Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Bursa’da laik ve bilimsel eğitim vurgulu eylem: “Okullar dini referanslarla kuşatılamaz”

    28 Şubat 2026

    ABD-İsrail saldırılarının ardından Hamaney’in öldüğü iddiası

    28 Şubat 2026

    İlerici Enternasyonal, FHKC, TUDEH ve İranlı kadın örgütünden ABD-İsrail saldırısına tepki

    28 Şubat 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

      27 Şubat 2026

      Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

      26 Şubat 2026

      Bir karikatürün içinden baktım ülkeye

      23 Şubat 2026

      Alican Uludağ, Hakan Tosun ve susturulan kalemler: Gerçeğin bedeli

      22 Şubat 2026

      Arjantin’in yeni iş kanunu işçinin ayağına kölelik prangası vurdu

      21 Şubat 2026
    • Seçtiklerimiz

      Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

      27 Şubat 2026

      Kemal Türkler 100 yaşında!

      23 Şubat 2026

      Cemil’in manifestosu

      16 Şubat 2026

      Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası ve patriyarkal kapitalizmin ifşası

      15 Şubat 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      HRANA: İran’daki protestolarda binlerce kişi öldürüldü, yüzlerce çocuk gözaltına alındı

      25 Şubat 2026

      Hatimoğulları: “Halk erken seçim isterse, biz hazırız; mobilizasyon kapasitesi en yüksek partiyiz”

      19 Şubat 2026

      Maden işkolunda bir kadın sendikacı

      15 Şubat 2026

      Epstein dosyası yeniden açılırken, Burak Oğraş’ın babası konuştu: “Oğlum otelde gördükleri yüzünden öldürüldü”

      10 Şubat 2026

      Musa Piroğlu: Halep’te yaşananlar, barış beklentilerinin ciddi biçimde zedelendiğini göstermiştir

      14 Ocak 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ayın karanlık yüzünde bir güneş: Zeki Müren

    Ayın karanlık yüzünde bir güneş: Zeki Müren

    Siyasi Haber24 Eylül 2021
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Zeki Müren tam çeyrek asır önce, 24 Eylül 1996 tarihinde hayata gözlerini kapadı. Onun anısına hazırladığımız videoyu sizlerle paylaşıyoruz. Mertcan Karakuş’un kaleme aldığı metni Kerem Fırtına seslendirdi…

    Sahne cambazlık ehli olmayanların üzerinde duramayacağı bir ip gibidir. Usta cambaz ipte yürürken dengesini yitirmeden lobutları çevirebiliyorsa, aşağıdan alkışlar yükselir. Takdir ve hayranlık sahnedekinin seyircilerden farklı olması, onların yapamadığı bir şeyi yapabilmesinden doğar. Bir de kötü ikizi vardır hayranlığın, adına haset derler. O kadar benzerler ki birbirlerine, yer değiştirdiklerini fark etmek güçtür. Bir dikkatsizlik anında lobutlardan birini bile düşürüverse cambaz, ahalinin gözünde cambaz değildir artık. Yanılsama dağılmıştır. Aşağıdan hayran hayran izleyenler kurdukları ast-üst ilişkisini bitirirler. Cambaz iki direk arasında ne kadar mesafe kaydetmiş olursa olsun, üstün değildir artık diğerlerinden, sıradan biridir. Hele ip titremeye başlar da düşerse cambaz, aradaki yükseklik de yerle yeksan olursa, vay haline. Uçmayı öğrense bile bir daha ikna edemez seyircileri büyüsüne.

     

    Zeki Müren bu zorlu yolu zarafetle yürümüş, hatta kendine has yürüyüş tarzını bir ekole dönüştürmüş sanatçılardan. Yeteneğiyle yetinmemiş; sesini, kendinden sonra gelen birçok yorumcuya ilham olacak bir vokal tekniğiyle birleştirmiş. Yürürken çevirdiği lobutları her daim cilalı, parıl parıl tutmakla kalmamış; sürekli yeni lobutlar eklemiş kariyerine. Üç yüze yakın şarkı bestelemiş; güfteler, şiirler yazmış. Filmlerde oynamış. TRT baskısının yarattığı, mikrofon önünde elleri bağlı şarkı söyleyen solist klişesine kafa tutmuş. Sahnesine kostümü ve dekoru dahil etmiş. Zamanla kostümleri ve tavrı, seyircisi olagelmiş muhafazakar toplumun kalıplaşmış cinsiyet rollerine karşıt bir hale evrilmiş. Ama bu karşıtlık hiçbir zaman tam potansiyeline ulaşmamış, hiçbir medyada yüksek sesle dile getirilmemiş. Sanat güneşimizin sahneye taşıdığı cinsiyetlerarası varlığı bir fısıltı olarak kalmış hep.

    Elli yıla yakın kariyeri boyunca ‘‘en derin duyguların’’ betimlendiği yüzlerce sanatsal üretime, binlerce röportaja, milyonlarca açıklamaya rağmen; Zeki Müren’in, kendi cinsel kimliğine ve/veya yönelimine dair hiçbir beyanı bulunmamakta. Işıl ışıl taşlar, parlak pelerinler, rengarenk tüyler açık ettikleri kadarını gizlemişler de. Hep üçüncü, beşinci ağızlar konuşmuşlar bu konuda. Kendisiyle yakın dönemlerde, aynı kalıplaşmış rolleri eğip büken Huysuz Virjin’in bir anısı var yalnızca elimizde. Bir gece Zeki Müren, Huysuz’un sahne aldığı bir mekana geliyor. Şov sırasında Müren’in bir şarkısını seslendirirken, güftedeki ‘‘elemlerle doldu benim her anım’’ dizesini, ‘‘erkeklerle doldu’’ olarak değiştiriyor Huysuz. Sanat Güneşimiz de ölümünden sonra arkadaşlarından öğrendiğimiz muzipliğiyle atlıyor lafa: ‘‘Arada kadınlar da oldu canım!’’ Beyana en yakın bir tek bu cümle kalıyor geriye. O da ikinci ağızdan; hafızanın yanlı, kendine yontan ellerinden çıkma. 

     

    Sanatının saygı görebilmesini bu suskunlukla sağlamış Zeki Müren. Zira narsistik kişilik bozukluğundan muzdarip toplumumuz empatiden yoksundur. Akacak mecra bulamadığı için değirmende dönüp duran libidolar, aksi büyük harflerle, altı çizilerek söylenmedikçe kendi kafalarındakini tek gerçek addederler. Şartları sağlayıp içinizdekini açık ederseniz de vay halinize. Çünkü onların gerçekliğiyle çatışıyorsa söyleminiz, düşmanları olursunuz artık. Zeki Müren bu bıçak sırtı ikiliği idare edebilmek, seyircisine nefretlerini tetiklemeden ulaşabilmek için kariyeri boyunca çok çabalamış. Yoğun gazino programı sebebiyle İstanbul dışında çalışamadığı, turneye çıkamadığı zamanlarda Anadolu’ya ulaşmak için filmler çevirmiş. Sesini böyle duyurmuş kendisine ulaşamayanlara. ‘‘Canı Ege’sine saygısıyla’’ gitmiş. Her konuşmasında ‘‘onu var eden dinleyicilerine sonsuz minnetlerini’’ sunmuş. ‘‘Alkışlarla yaşamış.’’ Bütün bunlar adının birkaç nesil boyu bir küfür gibi kullanılmasından koruyamamış onu ama ikiyüzlü ahlak yapımızın omuzlarında bir yer edindirmiş kendisine.  

     

    Gizli saklı yaşanan, hasıraltına süpürülen, etrafı çevrilip sınırlı bir alana sıkıştırılan hayatlar yabancılaşmaya, içine itildiğin çukurun çıkışsızlığına inanmaya sevk eder insanı. Yalnızlaştırır. Güvensizleştirir. Bütün hayat enerjisini Zeki Müren’i ip üzerinde tutmaya harcayan Müren de kariyerinin son demlerinde bu hissiyatla baş başa kalmış. Son röportajlarında yalnızlığını anlatmış hep. Çünkü alkışlardan doğan bir aradalık yanılsaması sahneye aitmiş, sahnede kalmış. Onca zaman hem kendisi hem de milyonlar için sahnelerin Zeki Müren’i olmak, hayata hiç sirayet etmeyecek ‘‘bir sevgiyi istemek’’,  ilk plağında okuduğu şarkının sözlerindeki gibi sevilebilmek, takdir görebilmek için durmadan şakıyan parlak tüylü ‘‘Bir Muhabbet Kuşu’na’’ dönüşmek yormuş kalbini. İp kopmuş. Sahne hayatı yutmuş.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Emin Alper’in yeni filmi Kurtuluş vizyona giriyor

    25 Şubat 2026

    Emin Alper’den Berlinale’de Gazze ve Rojava mesajı; Gümüş Ayı kazandı

    22 Şubat 2026

    Behemoth’tan iptal açıklaması: “Şeytani propaganda değil, bağnaz yasakçılık!”

    11 Şubat 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ertan Eroğlu

    Yoksulluğun normalleşmesi ve gündelik hayatın sessiz eğitimi

    Mehmet Murat Yıldırım

    Zil sesi ilahi olan bir ülkede çocuk olmak

    Mehmet Murat Yıldırım

    Bir karikatürün içinden baktım ülkeye

    Elif Gamze Bozo

    Alican Uludağ, Hakan Tosun ve susturulan kalemler: Gerçeğin bedeli

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Adil Okay

    Laiklik tamamlanmış bir hikaye mi? Bu ülke hiç gerçekten laik oldu mu?

    Aziz Çelik

    Kemal Türkler 100 yaşında!

    Mehmet Horuş

    Cemil’in manifestosu

    Deniz Yazgan

    Sağlamlık Sözleşmesi’nin bir türlü reddedilemeyişi

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    İstanbul Özel İtalyan Lisesi öğretmenlerinin mücadelesine uluslararası destek

    27 Şubat 2026

    Almanya’da ulaşım grevi: Belediyelere bağlı hatlar durdu

    27 Şubat 2026

    Polyak direnişinin 8’inci gününde Bağımsız Maden-İş yöneticilerine gözaltı

    27 Şubat 2026
    KADIN

    Barışa İhtiyacım Var: Kadınlar konuştu Rapor sustu

    27 Şubat 2026

    DEM Parti’nin kadın cinayetleri önergesi Meclis’te reddedildi

    25 Şubat 2026

    DEM Parti’den kadın cinayetleri için genel görüşme talebi: “Kadınların yaşam hakkı sistematik olarak korunmuyor”

    25 Şubat 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.