Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bakırhan’dan iktidara çağrı: “Barış bekleme salonunda tutulamaz, Barış ve Siyasallaşma Kurulu derhal kurulmalı”

    20 Ekim 2026

    Basın meslek örgütlerinden 24 Ekim’de kitlesel eylem çağrısı: “Sansüre hayır, habere özgürlük!”

    20 Ekim 2026

    Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

    20 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

      20 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

      19 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

      18 Ekim 2026

      Neşenin devrimci anlamı üzerine

      15 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (II) Kıvılcımlı yayıncılığı ve kayıp “kitaplar”

      13 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026

      Biraz da var olacağımıza inanmak

      3 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » KCK’den Van açıklaması: Saldırılar ancak topyekün direnişle boşa çıkarılır

    KCK’den Van açıklaması: Saldırılar ancak topyekün direnişle boşa çıkarılır

    Siyasi Haber10 Ocak 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Gençler ve kadınlar başta olmak üzere halkımız kuşatılan şehirlere ve ilçelere girerek orada direnen halkımızla birlikte direnişi yürütmelidir. Tüm Amed halkı, tüm Cizre halkı, tüm Silopi halkı ayağa kalkıp kuşatılan ve saldırı yapılan mahallelere yürürse bu kuşatmalar kırılabilir, saldırılar boşa çıkarılabilir” d

    KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Gençler ve kadınlar başta olmak üzere halkımız kuşatılan şehirlere ve ilçelere girerek orada direnen halkımızla birlikte direnişi yürütmelidir. Tüm Amed halkı, tüm Cizre halkı, tüm Silopi halkı ayağa kalkıp kuşatılan ve saldırı yapılan mahallelere yürürse bu kuşatmalar kırılabilir, saldırılar boşa çıkarılabilir” dedi.


    Devletin ayladır şehirleri, mahalleleri kuşatarak, tank ve topla bombaladığını kaydeden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı şunları belirtti:


    “Aynı IŞİD çetelerinin Kobanê’de yaptığını Bakurê Kurdîstan şehirlerinde yapmaktadır. Yaşlı, çocuk, kadın, genç, hasta, sakat ayırımı yapmadan saldırmaktadır. Tüm evler yakılıp yıkılarak, insanlar aç ve susuz bırakılarak ve tüm yaşam imkanlarından mahrum kılınarak direnişi kırmak amaçlanmaktadır. Halkımız da bu saldırılara karşı direnmektedir. Mücadele, Türk devletinin tüm mahalleleri ve şehirleri boşaltma saldırısı karşısında halkın evini, sokağını, mahallesini ve şehrini terk etmemesi direnişine dönüşmüştür.


    AKP hükümetinin Kürt halkına karşı bu topyekun ve hiçbir kural tanımadan yürüttüğü savaş sadece bir şehre, bir ilçeye karşı yürüttüğü saldırı değildir, tüm Kürt halkına yönelik yürüttüğü saldırıdır. Gösterilen direniş de tüm Kürt halkının direnişi haline getirilmelidir. Bu açıdan saldırılara karşı sadece birkaç mahalle, birkaç şehir değil, bütün mahalleler ve şehirler direnmelidir.


    Bu kuşatmalar ve saldırılar bedeli ne olursa olsun kırılmalıdır. Halkımız hiçbir yerde evini, sokağını, mahallesini bedeli ne olursa olsun terk etmemelidir. Bugün yurtseverlik her şeyden önce evini, sokağını, mahallesini, şehrini ve ülkeyi terk etmeme tutumu ile ortaya konmalıdır. Kürtlük var olacaksa, özgür ve demokratik yaşam var olacaksa ancak böyle var olacaktır.


    Kuşkusuz sadece kuşatma altındaki mahallelerin ve ilçelerin bedel ödemesiyle bu direniş başarıya ulaştırılamaz. Eğer saldırılar birkaç mahalleye yapılıyorsa Amed’te, Şırnak’ta, Cizre’de, Silopi’de, Nusaybin’de, Gever’de tüm mahalleler ayağa kalkarak saldırıların olduğu mahallelere yürüyüp kuşatmayı kırmalıdırlar. Gençler ve kadınlar başta olmak üzere halkımız kuşatılan şehirlere ve ilçelere girerek orada direnen halkımızla birlikte direnişi yürütmelidir. Tüm Amed halkı, tüm Cizre halkı, tüm Silopi halkı ayağa kalkıp kuşatılan ve saldırı yapılan mahallelere yürürse bu kuşatmalar kırılabilir, saldırılar boşa çıkarılabilir. Tabii ki bedelleri göze almak gerekir. Bedelleri göze almadan bu kuşatmalar ve saldırılar kırılamaz.


    Sadece direnilen şehirlerdeki mahalleler ve ilçeler değil, köyler de ayağa kalkmalıdır. Şırnak’taki, Cizre’deki, Silopi’deki ve Nusaybin’deki köyler de ayağa kalkmalıdır. Şırnak’taki, Cizre’deki, Silopi’deki ve Nusaybin’deki köyler de ayağa kalkıp kuşatılan mahallelere ve ilçelere doğru yürümelidir.


    Direniş sadece Sur’un, Cizre’nin, Şırnak’ın, Silopi’nin, Nusaybin’in direnişi değildir; tüm Kürt halkının direnişidir. Türk devletinin saldırısı topyekunsa direniş de topyekun olmalıdır. Türk devletinin saldırıları ağırdır, çıkardığı engeller fazladır; kış koşulları ağır geçmektedir. Bunlar gerçektir. Ama bir gerçek daha vardır; özgür ve demokratik yaşam da ancak bu zorluklara katlanılarak kazanılabilir. Bu nedenle özgür ve demokratik yaşam mücadelesi veren bir halk için engeller ve zorluklar sadece mücadele gerekçesidir. Bu açıdan halkımız her yerde on binlerle sokaklara dökülerek, devlet binalarını kuşatarak topyekun direnişe geçmelidir. Sur, Şırnak, Silopi, Cizre, Nusaybin halkımız bunu beklemektedir. Çünkü gün dayanışma ve ortak mücadeleyi yükseltme günüdür. Gün, namus ve onur günüdür.


    Sadece analarımız, kız kardeşlerimiz, çocuklarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz katledilmiyor; artık cenazelerimiz bile saldırı altındadır. Böyle vahşi bir saldırı karşısında direnişin de hem güçlü hem de sürekli olması gerekmektedir. Kürt halkı bu saldırılar durdurulup kuşatma kaldırılana kadar ayakta olmalıdır; oturmamalıdır. Saldırı yaşlılara, kadınlara, çocuklara ve gençlere; hasta, sakat, herkese yönelik oluyorsa, direnişi de genç, yaşlı, kadın, çocuk, herkes yürütmelidir.


    Saldırılar ağır olduğu için eski eylem biçimleri ve direniş düzeyi yetmemektedir. Bu nedenle Kürt halkı da, demokrasi güçleri de bu saldırıların sertliğine cevap olacak kararlı, sert ve caydırıcı eylem biçimlerine yönelmelidirler. Türk devleti halkın yürüyüşlerini, mitinglerini dağıtmak için saldırmaktadır. Bu durum karşısında halk da direnişiyle saldıran güçleri dağıtmalıdır, püskürtmelidir.


    AKP hükümetinin bu kadar ağır saldırılar gerçekleştirmesinden Avrupa başta olmak üzere tüm uluslararası güçler sorumludur. Tutumlarıyla, sessizlikleriyle bu saldırıları cesaretlendirmekte ve ortak olmaktadırlar. Böyle bir saldırgan güce siyasi destek vermekte ve silah satışlarını sürdürmektedirler. Bu saldırılardan sorumludurlar. Sessizlikleriyle en başta da savundukları değerleri çiğnemektedirler. Türkiye Avrupa Konseyi üyesidir ve Avrupa Birliği’ne tam üye olmaya aday bir ülkedir. Birçok uluslararası anlaşma ve paktlar içindedir. Dolayısıyla bu saldırılar aynı zamanda onlar adına yapılan saldırılar olmaktadır. Türk devleti hem bu değerlere bağlıyız demektedir, hem de Kürt halkına karşı soykırımcı bir imha saldırısı yürütmektedir. Bu nedenle Türk devletiyle siyasi ilişki içinde olan başta Avrupa olmak üzere tüm ülkeler harekete geçmeli, bu insanlık dışı saldırılara dur demelidirler.


    AKP hükümeti bu kadar ağır saldırılar yaptığı gibi, bu insanlık dışı saldırı ve katliamların, yıkımların dünya kamuoyuna ve Türkiye halklarına yansımaması için basın özgürlüğünü de ortadan kaldırmıştır. Türkiye basını ordu ve polis basın bülteni ve propaganda bürosu haline gelmiş bulunmaktadır. Özgür gazeteciler ise görüldükleri yerde hemen tutuklanmaktadırlar. Şimdiye kadar saldırı yürüttükleri yerde yakaladıkları her özgür basın çalışanını tutuklamışlardır. Direniş alanındaki tüm gazeteciler de çocuklar, yaşlılar ve kadınlar gibi saldırı altındadırlar. Basın üzerinde uygulanan baskı ve tutuklamalar bile Kürdistan'da yürütülen vahşi saldırıların ne boyutta olduğunu ortaya koymaktadır. Bu açıdan tüm demokrasi güçlerini, insan hakları kuruluşlarını, insan hakları ve demokrasiden yanayım tüm siyasi güçleri, devletleri, uluslararası kuruluşları AKP hükümetinin bu politikalarının karşısında Kürt halkının yanında olmaya, Kürt haklının mücadelesine destek vererek bu kuşatmayı ve saldırıları kırmada sorumluluklarını yerine getirmeye çağırıyoruz.”

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde zafer: Yapı Yol-İş üyesi işçilerin direnişi 17’nci gününde kazandı

    18 Ekim 2026

    Avrupa Parlamentosu’nda Kürt Konferansı: “Abdullah Öcalan derhal serbest bırakılsın”

    14 Ekim 2026

    Ahmet Saymadi gözaltına alındı

    3 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mahsuni Gül

    Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

    Siyasi Haber

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

    Şebnem Oğuz

    Neşenin devrimci anlamı üzerine

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Siyasi Haber

    Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    BES-AR: Asgari ücret açlık sınırının yüzde 77,41 altında

    17 Ekim 2026

    İzmir’de dijital haber portalı Manşetiz’de sömürü ve Kod 48 kumpası: 12 gazeteci işten çıkarıldı

    16 Ekim 2026

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde direniş 14’üncü gününde: “Haklarımızı alana kadar ayrılmayacağız”

    13 Ekim 2026
    KADIN

    Kadınlar Fatmanur ve Hifa İkra için Taksim’de sokakta

    18 Ekim 2026

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026

    Erkek şiddeti bir can daha aldı: 18 yaşındaki Gökçe Alkan, Bursa’da katledildi

    4 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.