İsviçre genelinde pazar günü gerçekleştirilen tarihi referandumda, aşırı sağcı İsviçre Halk Partisi’nin (SVP) göçü ve nüfus artışını sert önlemlerle sınırlandırmayı amaçlayan anayasa değişikliği teklifi seçmenler tarafından reddedildi. Katılım oranının %58,86 gibi yüksek bir seviyede gerçekleştiği oylamada, İsviçre halkının %54,8’i tasarıya “Hayır” diyerek sağduyu ve uluslararası iş birliğinden yana oy kullandı.
Aşırı sağın konut krizi ve altyapı yetersizliği gibi toplumsal sorunları göçmen politikalarına bağlayarak yürüttüğü kampanya, sandıkta çoğunluğun desteğini almayı başaramadı.
“10 Milyonluk İsviçre” tasarısı neleri öngörüyordu?
Kamuoyunda yoğun tartışmalara neden olan ve “Sürdürülebilirlik Girişimi” adı altında sunulan paket, kabul edilseydi ülkede radikal yasal değişikliklere yol açacaktı:
- Nüfusa Yapay Sınır: İsviçre’nin daimi ikamet eden nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyon ile sınırlandırılması anayasal bir zorunluluk haline gelecekti.
- Sığınma ve Aile Birleşimine Engel: Ülke nüfusu 9,5 milyona ulaştığı andan itibaren Federal Hükümet; sığınma hakkı, geçici koruma statüsü ve aile birleşimi gibi temel insani mekanizmaları büyük ölçüde askıya almak zorunda kalacaktı.
- Uluslararası Anlaşmaların Feshi: Nüfus sınırının korunabilmesi adına, başta Avrupa Birliği (AB) ile imzalanan Kişilerin Serbest Dolaşımı Anlaşması olmak üzere, İsviçre’nin taraf olduğu birçok uluslararası sözleşmenin tek taraflı feshedilmesi gündeme gelecekti.
Siyasi kanattan ve sendikalardan ilk değerlendirmeler
Sandıktan çıkan net sonucun ardından İsviçre siyasetinin ilerici kanadı, sendikalar ve hükümet yetkilileri rahat bir nefes alarak peş peşe açıklamalarda bulundu:
- Sosyal Demokrat Parti (SP) ve Yeşiller: Sol ve yeşil ittifak, ortak bir değerlendirme yayımlayarak şu noktalara dikkat çekti: “Bu sonuç, kutuplaştırıcı politikalara karşı sağduyunun zaferidir. Seçmenimiz, ekonomik ve sosyal sorunların faturasını göçmenlere kesmeyi reddetmiştir. Şimdi yapılması gereken, korku üretmek değil; herkes için erişilebilir konut, daha güçlü kamu hizmetleri ve adil bir sosyal düzen inşa etmektir.”
- İsviçre Sendikalar Birliği (USS): Göçmen işçilerin İsviçre ekonomisinin, sanayisinin ve özellikle sağlık sisteminin omurgasını oluşturduğunu hatırlatan sendika temsilcileri, şantiyelerde ve hastanelerde omuz omuza çalışan emekçilerin ortak geleceğinin korunduğunu vurguladı.
- Federal Konsey (Hükümet) Kanadı: Girişime başından beri mesafeli yaklaşan ve İsviçre’nin dış dünyadan izole edilmesinin yaratacağı ekonomik risklere dikkat çeken hükümet kanadı, sonuçtan memnuniyet duyduğunu gizlemedi. Kararın, İsviçre’nin uluslararası alandaki güvenilir ortak imajını pekiştirdiği ve Avrupa ile ilişkilerin istikrarı açısından hayati olduğu belirtildi.
Yenilen SVP cephesi kararlı: “Endişeleri dile getirmeye devam edeceğiz”
Sandıktan beklediği desteği bulamayan muhafazakar ve sağ popülist SVP yönetimi ise yenilgiye rağmen geri adım atmayacaklarını duyurdu. Parti kurmayları, İsviçre’nin doğal kaynaklarının, okul kapasitelerinin ve sosyal güvenlik sisteminin mevcut nüfus artış hızını kaldıramayacağı yönündeki argümanlarını savunmayı sürdüreceklerini ve göçün kontrol altına alınması için yeni yasal zeminler aramaya devam edeceklerini ilan etti.
