Oyuncu ve çevirmen Füsun Demirel, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair yaptığı değerlendirmelerde sanatın, toplumun farklı kesimleri arasında köprü kurma gücünü öne çıkardı. Siyasi adımların ve silahların susmasının çok kıymetli olduğunu ancak tek başına yeterli gelmeyeceğini belirten Demirel, toplumsal barışın inşasında sanatın ve ifade özgürlüğünün belirleyici olduğunu kaydetti.
Sanatın ön yargıları kırma gücü ve yüzleşme
Sanatın en temel toplumsal işlevinin ön yargıları yıkarak “öteki” ile empati kurulmasını sağlamak olduğunu belirten Demirel, Büyük Adam Küçük Aşk filmi ve Aşk Dersleri tiyatro oyunu örnekleri üzerinden sanatın dönüştürücü gücüne vurgu yaptı. Barışın sadece hukuki veya siyasi bir akitten ibaret olmadığını dile getiren sanatçı, sanatın bellek tazeleyerek ve üstü kapatılan soruları gündeme getirerek toplumsal yüzleşmeye zemin hazırladığını ifade etti. Demirel ayrıca, “Ben bir Türk annesi olarak bir Kürt annesinin acılarını anlayabiliyorum” diyerek evlatlarını yitirmiş Türk ve Kürt annelerinin kucaklaşmasının toplumsal barışın en sağlam temelini oluşturacağını dile getirdi.
“Koma Amed Karadeniz’de, Karadeniz ekibi Diyarbakır’da gösteri yapabilmeli”
Kalıcı bir barış ikliminin kültür-sanat alanında özgürleşme getireceğini ve sanatsal çeşitliliği artıracağını söyleyen Demirel, kültürel temasın ve anadilin kabulünün önemine şu sözlerle dikkat çekti:
“Müziğine hayranlık duyduğum ‘Koma Amed’ grubu Karadeniz turnesi yapabilmelidir. Bir Karadeniz halk oyunları topluluğu da Diyarbakır’da gösteri yapabilmelidir. Bundan sonra o kadar çok yapılacak şey var ki; ortak projeler, üniversitelerin çalışmaları, iki dilli ortak üretimler… Kürt kimliği ve dili gerçekten kabul edildiğinde gerçek barışa inanacağım.”
“Erkek egemen zihniyet kazananla, kadınlar inşayla ilgilenir”
Tarih boyunca savaşların ve yıkımların ardından hayatı yeniden sürdürme sorumluluğunu kadınların üstlendiğini hatırlatan Demirel, feminist bir barış perspektifinin gerekliliğini savundu. Erkek egemen zihniyet ile kadın bakış açısı arasındaki farkı açıklayan usta oyuncu şu ifadeleri kullandığı aktarıldı:
“Erkek egemen zihniyet barışı kimin kazandığı ile ilgilenir… Kadınlar ise bundan sonra hayatı birlikte yeniden nasıl kuracaklarına dair düşünce üretir.”
Siyasilere çağrı: “Özgür alanlar genişletilmeli”
Siyasilerin bir barış anlaşması imzalayabileceğini ancak toplumsal bir barış kültürünü tek başlarına inşa edemeyeceklerini belirten Füsun Demirel, sürecin kalıcı kılınabilmesi için akademisyenlerin ve sanatçıların sürece dahil edilmesi gerektiğini vurguladı. Siyasilerin özgür alanları genişletmesi ve sansürün önüne geçmesi gerektiğini savunan Demirel, sözlerini “Barışın başarısının sonuçlarını yarın çocuklarımızın aynı acıları yaşayıp yaşamayacağına bakıp öyle anlayacağız. Umut bizim geleceğe vereceğimiz bir söz olsun” çağrısıyla tamamladı.
Kaynak: ANF
