Sivas Madımak Katliamı’nın 33. yılında sanatçılar, 2 Temmuz 1993’te devletin gözü önünde, gerici ve faşist güruhlar tarafından Madımak Oteli’nde katledilen aydınları, sanatçıları ve gençleri anmak amacıyla anlamlı bir hafıza çalışmasına imza attı. Çok sayıda sanatçının bir araya gelerek hazırladığı “33 Can” adlı ortak müzik projesi, sadece geçmişin acısını anmayı değil; toplumsal hafızayı diri tutmayı, adalet arayışını ve yüzleşmenin hayati önemini savunmayı amaçlıyor.
“Hatırlamak ve unutturmamak toplumsal bir sorumluluktur”
Aradan geçen 33 yıla rağmen Madımak’ta yükselen dumanların ve sönmeyen ateşin acısı, Türkiye halklarının ve emekçilerinin ortak hafızasında tazeliğini ve derin izlerini korumaya devam ediyor. Proje ekibi tarafından yapılan açıklamada, katliamın üzerini örtmeye çalışan unutturma politikalarına karşı durmanın sınıfsal ve insani bir görev olduğu şu sözlerle vurgulandı:
“Hatırlamak ve unutturmamak hepimiz için toplumsal bir sorumluluktur. Bu eser, katliamın karanlığına karşı ortak hafızamıza bırakılmış kolektif bir not, susturulmak istenen sesleri yeniden meydanlara taşıyan bir çığlıktır.”
Sözler ve ezgiler katledilen canların mirasını yaşatmak için buluştu
“33 Can” projesinin kolektif mutfağında ve icrasında muhalif, ilerici sanat dünyasından çok sayıda tanıdık isim omuz omuza verdi.
- Yorumlarıyla Katkı Sunanlar: Bulutsuzluk Özlemi grubunun solisti Nejat Yavaşoğulları, Hüseyin Turan, Kerem Ulaş Dönmez, Yasemin Göksu, Yiğit Tuncay, Ozan Kotra, Erdal Güney, Kemal Sahir Gürel, Aydoğan Topal, Özcan Şenver, Doğu Ekin, Derman Şahin, Ufuk Çoban, Arsey Kaya, Ceren Mansuroğlu ve Sertaç Şanlı kolektif esere sesleriyle hayat verdi.
- Mutfağındakiler: Eserin sözleri Kerem Ulaş Dönmez, İbrahim Karaca ve Arsey Kaya’nın ortak kaleminden çıkarken; müzik ve düzenlemesi ise yine Kerem Ulaş Dönmez tarafından hazırlandı.
Sadece bir şarkı değil, örgütlü dayanışmaya bir çağrı
Proje ekibi, “33 Can”ın sıradan bir müzik eseri ya da video klip olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Yapılan açıklamada, bu çalışmanın egemenlerin gerici karanlığına karşı yaşamını yitirenlerin devrimci ve ilerici mirasına bir saygı duruşu olduğu belirtildi:
“Amacımız; müzik aracılığıyla toplumsal belleği güçlendirmek, unutulmaması gerekenleri hafızalara kazımak ve gericiliğe karşı dayanışmayı büyütmektir. Bu çalışma, katledilen aydınlarımızın bıraktığı laik, özgür ve eşit bir gelecek mirasını yaşatma irademizin bir parçasıdır.”
