislinden fazla artış, tutuklu ve hükümlülerin hapishanelere giriş çıkış sirkülasyonunda ve mahpus sayısı artışında görülen yüksek hız, hapishanelerdeki mahpus sayısının toplam nüfusa oranının yüksekliği hep birlikte değerlendirildiğinde; hapsetmenin siyasal iktidar açısından nasıl asli yönetim tekniği haline geldiği ve bu durumun Türkiye’nin toplumsal ve siyasal bakımdan en temel sorunu olduğu açıktır.

    Toplum farklılıkları içine hapsolmuş yaşarken, farklı olmanın kendisinin hak ihlallerini sıradanlaştırıp meşrulaştırdığı bir çağda yaşıyoruz ne yazık ki! Her biri insan hakkı ihlali olan bu koşullar, “ama katil ama tecavüzcü, daha da ama terörist” nidalarıyla alkışlanıp, “Asmayıp da besleyecek miydik?” sözü yankılanıyor gök kubbede bir diktatörün sesiyle. Hak kavramını anlatıp, tüm canlıları kapsayan, suçu kanıtlanmış insanların da suçundan bağımsız bir hak öznesi olarak tanımlandığı bir dünya için mücadele ettik yıllardır. Bizden öncekilerden devraldığımız bayrağı taşımaya gayret ettik. Tüm değerler aşınıp, anomiye doğru savrulurken, bizden sonra da hak kavramının sarsılmadan kalabilmesi için bugünden yarına mücadele gerekiyor. Hele ki tüm sınırlar bulanıklaşmış, adil bir yargılama hayal olmuşken, kanıtlanmış suçun cezasının dahi özgürlüğünden alıkonmanın ötesine taşınması hak ihlali olarak değerlendirilmeliyken, şimdilerde o kuyulardan yükselen seslere kulaklar sağır.

    İzolasyon ya da bu denli yalıtılmışlığın yaratacağı uyaran azlığının duyu ve algı bozukluklarına, ruhsal etkilenmelere, bağışıklık sisteminin zayıflamasına yol açtığını biliyoruz. Bu yeni mimari koşulların ve kapatılmanın dar alanlara sıkıştırılmasının hareketi sınırlayarak kas-iskelet sistemi hastalıkları ile diyabet, hipertansiyon, kanser gibi birçok hastalığa davetiye çıkaracağını da… Mahpusların çeşitlilik, bir aradalık, sosyallik olanaklarından yoksun olduğu, insansızlaştırmayı ve yalnızlaştırmayı amaçlayan açık bir tecrit pratiği ölüme davetiye çıkartıyor. Oysa mahpusların iyilik ve esenliğinden devletler sorumlu. Hapsetmenin asli yönetim biçimi olarak benimsendiği, yeni tip hapishanelerin kapatmanın ötesinde bir cezalandırma aracı olarak kullanıldığı koşullarda devletten bu yükümlülüğü yerine getirmesini bekleyebilir miyiz diye soruyorum o zaman. Devletler ödevlerini yerine getirmediğinde yapacağımız hiçbir şey yok demeden, hepimizin hak öznesi yurttaşlar olarak bir diğerinin hak öznesi olma durumundan çıkartılmasının bizim de hak öznesi niteliğimizi ortadan kaldıracağı bilinciyle davranmamız, sorumlu yurttaşlar olarak ses nereden yükseliyorsa kulak verip o sesleri büyütüp yaygınlaştırma sorumluluğumuz var. Kuyu ne denli derin olursa olsun…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Engelli Kadın Derneği’nden iklim krizi uyarısı: “Engelli bireyler orantısız etkileniyor”

    15 Mayıs 2026

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    14 Mayıs 2026

    Bülent Şık: “Bu karar halk sağlığının cezalandırılması anlamına geliyor”

    14 Mayıs 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Şirîn û xweş e zimanê Kurdî

    Burhan Kaan Somuncu

    Teknolojik cumhuriyet ya da dijital imparatorluk

    Beritan Aslan

    Soma’nın altında kalan sadece İşçiler değil, bir düzenin vicdanıdır

    Mehmet Murat Yıldırım

    ‘Lan’ hadi oradan

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Şebnem Oğuz

    ODTÜ provokasyonu ve geç faşizmin yeni baskı rejimi

    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Kütahya’da madenciler isyanda: Egetaş Kömür İşletmesi’nde iş bırakma eylemi

    15 Mayıs 2026

    BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen Beraat Etti

    12 Mayıs 2026

    Antep’te işçi sınıfı için uluslararası dayanışma: “Baskılara karşı birleşik mücadele”

    11 Mayıs 2026
    KADIN

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.