AYDIN’ın Kuşadası ilçesinde gerçekleştirilmesi planlanan 1. Kuşadası LGBTİ+ Onur Haftası etkinlikleri, herhangi bir resmi yasaklama kararı bulunmamasına rağmen emniyet görevlilerinin fiili müdahaleleriyle karşı karşıya kaldı. Edinilen bilgilere göre, 11 Haziran’da (bugün) yapılması planlanan takas pazarı, 14 Haziran’daki yürüyüş ve 16 Haziran’daki film gösterimi gibi hem açık hem de kapalı alan etkinlikleri “izin verilmeyeceği” gerekçesiyle engellenmek isteniyor. Konuya ilişkin gazetemize konuşan Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi üyeleri, bu hukuksuz uygulamalara karşı geri adım atmayacaklarını ifade etti.
Emniyetten etkinliklere peş peşe fiili engellemeler
Hafta kapsamında bugün düzenlenmesi planlanan takas pazarı etkinliğinin, Kuşadası Emniyeti tarafından “Yapamazsınız, yapmayacaksınız” denilerek fiili olarak engellendiği öğrenildi. Benzer şekilde, 14 Haziran’da gerçekleştirilmesi öngörülen Onur Yürüyüşü’nün de Aydın Emniyeti’nin “İzin verilmiyor, yapamazsınız” yönündeki müdahalesiyle karşılaştığı belirtildi. Baskıların sadece kamusal alanlarla sınırlı kalmadığı, 16 Haziran’da yapılması planlanan kapalı alan film gösterimine de müdahale edilerek sürecin tamamen fiili bir ablukaya dönüştürüldüğü aktarıldı.
“Baskılar bizi yıldıramaz, etkinlikler yapılacak”
Süreçle ilgili görüştüğümüz Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi üyeleri, ortada hiçbir resmi ve hukuki dayanak bulunmadığının altını çizdi. Emniyet yetkililerinin kararlarının tamamen keyfi olduğunu belirten inisiyatif üyeleri, yaratılmaya çalışılan korku iklimine boyun eğmeyeceklerini vurguladı. Bu tür engellemelerin ve baskıların kendilerini yıldıramayacağını ifade eden üyeler, planlanan etkinliklerin ve dayanışmanın bir şekilde sürdürüleceğini dile getirdi.
“Yasak kararı yoksa kim, hangi yetkiyle engelliyor?”
Yaşanan fiili engellemelerin ardından Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi, kamuoyuna yazılı bir açıklama da yayımladı. Resmi bir yasak kararı olmaksızın anayasal hakların çiğnendiği belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi, “Kamusal alanlardan sonra şimdi de kapalı alan etkinliklerimizin hedef alınması, yalnızca LGBTİ+’lara yönelik ayrımcılığın değil, temel hak ve özgürlüklere dönük açık bir saldırının göstergesidir. Soruyoruz: Yasak kararı yoksa kim, hangi yetkiyle, hangi hukuki dayanakla etkinliklerimizi engellemeye çalışmaktadır? Bu girişimler hukuktan değil, LGBTİ+ düşmanlığından beslenmektedir. Amaç güvenlik sağlamak değil; görünürlüğümüzü azaltmak, dayanışmamızı dağıtmak ve bizi kamusal yaşamın dışına itmektir.”
Gökkuşağı bayrağı hedef alındı
Açıklamada ayrıca, geçtiğimiz günlerde Kuşadası Kadın Platformu’nun 12. Yargı Paketi ve nafaka hakkına karşı düzenlediği eylemde de benzer bir baskının yaşandığı hatırlatıldı. Eylemde gökkuşağı bayrağının açılmaması yönünde emniyet baskısı kurulduğu ve açılması halinde müdahale edileceğinin söylendiği aktarılarak şöyle denildi,”Hiçbir suç unsuru taşımayan, hiçbir yasal engeli bulunmayan bir simgenin tehdit konusu haline getirilmesi kabul edilemez. Gökkuşağı bayrağı suç değildir. LGBTİ+ varoluşu suç değildir. Asıl kabul edilemez olan, anayasal hakların keyfi biçimde sınırlandırılmaya çalışılmasıdır. Bütün bu girişimler aynı siyasi aklın ürünüdür. Ancak bilinmelidir ki LGBTİ+’lar bu kentin de bu ülkenin de eşit yurttaşlarıdır.”
“Haklarımızı kullanmak için kimseden izin istemiyoruz”
Emniyet eliyle yürütülen bu sürecin hukuksuzluğu normalleştirme çabası olduğu ifade edilen açıklama, şu net mesajla son buldu, “Haklarımızı kullanmak için kimseden izin istemiyoruz. Toplanmak, bir araya gelmek, üretmek, dayanışmak ve var olmak en temel hakkımızdır. Etkinliklerimizi engellemeye çalışanlara, baskıyla görünmez kılmaya çalışanlara ve nefret siyasetini büyütenlere karşı sözümüz nettir: Ne korkacağız ne de geri çekileceğiz. Çünkü tarih göstermiştir ki yasaklar geçicidir, mücadele kalıcıdır. Kuşadası’nda onuru, dayanışmayı ve özgürlüğü savunmaya devam edeceğiz.”

