Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Pervin Buldan: “Sayın Öcalan Barış ve Siyasallaşma Koordinatörü olarak çalışmayı bekliyor”

    1 Kasım 2026

    1 Kasım Dünya Kobanê Günü’nde illerden ortak ses: “Rojava Devrimi halkların umudu olmaya devam ediyor”

    1 Kasım 2026

    Eren Keskin’den Sarıgül iddiası: Özgür Ülke’nin bombalanması soruşturulmalıydı

    1 Kasım 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

      29 Ekim 2026

      Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

      29 Ekim 2026

      Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

      28 Ekim 2026

      Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

      25 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

      21 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

      30 Ekim 2026

      En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

      26 Ekim 2026

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tuncay Yılmaz: Avrupa’da enternasyonalist bir ortak direniş hattı kurmak istiyoruz

      29 Ekim 2026

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 6 Şubat depremleri ve tutunma çağrısı

    6 Şubat depremleri ve tutunma çağrısı

    CUMA ÇİÇEK Birikim için yazdı: 06 Şubat depremleri sonrası ortaya çıkan büyük dayanışma hareketi ve mikro ölçekte bunu sürdürmeyi öneren Yaşam Parkları aslında Türkiye’nin bugün çok fazla ihtiyaç duyduğu yeni siyasete ilişkin önemli öğeler içeriyor. Bediz ve Evren Hocalarımızın Yaşam Parkları çalışması bir tutunma çağrısı. Aynı zamanda 6 Şubat depremleri sonrası ortaya çıkan büyük dayanışma hareketinin işaret ettiği yeni siyasete dair iyi bir uygulama, eylem çağrısı.
    Siyasi Haber8 Şubat 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Türkiye, tarihi bir arada yaşama imkanlarını tüketen vakalarla dolu bir ülke. Bu vakalar o kadar çok ve yaygın ki…

    Bununla beraber, bu vakalar herkesin ortak hafızasında yer almıyor. Bundandır herhalde; Türkiye bir yönüyle “yaralı cemaatler” ülkesi, bir yönüyle “seçici unutmaların”…

    Yaralarımız ve kayıplarımız bir yandan grup kimliklerimizi güçlendiririyor ve bizi dar gruplarımız olarak bir arada tutuyor. Buna karşın, geçmişi içinden çıkılmaz bir girdaba dönüştürüyor, ortak gelecek ufkumuzu karartıyor ve bu ufuk karardıkça yol alamaz oluyoruz.

    Tüm bu karanlık geçmişe rağmen, Türkiye, öte yandan dayanışma ağlarına, toplumsal bağlarına hala tutunan bir ülke. Bu dayanışma ağları ve toplumsal bağlar özellikle büyük kriz anlarında ortaya çıkıyor ve herkesi tutunmaya çağırıyor, tutunmak için yeni olanaklar yaratıyor.

    Büyük dayanışma hareketi

    Bu tutunma çağrısı en son 6 Şubat 2023 depremleri sonrası ortaya çıkan büyük dayanışma hareketiyle geldi. Türkiye’nin, dünyanın dört bir yanından dayanışma gösteren insanlar yeni bir gelecek ufku oluşturdular. Bu ufuk hepimizin önünde; dayanışmanın, ortaklaşmanın, müştereklerin ufku…

    Asıl mesele bu ufka doğru yürümek; kriz anlarında ortaya çıkan, fışkıran ama daha sonra hızla sönümlenen bu dayanışma ağlarını, toplumsal bağları gündelik hayatın belirleyeni haline getirmek, süreklileştirmek, bunun yol ve yordamlarını bulmak.

    06 Şubat 2023 depremlerinin ikinci yıl dönümü vesilesiyle bu günlerde büyük afeti, kayıplarımızı ve yaralarımızı yeniden yaşıyoruz. Yapılan ve yapılmayanları yeniden hatırlıyoruz. Geçmiş onca afet ve yıkım deneyimine rağmen hala ne yazık ki yapılacak çok şey var.

    6 Şubat depremlerinin ardından kaleme aldığım “Yeni Çatılar Kurmak” başlıklı yazıda detaylı tartıştığım üzere ülke ölçeğindeki mekansal gelişim politiaklarından yerel ölçekteki planlama, uygulama ve denetleme süreçlerine kadar çok ölçekli, çok boyutlu ve çok aktörlü köklü bir değişime ihtiyaç var. Afet risklerinin yüksek olduğu bir ülke olarak bu anlamda büyük bir imtihanla karşı karşıyayız.

    Yaşam Parkları

    Bugün burada, kriz anlarında ortaya çıkan bir deneyimi kriz sonrasında sürdürmenin, yaygınlaştırmanın iyi bir örneğine, bir tutunma çağrısına yer vermek istiyorum: Yaşam Parkları: Afet Sonrası Yaşamın Yeniden Kurulmasında İlk Adım Olarak Parklar.

    Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı (BAYETAV) desteğiyle Dr. Bediz Yılmaz ve Evren Yıldırım Hocalarımız tarafından hazırlanan Yaşam Parkları afetler sonrasında toplumsal dayanışma ve yaşamın yeniden inşası için parkların nasıl ekolojik ve afet odaklı bir şekilde dönüştürülebileceğini ele alıyor. Bir kılavuz niteliği taşıyan çalışma, özellikle deprem gibi büyük afetlerin ardından insanların hayatta kalma ve toparlanma süreçlerinde parkların kritik bir rol oynayabileceğini vurguluyor. Sadece yerel yönetimlere değil, aynı zamanda sivil toplum kuruluşlarına ve mahalle sakinlerine bu dönüşüm için bir yol haritası sunuyor.

    Kılavuza göre;

    “Yaşam Parkları, olağan zamanlarda kent sakinlerinin rekreasyon ihtiyaçlarını karşılayan, afet gibi olağanüstü durumlarda ise güvenli barınma, temel ihtiyaçların karşılanması ve toplumsal dayanışma için kullanılabilecek alanlar olarak tasarlanmalı. Bu parklar, ekolojik tasarım ilkelerine uygun olarak su, enerji, gıda ve atık yönetimi gibi altyapıları içermeli, mahalle halkını ekolojik becerilerle donatacak şekilde bir eğitim ve sosyalleşme alanı niteliği taşımalı.”

    Depremi bekleyen İstanbul, bugünlerde her gün sallanan Ege şehirleri, büyük felaketin beklendiği Bingöl/Yedisu bölgesi başta olmak üzere tüm kentlerimizde parkları yaşam parklarına dönüştürmek afet yönetimi konusunda yeni bir sayfa açabilir. Ötesi, kriz anlarında ortaya çıkan dayanışma, ortaklaşma ve müşterekleri ülke ölçeğinde canlandıran, süreklileştiren bir deneyime zemin oluşturabilir.

    Büyük dayanışma hareketi ve yeni siyaset

    06 Şubat depremleri sonrası ortaya çıkan büyük dayanışma hareketi ve mikro ölçekte bunu sürdürmeyi öneren Yaşam Parkları aslında Türkiye’nin bugün çok fazla ihtiyaç duyduğu yeni siyasete ilişkin önemli öğeler içeriyor. Bu deneyim üzerine daha fazla düşünmeye ve dersler çıkarmaya hepimizin ihtiyacı var. Dikkatimi çeken bazı noktaların altını çizmek isterim.

    Büyük dayanışma hareketinin en önemli özelliği topluluklardan öteye toplum olmayı hatırlatan, bu konuda umut yaratan diğerkam etik ve eylemdi. Kendi derdini bir yana bırakıp, başkasının derdini dert etmek, derdi gidermek için eylemek, çaba sarf etmekti.

    Büyük dayanışma hareketinde diğerkam etiği ve eylemi hem mümkün kılan hem de yeniden üreten ikinci önemli özellik çoğulluk ya da çokluktu. Türkiye’de siyasi, etnik/ulusal, dilsel ve dinsel/mezhepsel fay hatlarının görece aşıldığı son yıllardaki ender deneyimlerden biriydi.

    Bu çoğulluk ve çokluk statik bir durum arz etmiyor elbette. Deprem sonrası akut dönemde ortaya çıkan ilişkilerin dinamiği birçok aktör için rastlaşmayı, karşılaşmayı, öğrenmeyi ve dönüşmeyi mümkün kıldı. Türkiye’de yeni bir siyaset için vazgeçilmez referanslar bunlar.

    Sözden öteye inşaya odaklanmak bu deneyimin en önemli dördüncü özelliğiydi. Siyaset kurumu bizde her ne kadar siyasetçileri ve sözleri hatırlatsa da 6 şubat depreminin hikayesi bir yönüyle yapılmayanları ve yapmayanları işaret ederken bir yönüyle de bu boşluğu yaparak, inşa ederek doldurmaya dönük eylemlere ve bunun aktörlerine işaret ediyor. Yaşam Parkları Kılavuzun esinlendiği Antakya Serinyol’daki Zeytun Parkı deneyimi bu anlamda siyaseti sözden ve savunudan öteye bir inşa deneyimi olarak düşünmeye iyi bir örnek teşkil ediyor.

    Beşinci olarak çoklu mobilizasonyonun altını çizmek gerekiyor. Aşağıdan yukarıya doğru bir örgütlenmeye dayanan büyük dayanışma hareketi yerel, ulusal ve uluslararası alanı kapsayan çok-ölçekli bir mobilizyon ortaya çıkardı. Mobilizasyonun çokluğu ölçeğin yanı sıra nitelik açısından da geçerliydi. Daha açık bir ifadeyle farklı katılım biçimlerini içeren ve her katkının anlam kazandığı bir deneyim ortaya çıktı. Harçlığını yollayan çocuktan, gıda ve yardım kolilerini taşıyan gençlere; bizzat deprem bölgesinde, sahada çalışandan, evinde bilgisayar ve telefon üzerinden destekleyenlere, sahadan gelen bilgileri süzüp haritalandırarak operasyonel destek sunanlara kadar farklı mekanlardan farklı niteliklere sahip insanların farklı ve özgün emekleri, kapasiteleri dayanışma hareketine akabildi.

    Son olarak, aşağıdan örgütlenmeye dayalı çoklu mobilizasyon içerisinde yerellik, mikro deneyimler ve bunların oluşturduğu çoklu ağ örgütlenmeleri dayanışma hareketinin büyümesinde ve etkili olmasında büyük bir rol oynadı.

    Kuşkusuz yukarıda altını çizdiğim altı özelliği bir araya getiren, etkileşime sokan büyük yıkımdı. Bu büyük yıkımın yarattığı şok bir tutunma çağrısına dönüştü ve bir tür derin akıntı olarak tüm bu mobilizasyon biçimlerini mümkün kıldı.

    Toplum olarak son birkaç yılda karşı karşıya kaldığımız iktisadi ve siyasi krizin yarattığı büyük yıkım yeni bir dayanışma hareketi doğurur mu? Yeni bir tutunma çağrısı doğurur mu? Daha da önemlisi yeni bir umut etrafında ortak gelecek ufku ortaya çıkarabilir mi?

    Bediz ve Evren Hocalarımızın Yaşam Parkları çalışması bir tutunma çağrısı. Aynı zamanda 6 Şubat depremleri sonrası ortaya çıkan büyük dayanışma hareketinin işaret ettiği yeni siyasete dair iyi bir uygulama, eylem çağrısı. Bu çağrının başta belediyeler olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında duyulması umuduyla…

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

    30 Ekim 2026

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    26 Ekim 2026

    Uçum kim gibi?

    21 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    Mahsuni Gül

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    Toros Korkmaz

    Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

    Nevzat Onaran

    Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

    Aziz Çelik

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    Ertuğrul Kürkçü

    Uçum kim gibi?

    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Umut Oran’ın fabrikasında işçi kıyımı

    30 Ekim 2026

    Dünyanın 50 limanında işçiler savaşa ve silah sevkiyatlarına karşı 30 Ekim’de grevde

    29 Ekim 2026

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde Yapı Yol-İş üyesi işçilerin direnişi sürüyor

    27 Ekim 2026
    KADIN

    ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ Konferansı yapılıyor

    31 Ekim 2026

    İpek Er’in faili eski uzman çavuş Musa Orhan’a beraat

    26 Ekim 2026

    AYM’nin süresiz nafaka iptaline kadınlardan tepki: “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz”

    23 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.