Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

    25 Ekim 2026

    Smart Solar işçilerinden yürüyüş: “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız!”

    25 Ekim 2026

    MEB Bakanı Yusuf Tekin’i protesto eden TİP’li öğrenciler tutuklandı

    25 Ekim 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

      25 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

      21 Ekim 2026

      Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

      20 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

      19 Ekim 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 1. yazı

      18 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026

      Ucuz hammadde avı

      12 Ekim 2026

      Şimdi Che okuma zamanı

      9 Ekim 2026

      Türkiye Osmanlı gibi büyük kaybeder

      7 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Ekonomi yönetiminde sıkışma – II: Talih bir kez daha hükümetin yüzüne gülecek mi? – Ümit Akçay

    Ekonomi yönetiminde sıkışma – II: Talih bir kez daha hükümetin yüzüne gülecek mi? – Ümit Akçay

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Önceki yazıda, Türkiye ve dünya ekonomisindeki gelişmelerin sonucunda 2015 yılında bir yandan ekonomik büyümenin tempo kaybetmeye devam etmesi, diğer yandan da enflasyondaki artşın sürmesi senaryosunun kuvvetli bir ihtimal olarak karşımızda durduğuna işaret etmiştim. Bu gelişmeler sonucunda ekonomi yönetiminin hareket alanının daralabileceği ve  hükümet üzerinde ekonomik sorunların baskısının daha da artabileceği ihtimali üzerinde durmuştum. Bu yazının konusu, hükumetin elinde bu sıkışma tablosuna müdahale edebilmek için var olan seçeneklerin neler olabileceği. Uluslararası konjonktürdeki gelişmeler, hükümet açısından önceki yazıda işaret ettiğim olumsuz tabloyu dağıtabilir mi? sorusu, bu yazıda değineceğim ikinci konu olacak.

    Hükümetin Önündeki Alternatifler

    Hükümetin manevra kabiliyeti, para politikasındansa maliye politikası alanında daha geniş. Bunun nedeni merkez bankasının bağımsız olması ve hükumetin müdahalesi dışında olması değil, önümüzdeki konjonktürde para politikası ile yapılabileceklerin sınırlı olmasıdır. Ekonomideki olası bir kötüleşme karşısında hükumetin elindeki olanakları altı başlıkta toplayabiliriz.

    – İlki, kamu borcunun görece düşük olmasıdır. Kamu borcunun göreli  düşüklüğü, (a) kamu harcamalarını artırarak ekonomiyi canlandırma seçeneğinin kullanıma hazır olmasını, (b) daha düşük faizle borçlanabilmeyi, (c) bir dış şok karşısında ekonominin ani durmasına karşı istihdamın sert bir şekilde daralmasını bir süreliğine de olsa durdurmaya yarayacak önlemleri almayı, (d) özel sektörün karşılaşacağı bir borç sıkışması durumunda, bu borçlara devlet garantisi verilmesini mümkün kılacak bir alan yaratmaktadır.

    – İkincisi, net hata ve noksan kaleminden gelen paranın sürmesidir. 2014’ün ilk 9 atında “kaynağı bilinmeyen” para girişi 8 milyar doları aşmış durumda. Bu, özellikle cari açık sorununun hafifleterek hükumetin elini rahatlatıyor.

    – Üçüncüsü, kıdem tazminatı ve işsizlik fonunda biriken paranın ekonomiyi canlandırma amaçlı kullanılması. Bu zaman zaman gündeme gelen ancak her seferinde güçlü bir direnişle karşılaşan bir seçenek. Ancak, işlerin kötüleşmesi durumunda bu fonların acil durum tedbirleri çerçevesinde devreye sokulması gündeme gelebilir.

    – Kamu bankaları aracılığıyla kredi genişlemesinin sürdürülmesi bir değer seçenek. Hükumet, özellikle 2008 krizi sırasında, kamu bankalarının kriz dönemlerinde ne kadar işe yaradığını deneyimledi. Bankacılık sektöründeki kamu varlığı, önümüzdeki olası ekonomik sorunlarda da benzer amaçla kullanılacaktır.

    – Özelleştirmelere hız vermek, bir diğer seçenek. 2014 yılında yeniden hızlanan ve şimdiden 10 milyar dolara ulaşan özelleştirme sürecinin 2015’te de sürmesi beklenmeli. Özellikle enerji sektörü ve termik santrallerin satılması gündemde.

    – Son olarak, başta konut sektörü gibi kilit alanlar için olmak üzere vergi indirimi, kar garantisi ya da yatırım teşvikleri gibi araçlar, hükumetin kullanabileceği alternatifler arasında yer alıyor.

    Ekonomik Sarsıntıyı Önlemeye Yeter Mi?

    Ancak yukarıda sıralanan önlemlerin hemen hepsi tek atımlık silahlardır. Kamu mali disiplini, 2000’li yıllardaki neoliberal programın alamet-i farikalarından biriydi. Mevcut şartlar altında eğer bu ortadan kalkarsa, ne enflasyonu tutmak, ne bankacılık alanındaki düzenlemeleri sürdürebilmek ne de düşük bir faizle borçlanabilmek mümkün olacaktır. Dolayısıyla, ekonominin kötüye gitmesi durumunda hükumetin elinde seçenekler var. Ancak bu seçenekler, mevcut sorunların çözümünü değil, sadece olası ani çöküş durumunu yumuşatmaya yarayacaktır. Yoksa bu önlemler stagflasyonist eğilimleri ortadan kaldırmaz sadece bunları zamansal olarak ileriye erteleyebilir. 

    Talih Bir Kez Daha Hükümetin Yüzüne Gülecek Mi?

    Önceki yazıda ana hatlarıyla özetlediğim ve ekonomi yönetiminin sıkışması ile sonuçlanabilecek dünya ekonomisindeki gelişmelere, geçtiğimiz ay yenileri eklendi. Bu yeni gelişmeler, bir kez daha talihin (uluslararası konjonktürün) AKP’nin yüzüne gülmesine sebep olabilir. Bu gelişmeleri şöyle özetleyebiliriz:

    – Dünya ekonomisindeki yavaşlamanın bir sonucu olarak yaşanan petrol fiyatlarının düşüşü, hem hükumetin enflasyon ve cari açık açısından elini rahatlatacak, hem de faiz artışı yapmadan enflasyonun düşüşünü mümkün kılacağı için stagflasyonist gidişatın önünde tersine işleyen bir yavaşlatıcı olacaktır. 

    – Hükümetin en çok bel bağladığı gelişmelerden biri, deflasyon ve resesyon tehdidi ile yüzyüze olan Avrupa’nın yeni bir parasal genişleme operasyonu başlatacak olması. Ekonomi Bakanı Zeybek bu durumu şöyle özetlemiş:

    “ABD parasal daralmaya giderken, Avrupa Merkez Bankası, ‘ben parasal genişlemeye gidebilirim’ dedi ve şu anda gidiyor… Evet, Türkiye Fed’den etkilenecektir ama Avrupa Birliği’nden etkilenmesiyle, Fed’den negatif etkilenme nötrolize olacaktır, hatta artıya geçecektir. Yani Türkiye, bundan pozitif yönde etkilenecektir.”

    – Üçüncü ve en önemli gelişme FED’in faiz artışının zamanlamasına dair yaşandı. Buna göre FED daha önceden ilan ettiği gibi Ekim ayı sonunda, 2008 yılında başlayan bilanço genişlemesine dayanan para politikasını (QE) sonlandırdı. Ancak dünya ekonomisinde, ABD dışındaki önemli üretim üslerindeki yavaşlama nedeniyle, faiz artışında acele etmeyeceğini ima etti. Dolayısıyla, dünyanın geri kalanında ABD’ye doğru olması beklenen parasal hareketin bir süre daha ertelenmesi ihtimali gündeme geldi.

    Sonuç: 2015 (Seçimi) İçin İşler Tıkırında (mı?)
    Toparlamak gerekirse, iki yazının sonuçlarını şöyle özetleyebiliriz:
    – Dünya ekonomisinde küresel ekonomik krizin derinleşmesi aşamasına girilirken, Türkiye ekonomisi 2015 yılıyla birlikte ekonomi yönetiminin hareket alanının daraldığı bir konjonktüre girilecek.
    – Ancak petrol fiyatlarının düşüşü ya da FED’in faiz artırma kararının ertelenmesi gibi etkenlerle bu olumsuz konjonktürün etkileri hafifleyebilir.
    – Bu hafifletici etkiler hükumete sadece zaman kazandırabilir.
    – Ana doğrultunun olarak ekonomik büyümenin yavaşlaması ve işsizlikteki artışın sürmesi biçiminde gerçekleşmesi kuvvetli olasılık.

    BU yazı Kriznotlari.blogspot.com adresinden alınmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Kürt edebiyatının başyapıtı Mem û Zîn dijitalde

    22 Ekim 2026

    Diyarbakır Şehir Hastanesi şantiyesinde zafer: Yapı Yol-İş üyesi işçilerin direnişi 17’nci gününde kazandı

    18 Ekim 2026

    Avrupa Parlamentosu’nda Kürt Konferansı: “Abdullah Öcalan derhal serbest bırakılsın”

    14 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Nevzat Onaran

    Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 3. yazı

    Mahsuni Gül

    Hacı Bektaş Dergâhı Çelebilerine yönelik takibatlar: Yasaklar, soruşturmalar ve polis gözetimi

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (III) Sahtekârlığı ifşa: 2. yazı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Uçum kim gibi?

    Volkan Yaraşır

    Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

    Alp Altınörs

    Ucuz hammadde avı

    M. Ender Öndeş

    Şimdi Che okuma zamanı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Solar işçilerinden yürüyüş: “Üreten biziz, yöneten de biz olacağız!”

    25 Ekim 2026

    Basın emekçilerinden ortak ses: “Sansüre hayır, habere özgürlük!”

    24 Ekim 2026

    DİSK’e bağlı sendikalardan Kartal Meydanı’nda miting kararı: 29 Kasım’da yoksulluğa ve kayyımlara karşı kitlesel buluşma

    23 Ekim 2026
    KADIN

    AYM’nin süresiz nafaka iptaline kadınlardan tepki: “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz”

    23 Ekim 2026

    Kadınlar Fatmanur ve Hifa İkra için Taksim’de sokakta

    18 Ekim 2026

    Gülistan Doku dosyası: Tuncay Sonel ve siber çete üyesinin uyuşturucu yazışmaları dava dosyasında!

    5 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.