Haber Merkezi, (SH), (MMY)
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada savcılığın sevk yazısı, borsa ve fon usulsüzlüklerinin detaylarını ortaya koydu. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) OZATD hisselerindeki incelemelerine dayandırılan raporda, şüphelilerin kamuya açıklanmamış bilgileri kullanarak piyasa hareketlerini ve yatırımcı kararlarını manüpile ettikleri tespit edildi.
Fon soruşturması kapsamında “şüpheli” sıfatıyla ifadesi alınan İlyas Kaya ile eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül, haklarında adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edildi.
Tasfiye kararından bir gün önce devir ve ayrıcalıklı T+0 işlemi
Savcılığın sevk yazısında yer alan incelemelere göre, OZATD hisselerindeki değer artışı Nisan 2026’da başladı. Hissedeki düşüş eğilimi ise fonlarla ilgili tasfiye kararının alındığı 17 Eylül 2026’dan bir gün öncesine, 16 Eylül’e kadar sürdü.
Soruşturma dosyasında öne çıkan usulsüzlük detayları şöyle aktarıldı:
- İlişki Ağı: İfadelere göre Fatma Betül Sayan Kaya’nın Tera grubu yöneticilerinden Erdin Özel ve Tera Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ile borsa yatırımı sürecinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiği belirlendi.
- Şüpheli Zamanlama: Nisan 2026’da OZATD hissesi alan Kaya, fonlar hakkındaki tasfiye kararından tam bir gün önce, 16 Eylül’de hisselerini piyasa satışı yerine Tera Yatırım Menkul Değerler AŞ’ye virman yoluyla devretti.
- Ayrıcalıklı Takas Uygulaması: Borsadaki standart takas süresi iki iş günü (T+2) olmasına rağmen, Kaya’ya ayrıcalık tanınarak satış bedeli aynı gün (T+0) hesabına yatırıldı.
Savcılığın tutuklama gerekçesi: Kaçma ve delilleri karartma şüphesi
Savcılık; ilk kez borsa yatırımı yapmasına rağmen yüksek miktarda kaynak aktaran Kaya’nın, fon yöneticileriyle kurduğu temaslar ve tasfiye kararını önceden bilerek hareket etmesini organize bir usulsüzlüğün parçası olarak değerlendirdi.
Kaya’ya Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106/1. maddesine muhalefet (bilgi suistimali) ve suç örgütüne üyelik suçlamaları yöneltilirken; kaçma ve delilleri karartma şüphesi nedeniyle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı vurgulanarak tutuklanması talep edildi.
