Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    “Türkiye’de en yüksek dislike alarak tarihe geçmiş bulunmaktayım” paylaşımına 6 yıl sonra dava: Namıdiğer Sisyphos  yargı kıskacında

    10 Mayıs 2026

    Halk TV’de ayrılıklar sürüyor: Buket Güler de veda etti

    10 Mayıs 2026

    Diyarbakır’da tarihi zafer şöleni: Amedspor Süper Lig başarısını yüz binlerce kişiyle kutladı

    10 Mayıs 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Al Burcu’yu, vur Özlem’e

      10 Mayıs 2026

      6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

      6 Mayıs 2026

      Her bijî Amedspor!

      2 Mayıs 2026

      Devrimciler de ölür, ama…

      2 Mayıs 2026

      1 Mayıs alanında bir gazeteci: Not defterim ve kameram

      30 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

      9 Mayıs 2026

      Ana akım sendikacılığın krizi!

      4 Mayıs 2026

      Madenci direnişinin gösterdikleri

      4 Mayıs 2026

      Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

      3 Mayıs 2026

      2026’da emeğin durumu

      3 Mayıs 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » LGBTİ+ çalışanlar, işlerini kaybetmemek için kimliklerini gizliyor

    LGBTİ+ çalışanlar, işlerini kaybetmemek için kimliklerini gizliyor

    Siyasi Haber11 Aralık 2020
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    ‘Türkiye’de Özel Sektör ve Kamu Çalışanı LGBTİ+’ların Durumu Araştırması’ sonuçlarına göre özel sektörde çalışan LGBTİ+’ların yüzde 14.8’i işyerlerinde tamamen açık; bu oran kamuda yüzde 3.4’e düşüyor.

     


    Kaos GL’nin 2015 yılında başlattığı ve 2018 yılından beri Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Araştırma Merkezi’yle birlikte yürüttüğü araştırmanın 2020 yılı sonuçları açıklandı.


    Araştırmaya özel şirket çalışanı 674, kamu çalışanı 175 olmak üzere toplamda 849 LGBTİ+ olduğunu beyan eden kişi katıldı.


    “Cinsiyet kimliği/ cinsel yönelim/ interseks durumu açısından çalıştığınız kurumda açık davrandığınızı düşünüyor musunuz?” sorusuna 175 kamu çalışanı katılımcının 86’sı (yüzde 49.1) “Tamamen kapalıyım” yanıtını verdi. 25 kişi (yüzde 14.3) kısmen açık olduğunu, sadece altı kişi (yüzde 3.4) ise cinsiyet kimliği/ cinsel yönelimi/ interseks durumu açısından çalıştığı kurumda ‘tamamen açık’ olduğunu belirtti. ‘Açık olmasalar da tahmin edildiklerini’ düşünenler yüzde 30.3 (53 kişi) oranındadır. 


    kamu açık


    Kısmi açıklık yakın çalışma arkadaşlarına


    Özel sektörde ise cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve interseks durumuna ilişkin olarak işyerinde tamamen açık olduğunu beyan eden katılımcıların sayısı 100 (yüzde 14.8). Ankete katılan 221 kişi (yüzde 32.8) işyerinde tamamen kapalı olduğunu beyan etti; 189 kişi (yüzde 28.0) ise kısmen açık olduğunu ifade etti. Bu kısmi açıklığın ise genelde yönetime veya işverene karşı değil, yakın çalışma arkadaşlarına veya diğer LGBTİ+ çalışanlara dönük olduğu gözlemlendi.


    özel sektör açık


    İşe alım sürecinde ayrımcılık


    “İşe alım sürecinde (iş ilanları, mülakat, sınavlar vs.) cinsiyet kimliğiniz/ cinsel yöneliminiz/ interseks durumunuza dayalı olarak herhangi bir ayrımcı tutum, söylem, davranış ya da uygulama ile karşılaştınız mı” sorusuna kamu çalışanlarının yüzde 42.9’u (75 kişi) “Karşılaşmadım çünkü kimliğimi gizledim” cevabını verdi.


    Bu durum, LGBTİ+’ların kamu sektöründe istihdama erişimde ayrımcılığa uğramaktan çekindiklerini göstergersi olarak yorumlandı.


    kamu işe alım süreci


    Özel sektörde ise bu soruya yine aynı oranda (289 katılımcı) “Hayır” yanıtını verdi. Ancak yine aynı şekilde 188 katılımcı (yüzde 27.9) bu durumu ‘cinsel kimliğini gizlemesine’ bağladı. Yüzde 22.6 oranındaki katılımcı da ayrımcılığa maruz kalmadığını ‘çünkü cinsiyet kimliğinin/ cinsel yöneliminin/ interseks durumunun belli olmadığını’ ifade etti.


    özel sektör işe alım süreci


     “Çalıştığınız kurumda bizzat size yönelik cinsiyet kimliğiniz/ cinsel yöneliminiz/ interseks durumunuza dayalı herhangi bir ayrımcı tutum, söylem, davranış ya da uygulama ile karşılaştınız mı” sorusu yönetilen kamu çalışanlarından yalnızca yüzde 10.9’u (19 kişi) “Evet, karşılaştım” yanıtını verdi.


    Ancak ayrımcılık ile karşılaşmadığını belirten yüzde 43.4’lük (76 kişi) kesim bunu cinsiyet kimliği/cinsel yönelimi/interseks durumunu gizlemesine bağladı. Benzer şekilde katılımcıların yüzde 22.9’u (40 kişi) da ayrımcılık ile karşılaşmadığını belirtti, ancak buna neden olarak cinsiyet kimliği/cinsel yönelim/interseks durumunun belli olmamasını gösterdi.


    Sadece yüzde 22.9 (40 kişi) oranında katılımcı bu soruya “Karşılaşmadım” yanıtını verdi.


    Genel bir değerlendirmeyle katılımcıların yüzde 77.2’sinin ya doğrudan bir ayrımcılık deneyimi yaşadığı (yüzde 10.9; 19 kişi) ya da böyle bir deneyim yaşamamak için kimliğini gizlediği (yüzde 43.4; 76 kişi) veya ayrımcılık ile karşılaşmamasını kimliğinin belli olmamasına bağladığı (yüzde 22.9; 40 kişi) görüldü.


    Özel sektör çalışanlarına yöneltilen “Çalıştığınız kurumda LGBTİ+’lara karşı ayrımcılığı önlemeye yönelik kurallar ya da kurullar var mı” sorusuna yalnızca 85 katılımcı (yüzde 12.6) olumlu yanıt verdi. Bu 85 katılımcıdan sadece 26’sı çalıştıkları işyerlerinde açık olduklarını beyan etti.


    24 katılımcı ise (yüzde 3.6) kurumlarının yurt dışı birimlerinde ayrımcılığı önlemeye yönelik kurallar ya da kurullar olduğunu ama bu politikaların Türkiye’de uygulanmadığı görüşünde.


    Katılımcıların büyük çoğunluğu ise bu soruya ‘yok‘ (yüzde 47.8) ve ‘bilmiyorum‘ (yüzde 17.4) seçeneklerini işaretleyerek yanıt verdi.


     


    “Bir gün yaşamımı LGBTİQ+’ların özgürce var olduğu bir ülkeye taşıyacağım”


    Araştırmada katılımcıların paylaşımlarına da yer verildi:


    • Günün en az 9-10 saati boyunca kendin olamamak, sürekli bahaneler veya

      gizlemelerle bir şeyler anlatmak yoruyor insanı yoksa çalışmak değil. (Sivil

      toplum alanında çalışan gey queer)
    • İş ortamında natrans heteroların ağırlıkta olması durumunun LGBTİ+ları,

      kariyerlerinde bir adım geride başlattığını düşünüyorum. Ve örtülü homofobinin bilinirliğinin yaygınlaşması gerektiğini düşünüyorum. Ayrımcılık denince hala sadece eşcinsellerin yaşam hakkından bahsedildiği düşünülüyor. Bu sebepten pek çok kişi hala içselleşmiş fobisinin farkında değil, yüzleşemiyor. (Medya sektöründe çalışan gey erkek)
    • İşyerinde açık olmadığım, gizlediğim ve buna katlandığım için beni yargılayan çok fazla LGBTİ+ arkadaşım var. Beni kabul etmeyen bir kurumda çalışmamın yüzsüzlük ve gurursuzluk olduğunu belirtiyorlar. Açılmalı ve gerekiyorsa işyerimin kimliğimden dolayı bana uygulayacakları yaptırımlara karşı durarak onlarla sosyal ve hukuki açıdan savaşmamı istiyorlar. Ama ben savaşmayı seven biri değilim. Hırslıyım, iş koşullarında yarışabilirim ama savaşamam. Kimliğimle, protesto halinde yaşadığım bir hayatı mevcut hayatıma tercih etmiyorum. Keşke her LGBTİ+ bireyin savaşmak zorunda olmadığını kabullenebilsek. Gördüğünüz gibi duyarsız değilim. Her zaman destek olabilirim. (Reklam alanında çalışan gey erkek)
    • Bir gün yaşamımı LGBTİQ+’ların özgürce var olduğu bir ülkeye taşıyacağım. İşte o zaman gerek özelde gerek kamuda gerek ise eğitim-öğretim hayatım boyunca yüz yüze geldiğim homofobileri tek tek ifşa edeceğim. Vakıf üniversitesinde öğretim elemanı olarak çalıştığım zamanlar, (xxx)* Lisesi, (xxx) mezunu bir kadın dekan hocamız tarafından çok ağır homofobiye maruz kaldım. Dışarıdan baktığınızda aydın ve muhalif görünen bu birey benim yanımdayken, kendi oğlunun eşcinsel olmasından çok korktuğunu ve bunun olmaması için eve gidip Yasin okuyacağını söylerdi. Ve daha neler neler…Bu insanlar öteki olmanın, dışlanmış olmanın ne demek olduğunu bilmeden, toplumun onayladığı statülerin içinde rahat bir yaşam sürerken bizler; eziliyor, dövülüyor ve hatta öldürülüyoruz. Unutmayacağız. (Akademik personel olarak çalışan gey erkek)


    "Türkiye'de Özel Sektör Çalışanı LGBTİ+'ların Durumu" Raporu”nu okumak için TIKLAYIN


     


    "Türkiye'de Kamu Çalışanı LGBTİ+'ların Durumu" Raporu”nu okumak için TIKLAYIN

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Sağlık Bakanlığı önünde transların hormona erişim eylemine polis engeli

    20 Nisan 2026

    Trans doktor Larin Kayataş: Sağlık Bakanlığı görevime son verdi

    24 Mart 2026

    Lemkin Enstitüsü: ABD’de translara karşı soykırım başlatıldı

    14 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Al Burcu’yu, vur Özlem’e

    Ömer Bölüm

    6 Mayıs: Darağaçlarını aşan bir devrimci hafıza

    Mehmet Murat Yıldırım

    Her bijî Amedspor!

    Muhsin Dalfidan

    Devrimciler de ölür, ama…

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Mehmet Türkmen

    İş cinayetlerine sessiz kalmak da politiktir

    Aziz Çelik

    Ana akım sendikacılığın krizi!

    Aziz Çelik

    Madenci direnişinin gösterdikleri

    Fehim Taştekin

    Mali’den Kıbrıs’a acayip ortaklıklar: Darbeler, İslamcılar, seküler ayrılıkçılar, Ukraynalılar ve Fransızlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Temel Conta işçileri grevde ikinci Anneler Günü’nü geçirdi

    10 Mayıs 2026

    Bağdat’ta çiftçiler hakları için sokakta: Buğday bedellerinin ödenmesini istediler

    10 Mayıs 2026

    Öğretmene mobbing ve taciz uygulayan müdür yardımcısına hapis cezası

    8 Mayıs 2026
    KADIN

    Şüpheli kadın ölümleri için adalet çağrısı: “Cezasızlık erkek şiddetini büyütüyor”

    10 Mayıs 2026

    Sosyal-İş’ten “Kadının Görünmeyen Örgütlülüğü” çalıştayı

    8 Mayıs 2026

    Meksika’da Kadın Cinayetlerine Karşı Ulusal Yasa’nın yolu açıldı

    30 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.