Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    DEM Parti’den yeni eğitim yılı çağrısı: “Anadilinde eğitim hakkı tanınmalı, eğitim makbul yurttaş üretme aracı olmamalı”

    12 Eylül 2026

    12 Eylül askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti: Yüzleşilmeyen karanlık miras sürüyor

    12 Eylül 2026

    Emniyet baskısı sonucu Rojbash filminin gösterimi engellendi!

    12 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

      10 Eylül 2026

      Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

      9 Eylül 2026

      Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

      9 Eylül 2026

      6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

      8 Eylül 2026

      6-7 Eylül’den Çerçeve Yasa’ya tarihsel hafıza ve demokratik dönüşüm

      6 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026

      Okullar açılırken

      6 Eylül 2026

      Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

      31 Ağustos 2026

      Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

      31 Ağustos 2026

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » AKP ve MHP tabanına ulaşmalıyız!

    AKP ve MHP tabanına ulaşmalıyız!

    Siyasi Haber22 Mart 2019
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    TUNCAY YILMAZ yazdı: “Her ne kadar faşist blok yaklaşık yüzde 50’lik bir kitleyi şimdiye kadar manipüle etmeyi başarsa da bunların maksimum yüzde 25-30’luk bir kesiminin kemik destekçi olduğunu kendileri de kabul ediyor. Öyleyse sorun, geri kalan yüzde 20-25’lik kesimi faşist bloktan kopartmanın yollarını bulmakta ve zorlamaktadır.”

    TUNCAY YILMAZ


    Seçimlere kısa bir süre kaldı. Sahadaki güçler ellerinde ne var ne yok meydana seriyor, tüm marifetini göstererek seçimden galip çıkmaya çabalıyor.


    AKP-MHP Bloğu sermayenin ve Ergenekon’un desteğini arkasına almış durumda. Belli ki bir süre daha Kürt halkına, devrimcilere, demokratlara, kadınlara, Alevilere, işçilere, geleceğini arayan gençlere, doğaya düşman mevcut iktidar yoluna devam etmek istiyor. 


    Faşist blok dışında kalan güçler ise üzerlerine kapatılmak istenen bu kafesi parçalamak için mücadele ediyorlar. Siyasal perspektifleri, sistemle ilişkileri, orta ve uzun vadeli hedefleri birbirinden farklı olsa da yollarına devam edebilmek için öncelikle AKP-MHP Bloğunun dağıtılmasının zaruri olduğunun farkındalar.


    Sadece sol, sosyalist, yurtsever güçler değil, CHP ve İYİ Parti de AKP-MHP eliyle inşa edilmekte olan faşist diktatörlüğün durdurulamaması durumunda kendilerine yaşam alanı kalmayacağını görüyorlar.


    Erdoğan yerel seçimlerin sonucunun “kaybetmeye başladıkları” anlamına gelebilecek şekilde çıkması durumunda neyle karşı karşıya kalacağının ayırdında. Bu nedenle ne pahasına olursa olsun kazanmak istiyor.


    CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na idam istetiyor, Meral Akşener’e Silivri’nin yolunu işaret ediyor, Karamollaoğlu’nu Soylu’ya linç ettiriyor. HDP ise zaten bir türlü baş edilemeyen, kapatılması gündemleştirilmeye başlanan baş düşman!


    Bunca medya gücüne, devlet imkanına, polis zoruna, yargı katliamına, sermaye ve derin devlet desteğine rağmen istedikleri sonuca ulaşamadıklarını gördükçe de zıvanadan çıkıyorlar.


    Seçimlerin son etabına girerken bundan daha fazlasını yapmaya gayret edeceklerinden, her türlü provokasyona yeltenebileceklerinden, sandıkta ve sayımda mümkün olan, aklımıza gelen gelmeyen bin bir türlü hileye başvuracaklarından ve bunlara rağmen kaybetmeleri durumunda hır çıkarmaya yelteneceklerinden hiç birimizin şüphesi olmasın!


    Bize düşen…


    31 Mart Yerel Yönetim seçimlerinde AKP’nin “kaybetmeye başladığı” havasının oluşması çok önemli bir moral destek olacak olsa da, faşist iktidar blokunun dağıtılması anlamına gelmeyeceği açık. Kan ve zulümle oturdukları iktidar koltuklarından, bu sayede ele geçirdikleri güç, para ve imkânlardan sadece yerel yönetim seçimlerine bakarak vazgeçmeyecekleri kesin. Yaralansalar, kan kaybetseler de kaybettikçe saldırganlaşacaklarını tahmin etmek güç değil.


    Onlara asıl kaybettirecek olan bir bin türlü yalan, dolan ve rüşvetle arkalarında tutmayı başardıkları kitle desteklerinin zayıflaması, zamanla ortadan kalkmasıdır. “AKP’yi iktidara getirenler götürecektir” inanışı yanlış ve bir o kadar da yanıltıcıdır. Eğer biz kitlelerin desteğini AKP’den çekmesini sağlayamazsak onu iktidar edenler gidebildikleri kadar bu faşist, baskıcı, antidemokratik iktidarla devam edecekleridir. Onların demokrasi, insan hakları, barış, eşitlik, özgürlük gibi dertleri yok. Tek konsantre oldukları şey kârlarını ve pazarlarını arttırmak. Ancak bunların tehlikeye girmeye başladığını düşünürlerse, harekete geçen kitleleri manipüle etmek için başka formülasyonları devreye sokmaya çabalayacaklardır.     


    Dolayısıyla bizim konsantre olacağımız şey ülkede ya da uluslararası alandaki güç merkezleri değil, kitle desteğini AKP-MHP manipülasyonundan, mecburiyetinden, beklentisinden kurtarmak olmalı.


    AKP-MHP blokunun her türlü kirli politikayı kullanarak canlı tutmaya çalıştıkları kutuplaşmada güç dengeleri aşağı yukarı belli: Yarı yarıya. 7 Haziran’dan bu yana AKP bu yarı yarıya durumu hırsızlık ve hileyle kendi lehine çevirmeyi başarıyor.


    31 Mart’ta ve sonrasında bu durumu bozmanın tek yolu o ya da bu gerekçeyle AKP-MHP blokuna angaje olmuş kitlede çözülme yaratabilmekten geçiyor.


    Aslında nesnel durum bu çözülmenin başlaması için epey elverişli koşullar sağlıyor. Gerek ekonomik gelişmeler, gerek hat safhaya çıkan siyasal gerilim, gerek bölgede Türkiye’nin içerisine düştüğü durum, gerekse de uluslararası alanda yaşanan daralma, dışlanma hala faşist bloku destekleyen kesimler tarafından da kaygıyla izleniyor.


    Yeter ki kaygı içerisinde olan bu kesimlere ulaşabilelim, onlara hitap edeceğimiz dilde kapsayıcı ve yaratıcı olabilelim.  


    AKP-MHP tabanının korku ve kaygıları


    Her ne kadar faşist blok yaklaşık yüzde 50’lik bir kitleyi şimdiye kadar manipüle etmeyi başarsa da bunların maksimum yüzde 25-30’luk bir kesiminin kemik destekçi olduğunu kendileri de kabul ediyor. Öyleyse sorun, geri kalan yüzde 20-25’lik kesimi faşist bloktan kopartmanın yollarını bulmakta ve zorlamaktadır.


    Bu kesimin tamamı birden bire faşist blokla girdiği çok yönlü ilişkiden vazgeçecek değil, ancak yine de önemli bir bölümü hem ideolojik hem de ekonomik olarak mevcut iktidara karşı güvenini yitirmiş durumda. Onları orada tutan en büyük kaygıları; faşist bloktan kopmaları durumunda kendilerinden de hesap sorulması, kazanımlarına el konulması, bir çeşit öç alınması ihtimali.


    Facebook, twitter sayfalarından öfke, acı ve hayretler içinde kala kala AKP ve MHP’nin çelişkilerini, yalanlarını, iftiralarını yakalayıp yayınlamak anlık rahatlama yaratsa da soruna çözücü katkı sağlayamıyor. Zira sosyal medyanın kendi algoritması sayesinde orada dahi büyük oranda biz bize konuşur durumda kalıyoruz.  


    AKP-MHP Bloğunu ülke ve halklarımız açısından “beka sorunu” olarak gören herkes seçimlere sayılı günlerin kaldığı bu süreci küfretmekle, lanet okumakla, kaderine razı olmakla değil, AKP-MHP’nin etrafındaki zayıf halkayı ikna etmekle geçirmeye gayret etmeli.


    Hepimizin mahallesinde, işyerinde, okulunda, hayatının bir köşesinde temas ettiği bir AKP-MHP’li vardır mutlaka. Ve bunların tamamı da Erdoğan’a peygamber, Bahçeli’ye bozkurt diye tapınanlardan değildir illaki. İktidarın değişmesinden kaygıları olsa da gidişattan da rahatsız olan birkaçını gözümüze kestirelim ve seçimden önceki son günleri bunları ikna etmek için değerlendirelim.


    Seçimlerde de sonrasında da sonuç alıcı tek yol AKP ve MHP’nin bu ülkenin emekçi ve ezilen halkları açısından en büyük beka sorunu olduğunu anlatabilmekten geçecektir.


    21.03.2019 

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    10 Eylül 2026

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    9 Eylül 2026

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    9 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Elif Gamze Bozo

    Bir bedenin sınırları, diğer kadının yapabildikleri değildir

    Kerem Berk

    Soldaki şovenizmin tezahürleri ve devrimci mücadele hattı

    Mahsuni Gül

    Belgelerle Türkiye’nin mezarlık politikası: Cumhuriyetten günümüze kültür kırımı ve hafıza tasfiyesi

    Nevzat Onaran

    6-7 Eylül faili Başbakan Menderes’in fiilleri

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

    Ebru Z. Yıldırım

    Okullar açılırken

    Bedri Tekin

    Sendikalar ve hak arama özgürlüğü üzerine

    Remzi Altunpolat

    Türk usulü vulger Schmittçilik: Mehmet Uçum’un “yurtsever sol demokratlığı” ve neo-faşist rejimin ideolojik grameri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Smart Güneş işçileri üretimi durdurdu: “Arkadaşlarımız işe dönene kadar fabrikayı terk etmiyoruz!”

    12 Eylül 2026

    İSİG Meclisi raporu açıklandı: Ağustos’ta en az 226, sekiz ayda 1509 işçi iş cinayetlerinde katledildi!

    11 Eylül 2026

    Boğaz köprüleri ve otoyolların peşkeş çekilmesine karşı Yol-İş sokaklara çıkıyor: “Kâr sermayeye, zarar kamuya devredilemez”

    10 Eylül 2026
    KADIN

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026

    Mor Çatı’dan şiddete maruz bırakılan kadınlar için feminist rehber: “Ruhsal destek hayati önemde”

    7 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.