Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    İşçilere aracılık eden DEM Parti’liler: Beraber yürüdük ve bariyerleri yıktık

    29 Nisan 2026

    Direnişin adı zafer: Doruk Madencilik işçileri kazandı!

    28 Nisan 2026

    Dünya gıda krizinin eşiğinde

    28 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

      27 Nisan 2026

      2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

      26 Nisan 2026

      Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

      25 Nisan 2026

      24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

      23 Nisan 2026

      Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

      21 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

      25 Nisan 2026

      “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

      24 Nisan 2026

      Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

      24 Nisan 2026

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İlhan Erdost’un 12 Eylül cuntası tarafından katledilişinin 38’nci yılı

    İlhan Erdost’un 12 Eylül cuntası tarafından katledilişinin 38’nci yılı

    Siyasi Haber7 Kasım 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yayıncı İlhan Erdost’un Mamak Hapishanesi’nde dövülerek öldürülmesinin üzerinden 38 yıl geçti

    7 Kasım 1980’de gözaltına alındı Muzaffer ve İlhan Erdost kardeşler. Mamak Hapishanesi A Blok’a götürüldüler. Saçları ve bıyıkları kesildi; fotoğrafları çekildi. Bir asker, Erdost kardeşleri C-Blok’a götürülmesi için bir yere telefon açıp araç istedi: “C Blok’a gidecek iki tutuklu var, büyük araç gönder. Küçük araç olmaz, anlarsın ya!”


    ‘Yılanın başı bunlar!’


    İki kardeşi tekme tokat Reo denilen kapalı askeri araca bindirdiler. Büyük araç istemelerinin sebebi kardeşleri daha rahat dövmekti. Astsubay Şükrü Bağ, muhafız erlerine dönüp “Yılanın başı bunlar. Bunların analarını ağlatın, yoksa ben sizin ananızı ağlatırım” dedi. Aldıkları emirle dört görevli er, kardeşlere saldırmaya başladılar. Dayağa kısa bir ara verildiğinde Şükrü Bağ, Erdost kardeşlere dönüp, “10 yaşındaki çocukları zehirlediniz. İçerisi sizin zehirlediklerinizle dolu” dedi. İlhan Erdost tekme, yumruk ve copların etkisiyle düşüp, güçlükle ayağa kalktı.


    Yarım saatlik bir yolculuk sonunda araç C-Blok F-Koğuşu önünde durdu. İki kardeş hazır ola geçirildi. İlhan Erdost, Şükrü Bağ’a dönüp, ‘Kızımı uyandırmaya kıyamadan geldim. Bizi daha fazla dövdürme komutan’ dedi. Komutan, “Bende küçük kızımı ateşler içinde hasta bıraktım. Bunu daha önce düşünecektiniz” dedi ve askerlere dönüp işkenceye devam emri verdi.


    Askerler, iki kardeşi azgınca dövüyorlardı. Coplar inip kalkıyor, tekmeler, yumruklar peş peşe sıralanıyordu. İki kardeş neredeyse kendini koruyamayacak hale gelmişti. İlhan Erdost bir kez daha yere düştü; zorlukla ayağa kalkabildi. C Blok F Koğuşu’nun tel örgülerine getirildiler. Astsubay Bağ’ın emriyle bir süre de burada dövüldüler. Daha sonra tel örgülere geçirilip, kayıtları alındı. Avluda kayıt defterine siyasi görüşleri yazıldı: Sol.


    Burada alınıp koğuşun demir parmaklıklarının olduğu yere doğru yürümeleri söylendi. Askerler arkalarından koşup bir daha dövdü. İlhan Erdost tekme, cop ve yumruk yağmuru altında yürürken bir kez daha düştü; başını çiçek tarhına vurdu.


    ‘O günden sonra adım Muzaffer İlhan oldu’


    İki kardeş koğuşa alındı. Bir tahta sıra üzerinde yan yana oturtuldu. Muzaffer Erdost, koğuştakilerden su istedi. Ancak kimse yerinden kıpırdayamıyordu. Bir kez daha su istedi. Bu sırada İlhan Erdost yarı baygın bir şekilde ayağa kalkarak pencereye yöneldi. “Midem bulanıyor; kusacağım!” diye bağırdı. Yere yığılırken koğuştakiler fırlayıp koluna girdi ve bir yere uzandırdılar. Şekerli su getirdiler. Tutuklulardan biri tıp öğrencisiydi; hemen suni teneffüs yaptı.


    Koğuştaki tutuklular, Muzaffer Erdost’u içeride başka bir yere aldı. Neden sonra iki tutuklu koluna girmiş kardeşi İlhan’ı yattığı ranzanın yanına getirdiler. Ağabey ve kardeş göz göze geldi. Muzaffer Erdost, kardeşiyle göz göze geldikten sonrasını şöyle anlatıyor:


    “Göz göze geldik. O anda dizinin üzerine çömeldi, öyle kaldı, kolları sarktı. “İlhan! İlhan!” dedim, ses vermedi. Yatağa yatırdılar. Biri “Nabzı durmuş” dedi. Üç kişilik bir ekip geldi, yatırıldığı battaniyenin üzerinde İlhan’ı alıp götürdü. Sonra beni boş bir koğuşa koydular. Bir hemşire ve sağlıkçı bir astsubay, zorla iğne yaptı bana. Onun etkisiyle uyumuşum. Ertesi sabah savcı ifademi aldı. “Ölü İlhan Erdost” dediler, kimliğini koydular masanın üzerine. Bir süre ifade veremedim, ağladım. Salı günü akşam geç vakit beni bıraktılar. Ertesi sabah GATA morgunda imam yıkarken buldum İlhan’ı. Hacıbayram Camii’nden Karşıyaka Mezarlığı’na götürdük. Orada bıraktım İlhan’ı. Onun adını almaya, öldürüldüğünü anladığım an karar vermiştim. O günden itibaren adım Muzaffer İlhan oldu.”


    Yedi yıllık yargılama


    İlhan Erdost’un dövülerek öldürülmesi üzerine Ankara Sıkıyönetim Askeri Savcılığı soruşturma başlattı. Dört er hakkında kasten adam öldürmek; astsubay Şükrü Bağ hakkında da kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan dava açtı. Soruşturma sırasında askeri savcılık, İlhan Erdost’u döverek öldüren erlerden birinin muhafız er olmadığını tespit etti. Bu erin, ‘özel amaçla’ gönderildiği ve ‘sağ militan’ olarak bilindiği daha sonra öğrenilecekti.


    Görevli üç er, ayrı ayrı 10 yıl 8 ay ağır hapis cezası aldı. Özel amaçla arabaya binmiş olan ere, 8 yıl hapis cezası verildi. Astsubay Şükrü Bağ, 10 yıl 8 ay hapis cezası aldı. Ceza, Askeri Yargıtay Genel Kurulu’nda da onandı. Bağ’ın avukatları karara itiraz etti. Yapılan incelemeler sonucu ‘Reo marka askeri aracın dışarıya ses ve görüntü vermediği’ yönünde rapor hazırlandı. Yani soruşturmayı yürüten askerlere göre, Astsubay Şükrü Bağ, araç içerisinde iki kardeşin dövülmesini ne görmüş ne de duymuştu.


    10 yıllık ceza 6 aya düşürüldü


    Askeri Yargıtay 5. Dairesi, astsubayın yeniden yargılanmasına karar verdi. Yeniden yargılama sonucu, Bağ’a “görevi ihmal”den 3 yıl hapis cezası verildi. Yargıtay 5. Dairesi kararı bozdu. Bu sefer 6 ay hapis cezası verildi. İki kardeşin işkenceyle öldürülmesinin azmettiricisi Astsubay Şükrü Bağ, “görevi ihmal” suçundan sadece 6 aylık hapis cezası alarak “sıyırmış” oldu.


    İlhan Erdost, her ölüm yıl dönümünde Karşıyaka Mezarlığı’nda anılıyor. Ayrıca aynı gün, Sol ve Onur yayınevlerinden yayınlanmış kitaplar yüzde 50 indirimli olarak satışa sunulmakta.


    (GazeteYolculuk)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Alevi kurumlarından Gümüşhacıköy uyarısı: “Kutsal mekanlarımıza dokunmayın!”

    28 Nisan 2026

    Yusuf Kazdal dosyası Tuncay Sonel şüphesiyle gündem: “Gülistan Doku gibi mi kapatıldı?”

    24 Nisan 2026

    İran’da üç Kürt mahpusa idam cezası

    21 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    İrem Kabataş

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    Muhsin Dalfidan

    2026 1 Mayıs’ı birleşik mücadelenin eşiği olmalı

    Remzi Altunpolat

    Mahir Çayan Kitabı: Toplu Yazılar ve Üzerine Yazılar üzerinden bir okuma denemesi

    Toros Korkmaz

    24 Nisan 1915 Büyük Ermeni Soykırımı’nın şiddet mirası üzerine

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Feyyaz Kerimo

    Algoritmaların hafızası: 1915’in sosyal medyada yeniden inşası

    Yetvart Danzikyan

    “Bir zamanlar”dan “Şimdiki zamanlar”a geçsek mi?

    Füsun Sarp Nebil

    Çocukları koruma gerekçesiyle internete girişe kontrol mü?

    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İşçilere aracılık eden DEM Parti’liler: Beraber yürüdük ve bariyerleri yıktık

    29 Nisan 2026

    1 Mayıs’a doğru: Türkiye genelinde miting hazırlıkları hızlandı

    28 Nisan 2026

    Dünya İşçi Sağlığı ve Güvenliği Günü’nde Türkiye tablosu

    28 Nisan 2026
    KADIN

    İstiklal Kadınları Hareketi ve Femonasyonalizm

    27 Nisan 2026

    Kuşadası’nda kadınlardan “Cezasızlık Düzeni”ne isyan: “Faillerin arkasındaki devlet gücünü biliyoruz”

    24 Nisan 2026

    Dêrsim’de kadınlar adalet için yürüdü: “Gülistan için açılan kapı tüm failleri yakacak”

    24 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.