“Mutlak butlan” adı verilen hukuk dışı bir yargı darbesiyle, parti üyelerinin ve delegelerinin iradesi çiğnenerek yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturtulan Kemal Kılıçdaroğlu, Saray patentli bu operasyonu derinleştirecek yeni bir hamleye imza attı. Kılıçdaroğlu, partinin seçilmiş lideri Özgür Özel’in parlamentodaki meşruiyetini hedef alarak, Meclis Grup Başkanı seçildiği seçimin geçersiz sayılması için TBMM’ye başvurdu.
Sokakta, Kordon’da ve Gündoğdu Meydanı’nda 100 binlerin desteğiyle iktidara yürüyen halkın CHP’sine karşı, Ankara koridorlarında evrak oyunlarıyla set çekilmeye çalışılıyor.
Meclis iradesine 3 sayfalık dilekçeyle darbe girişimi
Özgür Özel’in arkasındaki devasa halk desteğini meydanlarda engelleyemeyen, TOMA ve biber gazı formüllerinden medet uman zihniyet, şimdi de gözünü Meclis grubuna dikti. Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM Başkanlığı’na sunduğu 3 sayfalık dilekçe ile Özgür Özel’in milletvekillerinin özgür iradesiyle seçildiği Meclis Grup Başkanlığı makamını elinden almaya yeltendi.
Özgür Özel’in dün İzmir’de de gür bir sesle haykırdığı şu gerçek, bu dilekçeyle bir kez daha tescillendi:
“İki parçadan bir tanesi atanmış CHP’dir. Atanmış CHP, işgal edilen, polis baskısıyla ele geçirilen genel merkezimizdedir; diğeri ise seçilmiş CHP’dir ve işte bu meydandadır.”
Bayram sonrası gasp planı devrede
Demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçecek olan bu iptal dilekçesinin, bayram tatilinin hemen ardından meclis bürokrasisi tarafından işleme alınacağı belirtildi. Kılıçdaroğlu ve arkasındaki “mutlak sultan” ittifakı, bayram sonrasında Meclis grubunu da fiilen işgal ederek, her hafta meydanlarda rekorlar kıran iktidar yürüyüşünü durdurabileceğini sanıyor.
Ancak unuttukları bir şey var: Bu parti dilekçelerle değil, savaş meydanlarında ve halkın kalbinde kuruldu. İzmir’de sıkılan tazyikli suya ve barikatlara rağmen meydanları dolduran 100 binler, bu meclis oyunlarına da, “mutlak butlan” senaryolarına da geçit vermeyeceğini net bir biçimde gösterdi.
