ABD’nin uzun yıllardır sürdürdüğü ekonomik ambargo ve son dönemde dozu artırılan baskılar, Küba’da günlük yaşamı adeta durma noktasına getirdi. Ülkede baş gösteren ağır enerji krizi, kronik yakıt kıtlığı ve bir türlü çözülemeyen uzun süreli elektrik kesintileri nedeniyle Küba halkı, en temel insani ihtiyaçlarını dahi karşılamakta büyük bir güçlük çekiyor.
Elektrik kesintileri 20 saate ulaştı: Mutfaklarda kömür dönemi
Başkent Havana’da kesintiler nispeten daha kısa sürse de, ülke genelindeki birçok eyalet ve kentte günlük elektrik kesintilerinin 20 saati bulduğu bildiriliyor. Gaz ve elektrik yokluğu nedeniyle halk, yemek pişirmek için ilkel yöntemlere geri dönmek zorunda kaldı.
New York Times’a konuşan 58 yaşındaki Yusimi Castellano, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetledi:
“Evde kömürle yemek pişirmemem gerektiğini biliyorum. Ama bir şeyler yemezsem açlıktan öleceğim.”
Ekonomik güçlükler nedeniyle kömür dahi satın alamayan pek çok Kübalının ise evlerinde yemek pişirebilmek için sokaklardan topladıkları odunları yaktığı belirtiliyor.
Petrol rafinerileri durdu, yoksul kentler çöktü
Ülkenin ikinci büyük kenti olan ve Havana’ya kıyasla çok daha yoksul bir yapıya sahip bulunan Santiago de Cuba, ekonomik krizin faturasını en ağır ödeyen yerleşim yeri oldu. Kentte bulunan ana rafinerinin; çoğunlukla Venezuela ve Meksika’dan gelen petrol karışımlarıyla elde edilen sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) üretimini tamamen durdurmak zorunda kaldığı aktarıldı.
Yaşanan duruma isyan eden 38 yaşındaki Yailen Menendez, ABD baskılarına atıfta bulunarak, “Ülkeye nefes aldırmıyorlar” ifadelerini kullandı. 1957 yılında gerilla olarak Küba Devrimi’ne katılan 83 yaşındaki Antonio Nieto Paneque ise kırsal bölgelere elektriğin ancak devrimle gelebildiğini hatırlatarak, “Trump iktidara gelmeden önce normal şekilde yaşıyorduk. Hayatlarımızda sorun yoktu” diyerek son dönemde artan Amerikan baskısına dikkat çekti.
ABD’den 94 yaşındaki Raul Castro’ya yönelik suçlama hamlesi
Küba ekonomik ve sosyal olarak tarihinin en zor günlerini geçirirken, ABD yönetiminden de adaya yönelik siyasi baskıları tırmandıracak yeni bir hamle geldi. Washington, eski Küba lideri Raul Castro hakkında 1996 yılında sivil iki uçağın düşürülmesi olayıyla ilgili iddianame hazırlandığını duyurdu.
Siyasi Dosyanın Detayları:
- Ağır Suçlamalar: 94 yaşındaki tarihi lider Raul Castro ve beraberindeki 5 kişi, “ABD vatandaşlarını öldürmek amacıyla komplo kurmak” ve cinayetle suçlanıyor.
- Gerekçe: Dava, 1996 yılında “Brothers to the Rescue” adlı gruba ait iki uçağın Küba tarafından düşürülmesi ve 4 kişinin ölmesine dayanıyor. ABD, o dönem Savunma Bakanı olan Castro’nun operasyonda doğrudan rolü olduğunu savunuyor.
Rusya ve Çin’den Küba halkına can suyu: “Asil bir dayanışma jesti”
Batı dünyasının ablukası altında insani bir felaketin eşiğine gelen Küba’ya, uluslararası alandaki en büyük destekçileri olan Rusya ve Çin’den yardım eli uzandı.
- Rusya’dan Yakıt Desteği: Mart ayı sonu itibarıyla, Küba’nın enerji krizine merhem olması amacıyla yaklaşık 730 bin varil petrol taşıyan dev bir Rus tankeri Küba limanlarına ulaştı.
- Çin’den Gıda Yardımı: Pekin yönetimi, gıda sıkıntısı çeken adaya toplamda 60 bin ton pirinç göndereceğini ilan etti.
Ülkeye ulaşan ilk 15 bin tonluk pirinci teslim alan Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, Çin hükümetine ve halkına teşekkür ederek, bu yardımı “asil bir dayanışma jesti” olarak nitelendirdi. Küba yönetimi, emperyalist kuşatmaya karşı dost ülkelerin desteğiyle ayakta kalma mücadelesini sürdürüyor.
