İSİG Meclisi, açıklanan rakamların yalnızca tespit edilebilen ölümleri kapsadığını, kayıt dışı ölümler ve meslek hastalıklarının ise büyük ölçüde görünmez bırakıldığını vurguluyor.
Her gün en az 6 işçi yaşamını yitirdi
2025 verilerine göre Türkiye’de günde ortalama en az 6 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Yıl boyunca en fazla ölüm kasım ayında 219, temmuz ayında 212 ve eylül ayında 208 olarak kaydedildi.
İSİG’e göre son yıllarda iş cinayetleri düzenli biçimde yüksek seviyede seyrediyor. Son 10 yılda her yıl binlerce işçi yaşamını yitirdi. 2024’te 1897, 2023’te 1932, 2022’de 1843 işçi ölümü kayda geçti.
En fazla ölüm inşaat, tarım ve taşımacılıkta

2025 yılında işkollarına göre en fazla ölüm inşaat/yol, tarım/orman ve taşımacılık sektörlerinde yaşandı. İnşaatta 493, tarımda 414, taşımacılıkta 272 işçi yaşamını yitirdi. Bu alanlar uzun çalışma saatleri, taşeron sistemi, mevsimlik çalışma ve denetimsizlik nedeniyle en riskli sektörler arasında gösteriliyor.
Uzmanlar, özellikle inşaat ve taşımacılıkta hız baskısı, aşırı mesai ve iş güvenliği önlemlerinin uygulanmamasının ölümleri artırdığına dikkat çekiyor.
Çocuk işçilikte alarm verileri
İSİG Meclisi’nin çocuk işçi ölümleri raporuna göre 2025 yılında en az 94 çocuk işçi çalışırken yaşamını yitirdi. Bunların 26’sı 14 yaş ve altındaydı. Bu veri, şimdiye kadarki en yüksek çocuk işçi ölümü sayılarından biri olarak açıklandı.

Çocuk işçi ölümlerinin en fazla tarım, sanayi ve hizmet sektörlerinde yaşandığı belirtildi.
Göçmen ve yaşlı işçiler de ağır risk altında
2025 yılında en az 91 göçmen işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Aynı dönemde geçinemediği için çalışmaya devam eden çok sayıda emekli işçi de hayatını kaybetti. 50 yaş üstü ölümlerin toplam içindeki payı dikkat çekici düzeye ulaştı.
2026’nın ilk aylarında da tablo değişmedi
İSİG’in 2026 yılı ilk üç ay raporuna göre ocakta 146, şubatta 138 civarı, martta ise 148 işçi yaşamını yitirdi. Böylece yılın ilk üç ayında en az 432 işçi hayatını kaybetti.
Bu veriler, iş cinayetlerinin yapısal bir sorun olarak sürdüğünü ortaya koyuyor.
İşçi sağlığı yalnızca kask ve baret meselesi değil
Sendikalar ve emek örgütleri, işçi sağlığı ve güvenliğinin yalnızca koruyucu ekipman konusu olmadığını belirtiyor. İnsanca ücret, güvenceli çalışma, sendikal örgütlenme hakkı, toplu sözleşme özgürlüğü, düzenli denetim ve cezasızlığın sona erdirilmesi talepleri öne çıkıyor.
28 Nisan’da yapılan açıklamalarda, iş cinayetlerinin “kader” ya da “fıtrat” olmadığı, gerekli önlemler alındığında tamamına yakınının önlenebilir olduğu vurgulandı.
1 Mayıs’a giderken çağrı
1 Mayıs öncesinde birçok kentte yapılacak etkinliklerde iş cinayetlerine, güvencesiz çalışmaya, düşük ücretlere ve sendikal baskılara karşı ortak mücadele çağrısı yükseliyor. Emek örgütleri, çalışma hakkının ancak güvenli, sağlıklı ve insanca koşullarda anlam kazanacağını belirtiyor.
