Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Gülistan Doku soruşturmasında skandallar zinciri

    3 Eylül 2026

    Karaburun’da doğa talanına kapı aralayan imar düzenlemesi

    3 Eylül 2026

    İBB Davası’nda 75’inci gün: 51 sanığın tutukluluğuna devam kararı

    3 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

      3 Eylül 2026

      Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

      2 Eylül 2026

      Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

      2 Eylül 2026

      “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

      31 Ağustos 2026

      Tahammülünüze muhtaç değiliz: Arap Alevilere yönelik nefretin politik anatomisi

      30 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Kaya: Kız çocukları evlenebilir, diyen sapık zihniyetli müftülere nikah teslim edilemez

    Kaya: Kız çocukları evlenebilir, diyen sapık zihniyetli müftülere nikah teslim edilemez

    Siyasi Haber14 Ekim 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, müftülere nikah yetkisi tanıyan yasaya yönelik eleştirilerde bulundu. Kaya, kız çocuklarının evlenebileceği yönünde söylemde bulunan müftülere nikah yetkisi verilmesinin yanlış olduğunu dile getirdi.

    Halkların Demokratik Partisi İstanbul Milletvekili Hüda Kaya, Meclis İçişleri Komisyonu’nda il ve ilçe müftülüklerine evlendirme yetkisi veren yasa konusunda eleştirilerde bulundu.


    Kaya, “Çocuklarımızın, 6 yaşında kızların evlenmesi gibi, “evlenebilir” diyen bu sapık zihniyetli müftülere nikâh teslim edilemez” ifadelerini kullandı. 


    Hüda Kaya'nın konuşması şöyle; 


    Şimdi, biliyorsunuz, muhafazakâr ve gelenekçi çevrelerde kadınların küçük yaşlarda evlendirilmeleri, hem evlendirilmeleri hem de ensestin veya tecavüz olaylarının kapalı toplumlarda ne kadar derinlere nüfuz ettiğini ve bunun topluma yansımadığını, Türkiye’yi idare etme konumunda olan sizler de zannediyorum gerçeğin hangi derecelerde olduğunu az çok biliyorsunuzdur. Nikâh, bu müftülere, ilçelere daha doğrusu, hem il hem ilçelerde müftülüklere bu yetkilerin verilmesiyle, bu küçük yerellerde, küçük toplumlarda, bölgelerde kendi içlerinde yapılan taciz, tecavüz ve gayrimeşru doğumların, hamileliklerin hem Soyadı Kanunu’yla, maddesiyle ilgili o konuda hem de müftülüklere nikâh yetkisi verilmesi meselesinde çok ciddi açmazlara, yanlışlara yol açılacaktır. Bu çok ciddi bir endişeyi düşündürmektedir. Bu bir gerçektir


    Şunu ifade ederim: Geçenlerde, biliyorsunuz, kadınların güçlü tepkisiyle geri çekilmez zorunda kalınan tecavüzcüsüyle evlendirilme yasası vardı. İşte bu il ve ilçe müftülüklerine nikâh yetkisi, aynı zamanda örtülü bir şekilde, bu tecavüzcüleriyle evlendirmeyi geri getirmenin yolunu açacaktır arkadaşlar. Çünkü küçük yaşta evlenme de bir risk olduğu için bu toplum larda, bu küçük bölgelerde, maalesef, toplumda sizler de biliyorsunuz ki bazı cemaat ileri gelenleri, dinî kimliğe sahip, âlim kimliğine sahip maalesef nice bazı şahsiyetler evlilik yaşının kız çocukları için “6 yaş mı, değil mi?” diye bunu dinci referanslara, Peygamber’den sonra uydurulan sahte, erkekçi, saltanatçı, Emevici referanslara dayandırarak, 6 yaşındaki kız çocuğunun evlendirilip evlendirilmeyeceğini 21'inci asırda hâlâ utanmadan tartışıyorlar. Bunların tartışılabildiği bir toplumda geleneksel olarak, maalesef, çocuk evlilikleri hâlâ önü alınamayan en büyük trajedidir.


    Hâlbuki, evlilikle ilgili ayetleri az çok okuyanlar şunu çok iyi bilirler ki orada rüşt olmaktan bahsedilir, reşit olmaktan bahsedilir. Bu ne demektir? Yetim ise anne babasından kendisine kalan malını, kendisini idare edebilme ehliyetine sahip olmak demektir, kendisini idare edebilme ehliyetine sahip olmak demektir. Allah’tan korksun o şarlatanlar, 6 yaşındaki çocuk kendisini nasıl idare edebilecek? Bir malı, bir yönetimi nasıl gerçekleştirebilecek? Kendilerinin 6 yaşındaki çocuklarını evlendirebiliyorlar mı? Vicdanları buna el verebiliyor mu? Bunu din adına kalkıyorlar hâlâ bugün konferanslarda konuşuyorlar. İşte il ve ilçelere bu yetkinin verilmesi bu gibi zihniyetlerin elini güçlendirecektir arkadaşlar. Bu sahtekâr şarlatanların, dinci geçinenlerin elini güçlendirecektir. Bunu sizler de çok iyi biliyorsunuz.


    Yine bu madde içerisinde “genel ahlak” tanımı var. Dün alt komisyonda da bununla ilgili düşüncelerimi ifade etmiştim. Genel ahlak tanımı yapılırken dahi, uzman müdürümüz bunu bize açıklarken, izah ederken, somut bir şekilde örneklendirirken doğu ülkelerinden gelen, fuhuş yapan kadınlar üzerinden örnek verdi. Yani çok affedersiniz, bu benim kullandığım bir ifade değil ama insan ın yuh diyesi geliyor arkadaşlar ya. Bu nasıl bir tanım? Bu kanun tasarısı değişikliklerinin içine bir genel ahlak tanımı, evlilik, vatandaşlıkla ilgili genel ahlak tanımı ilave ediliyor ve bu izah edilirken fuhuş yapan kadınlar örnek olarak bize veriliyor .


    Allah aşkına, ey çoğunluğu erkek olan sevgili Komisyon üyeleri, ahlak meselesi konuşulduğu zaman niye önce kadın akla geliyor? Ahlaksızlık ifadesi, örnekliği gösterilirken, olumsuz bir örnek gösterileceği zaman neden kadınlar üzerinden örnek verilebiliyor. Bu ülke bugün ahlaki, dinî, sosyal, ekonomik, siyasi bataklığın içine girdiyse erkek egemenci zihniyetin, iktidarın yalanları sebebiyle girmedi mi, yolsuzlukları sebebiyle girmedi mi, rüşvetleri sebebiyle girmedi mi, hakikatleri, gerçekleri çarpıtmaları sebebiyle girmedi mi? Vicdanı, barışı, güzelliği, sevgiyi, adaleti düşmanlaştırarak, hedefleştirerek, ölümü kutsayan bir politika üreterek girmedi mi? Bu ahlaksızlığın gerçek sebebi bu değil mi arkadaşlar?


    Erkek egemenci bir ahlak zafiyeti yaşayan ülkemi zde kalkıp genel ahlak tanımını kadınlar üzerinden yapabiliyor erkeklerimiz. Bunu ben bir kadın olarak ve bir Müslüman kadın olarak şiddetle reddediyorum arkadaşlar. Ne kadar olumsuz ahlaki zafiyetler varsa bunun yüzbinlerce erkek örnekliği ülkemizde mevcuttur, lütfen olumsuzlukları kadınlarla eşleştirmeyelim. Kadınlar katledilirken, kadınlar cinayetler kurban edilirken, kadınlar şiddete, tecavüze uğrarken bunları yapan kim? Erkekler. Buna rağmen kalkıyorlar genel ahlak tanımını olumsuz kadın üzerinden veriyorlar.


    Sadece kız çocuklarını değil, erkek çocuklarını da kurslara gönderemiyorlar arkadaşlar. Erkek çocuklarını bile dindar aileler bugün evlerinin önüne, sokağa oynamaya bırakamıyorlar. Bu sapık erkekçi zihniyet yüzünden. Hangi örnekliklerle siz kadınları hedef hâline getiriyorsunuz? Yeri geliyor gelenekçi muhafazakâr politikalar yaparken LGBTİ’leri insan yerine saymıyorsunuz. Bugün Kur'an kursuna erkek çocuklarını gönderemeyen dindar ailelerin olduğu toplumda hiç kimsenin bir başkasını hedef hâline getirmeye, itham etmeye, insan saymamaya hakkı yoktur. Aynayı önümüze alalım, önce bir kendimize bakalım. Maalesef toplumumuz yüzyıllardır olduğu gibi bugün de sahte dinî şekilciliklerle aldatılmaya devam edilmektedir.


    Bir de şu paradoks var: Yani ben bugün bile gözümüzün içine baka baka gerçeklerin çarpıtıldığı, cımbızla kelimelerin alınıp da böyle asparagas gibi vurgularla, ithamlarla amacından saptırıldığı gibi, böyle ortamlarda, böyle bir gündemde yarın şundan da endişe ediyorum kadınlar adına, hatta müftülüğü tercih eden Müslümanlar adına: Müftülüğü tercih ederek evlenenle re yarın herhangi bir sebeple onlar boşanma aşamalarına geldiğinde şunu da diyebilirsiniz, farklı bir adım atabilirsiniz: “Siz evlenirken müftülüğü tercih ettiniz, boşanırken de medeni hukuka göre değil, müftülüğün kriterlerine göre boşanırsın ya da boşanamazsın.” Denilebilir


    Bu müftüler, bakın, bir şey göstereceğim size değerli arkadaşlar. Şu anda müfredatta -çocuklarımıza okutulan ortaokul temel dinî bilgiler, İslam 2 – farzın tanımı var burada. Bakın arkadaşlar, şu anda bu, çocuklarımıza öğretiliyor. Buna burada az çok dinden haberdar olan insanlar lütfen dikkat edin, bakın. Az çok Kur’an’dan gerçeklikten haberi olanlar… “Farz” diyor, farz ne demek diye anlatmış burada hangi aklıevvel, kimse bunu yazan. Bir dinin hiçbir kural koymaması düşünülebilir mi? Niçin? “Farz: Sözlükte belirleme, tayin ve takdir etme, karar verme gibi anlamlara gelir; dinî bir terim olarak ise Allah ve resulünün yapılmasını kesin olarak istediği ve terk edilmesinin günah sayıldığı fiiller” olarak belirtilmiş. Çocuklara şirk dinini öğretiyorsunuz, gerçekleri öğretmiyorsunuz. Sapkın bir inanç, sapkın bir dinciliğin müfredatını öğretiyorsunuz çocuklara. Bütün farklı mezhep ve inançlara ait olan, insanlarımızı zaten yok sayarak sadece tek mezhep üzerine, tek kaynak üzerine, Emevici, saltanatçı dinciliği öğretiyorsunuz ama arkadaşlar bu müfredat IŞİD yetiştirecek, IŞİD. Yanlıştan dönünüz. Bu eğitimi veren, bu zihniyete sahip müftülere nikâh teslim edilemez.


    Çocuklarımızın, 6 yaşında kızların evlenmesi gibi, “evlenebilir” diyen bu sapık zihniyetli müftülere nikâh teslim edilemez. 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Asgari ücret 6 bin 196 lira eridi; Enflasyon TÜİK’e göre yüzde 31,51, ENAG’a göre yüzde 49,03

    3 Eylül 2026

    KDC’deki Ebola salgınında bilanço ağırlaşıyor: Can kaybı 3 bin 7’ye yükseldi

    2 Eylül 2026

    Amedspor deplasmanı yolunda ırkçı söylemler

    1 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Şebnem Oğuz

    1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

    Mahsuni Gül

    Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

    Korkut Akın

    Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

    Toros Korkmaz

    “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İBB Ağaç AŞ’de 126 günlük direniş zaferle sonuçlandı: İşten çıkarılan işçiler işe iade edildi

    3 Eylül 2026

    Milas’ta maden sahasında iş cinayeti: 23 yaşındaki İsa Sarıboğa yaşamını yitirdi

    3 Eylül 2026

    Başakşehir’de iş cinayeti: İstinat duvarı çöktü, 17 yaşındaki işçi Ferdi Yağşı yaşamını yitirdi

    3 Eylül 2026
    KADIN

    Kadın hakları mücadelesinin simge ismi Gloria Steinem 92 yaşında yaşamını yitirdi

    3 Eylül 2026

    Gülistan Doku soruşturması: 5. dalga operasyonunda adliyeye sevk edilen 3 kişiden 1’i tutuklandı

    31 Ağustos 2026

    DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo’dan Sultan Kara cinayeti tepkisi: İhmaller Meclis gündemine taşındı

    31 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.