Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    SDG’nin eski Genel Komutanı Mazlum Abdi’den İlke TV’ye özel açıklamalar: “Entegrasyon bir bitiş değil, yeni bir başlangıç”

    4 Eylül 2026

    Direniş kazandı: Gökay Çakır ve Başaran Aksu serbest!

    4 Eylül 2026

    Nepal ve Tibet’te sel faciası: Can kaybı 1300’ü, kayıp sayısı 5 bin 600’ü aştı

    4 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

      3 Eylül 2026

      Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

      2 Eylül 2026

      Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

      2 Eylül 2026

      “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

      31 Ağustos 2026

      Tahammülünüze muhtaç değiliz: Arap Alevilere yönelik nefretin politik anatomisi

      30 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Fincancı: Hekimlik yemini ettim, kimseye adres sormam!

    Fincancı: Hekimlik yemini ettim, kimseye adres sormam!

    Adnan Oktar grubu ile ilgili belgeselden dolayı hedefe konulan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, “İşkenceyi meşrulaştırmak için bir belgeseli araç olarak kullanmışlar... Taraf gözetmeden işkenceyi belgelerim." dedi.
    Siyasi Haber12 Şubat 2024
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    140journos’un ‘Adnan‘ adlı belgeselinde, Adnan Oktar için sahte işkence raporu hazırladığı öne sürülen adli tıp uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı Diken’e konuştu: “İşkenceyi meşrulaştırmak için bir belgeseli araç olarak kullanmışlar. Ne yazık ki insanlar da araçsallaştırılmış. Özgürlükçü, liberal olmamla bir ilgisi yok. En sevdiğim insana işkence uygulamış biri yakalansa ve işkence görse onun için de işkence raporu düzenlerim. Taraf gözetmeden işkenceyi belgelerim.“

    Belgeselde Adnan Oktar suç örgütü üyelerinin Fincancı’ya başvurduğu ve sahte işkence raporu düzenlendiği öne sürülüyor. Belgesele göre, örgüt üyeleri 1999’da Fincancı’nın hazırladığı raporla kurtuluyor. 

    Halen Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanlığı yapan Fincancı, Uluslararası İşkence Mağdurları Rehabilitasyon Konseyi (IRCT)  üyesi olarak Bosna Hersek, Filistin, Rusya, Gürcistan, Sri Lanka, Filipinler dahil yaklaşık 30 ülkede insan hakları ihlalleri ve işkencenin gün yüzüne çıkması için çalıştı.

    Bosna’da Sırpların katlettiği Boşnakların gömüldüğü toplu mezarlar açılırken oradaydı. Toplu mezarlarla ilgili yazdığı rapor, Boşnaklara soykırım uygulandığını kanıtladı. Eski Yugoslavya ve Sırbistan’ın eski devlet başkanı Slobodan Miloşeviç’in insanlığı karşı işlenmiş suçlardan Lahey Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanmasına etkisi oldu. Raporları mahkemede delil sayıldı ve tanık olarak görüşüne başvuruldu. Fincancı Filistin’de de İsrailli meslektaşlarıyla birlikte Filistinlilere İsrail’in yaptığı işkenceleri raporladı.

    Diken’in sorularını yanıtlayan Fincancı, işkencenin hiç kimseye uygulanamayacağını, işkence gördüğünü öne süren herkesin bağımsız, tıbbi, bilimsel nitelikli belgeleme hakkına sahip olduğunu vurguladı. Din, dil, ırk, siyasi görüş, cinsiyet, cinsel yönelim vb. hiçbir ayrım yapmadan hekimlik yemini ettiğini hatırlatan Fincancı, “Hiç kimse işkence göremez. Herkesin nitelikli bir tıbbi değerlendirmeden yararlanma hakkı kapsamında biz insanlara adres sormayız. ‘Siz kimlerdensiniz, nereden geliyorsunuz’ demeyiz” dedi.

    ‘İşkenceyle delil toplanamaz, suç aydınlatılmaz‘

    Belgeselde Fincancı’nın, Oktar’a, 1999’da gözaltına alındığı operasyondan beş yıl sonra göz kapağı düşüklüğüne dayanarak emniyet görevlileri hakkında işkence raporu verdiği öne sürülüyor.

    Fincancı bu travmayla çok sık karşılaşmadıkları için bulgu olarak işkence atlasına aldıklarını söyledi: “Göz kapağını yerinde tutan bağ yırtılmıştı. Kemiğe yapıştığı yerden ayrılmıştı. Travmaya bağlı gözyaşı bezi de gözyaşı kanalına düşmüş, ameliyatla da düzeltilmişti. Bu görüntülemeyle saptandı. Ayrıca kişinin geçmişten bugüne görselleriyle karşılaştırıldı. Bunun başka bir hastalıktan kaynaklanıp, kaynaklanmadığı araştırılarak ayırıcı tanısı yapıldı. Travmayla ilişkisi ortaya kondu. Dolayısıyla bunun bilimsel boyutu var. Yapısal bir göz kapağı düşüklüğü olabilir ama ikisi arasında bir fark oluşmuş. Bu fark da gözaltından sonra oluşmuş. Belgeselde beni hedefe koyar gibi yapan, ancak son noktada çok tehlikeli bir duruma kapı aralayarak, işkence görenlerin zarar görmesine yol açacak ifadelere yer veriliyor.”

    Hazırladığı işkence raporunun mahkemede etkili olduğuyla ilgili Fincancı şöyle konuştu: “Keşke işkence raporları o kadar etkili olsa. Öyle olmuyor maalesef. Hiçbir zaman olmadı. Çünkü dikkate almıyorlar. Yargı da işkenceyi örtbas ediyor. Zaten işkencenin meşrulaştırılması devlet görevlileri eliyle yapılır. Arada benim gibi ayrık otları, at sinekleri çıkar, devletin sırtına biner ve hakikati ortaya çıkarmak için çaba sarf eder. Bu kadar basit aslında. Bir suç işlendiği iddiası varsa suçun aydınlatılması işkence değil, etkili soruşturma yöntemleriyle olur. İşkenceyle delil toplanamaz.”

    ‘Belgesel işkenceyi meşrulaştırma aracı olmuş’

    Fincancı işkenceye karşı mücadele eden insan hakları savunucuları ve bunu belgeleyenlerin de kriminalize edilip düşmanlaştırılmaya çalışıldığını belirtti: “Böylece aslında işkence meşrulaştırılmaya ve görünmez kılınmaya çalışılıyor. Sahte rapor iddiaları bu tıbbi belgelerin değersizleştirilmesi için yaygın kullanılır. Yalnız burada değil, dünyanın pek çok ülkesinde benzerleriyle on yıllardır karşılaştım. Dolayısıyla bu olayda da böyle bir durumla karşı karşıyayız maalesef. İşkenceyi meşrulaştırmak için bir belgeseli araç olarak kullanmışlar. Ne yazık ki o programlara katılan insanlar da araçsallaştırılmış. Fatih Altaylı’nın söylediği gibi özgürlükçü, liberal olmamla bir ilgisi yok. En sevdiğim insana işkence uygulamış biri yakalansa ve işkence görürse onun için de işkence raporu düzenlerim. Taraf gözetmeden işkenceyi belgelerim.”

    ‘Bize ne?’

    Kızının eşinin ablasının Adnan Oktar’ın ‘müritleri‘ arasında yer aldığı iddiası için de Fincancı şunları söyledi: “Kızım 2016’da evlendi. Kızımın eşinin ablası bunlardanmış, bize ne? Aile ilişkisini kesmiş, görüşmüyor bile.”

    Fincancı, belgeseli hazırlayanların kendisine ulaşmadığını ve herhangi bir açıklama istemediğini de söyledi.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    SDG’nin eski Genel Komutanı Mazlum Abdi’den İlke TV’ye özel açıklamalar: “Entegrasyon bir bitiş değil, yeni bir başlangıç”

    4 Eylül 2026

    Direniş kazandı: Gökay Çakır ve Başaran Aksu serbest!

    4 Eylül 2026

    Nepal ve Tibet’te sel faciası: Can kaybı 1300’ü, kayıp sayısı 5 bin 600’ü aştı

    4 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Şebnem Oğuz

    1 Eylül Dünya Barış Günü’nün düşündürdükleri: Muhalefet, savaş ve birleşik mücadele

    Mahsuni Gül

    Erken cumhuriyet dönemi Türk müzeciliğinde kurumsal ve bilimsel zaafiyetler: İki rapor üzerinden bir değerlendirme

    Korkut Akın

    Annemin Uyurgezer Geceleri: Geçmişe makyaj yapsanız değişir mi…

    Toros Korkmaz

    “Çerçeve Yasa” Ermeniler açısından ne anlama geliyor?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Direniş kazandı: Gökay Çakır ve Başaran Aksu serbest!

    4 Eylül 2026

    Cezaevinden mesaj gönderen Başaran Aksu: “Rejimin tek dayanağı sömürü, korkuyorlar”

    4 Eylül 2026

    İBB Ağaç AŞ’de 126 günlük direniş zaferle sonuçlandı: İşten çıkarılan işçiler işe iade edildi

    3 Eylül 2026
    KADIN

    Kadın hakları mücadelesinin simge ismi Gloria Steinem 92 yaşında yaşamını yitirdi

    3 Eylül 2026

    Gülistan Doku soruşturması: 5. dalga operasyonunda adliyeye sevk edilen 3 kişiden 1’i tutuklandı

    31 Ağustos 2026

    DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça Cupolo’dan Sultan Kara cinayeti tepkisi: İhmaller Meclis gündemine taşındı

    31 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.