Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    23 Ağustos 2026

    Ankara Kale Mahallesi esnafı kriz kıskacında: “Bir hafta siftah yapamadığımız oluyor”

    23 Ağustos 2026

    Maden işçilerinin Bakanlık önündeki eylemi 14. gününde: “Haklarımızı alana kadar gitmiyoruz”

    23 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026

      Ertelemeciliğin ve soyut devrimciliğin çıkmazı

      19 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İyi Parti’nin ‘borç silme’ önerisi ve sınırları

    İyi Parti’nin ‘borç silme’ önerisi ve sınırları

    Siyasi Haber8 Mayıs 2018
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    SEÇTİKLERİMİZ- Ümit Akçay, Duvar’a yazdı: “Kısacası, “borç silme” vaadi, mevcut müesses nizama meydan okuyan bir muhalif parti için iyi bir başlangıç noktası olarak görülebilir. Ancak muhalefetin ufku neoliberalizm ile sınırlı olunca, bu gibi önerilerin, geniş toplum kesimlerinin hayatlarını iyileştirici bir etki yapması mümkün değildir.”

    ÜMİT AKÇAY


    İyi Parti, yaptığı açıklama ile bankalar tarafından takibe alınmış 4.5 milyon borçlunun borçlarının silinmesini içeren bir öneri sundu. Öneriye göre, kurulacak “Türkiye Dayanışma Fonu” mekanizması ile “bankalarca veya tüketici finansman şirketlerince yasal takibe ya da yakın takibe alınmış olan ve de borçları tahsilat şirketlerine satılmış olan 4,5 milyon vatandaşımızın tüketici kredisi, kredi kartı ve kredili mevduat hesaplarından doğan borçları” silinecek.


    Öneri ile isabetli bir şekilde, özellikle en zor durumda olan kesimlerin, yani “işsiz, emekli ya da asgari ücretle çalışanların” borçlarının tamamının silineceği ilan ediliyor. Bu vesile ile borç yapılandırması ya da daha radikal bir öneri olan borç silme üzerine bir iki hatırlatma yapmak istiyorum.


    Yoksulların içerilmesi


    Öncelikle şunu vurgulayayım: Bir ekonomide uzunca bir süredir (i) reel ücretler anlamlı bir şekilde artmıyorsa, (ii) yüksek işsizlik oranı yapısallaşmışsa, (iii) özelleştirmeler nedeniyle kamu hizmetleri pahalılaşıyorsa, borçlanma kişisel bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir.


    Türkiye’de geliri harcamaları oranında artmayan kesimlerin borçlanabilmesinin koşulları ise 2001 krizi sonrasında hayata geçirilen bankacılık reformu sayesinde olanaklı hale gelmiştir. Bu sayede, ekonomide anlamlı bir reel gelir artışı olmadan da talebi canlı tutmak mümkün olmuştur. İlgili literatürde “özelleştirilmiş Keynescilik” olarak adlandırılan bu uygulama, finansallaşmanın temel özelliklerinden biridir.


    Bu köşenin okuyucuları hatırlayacaktır, geçtiğimiz yıl bu zamanlar “En Yoksulların Borçlan(dırıl)ması” başlıklı bir yazı ile bu konuya dikkat çekmiştim. Buna göre 2001 krizi sonrasında yapılan bankacılık reformu sayesinde Türkiye’de 2001-2011 yılı arasında geliri 1000 TL altında olan borçlu sayısı yaklaşık 10 kat artarak 4 milyona yaklaştı. Türkiye’de hane halkı borçlarının neredeyse üçte ikisi ise, geliri 5000 TL altında olanların üzerinde. Yani küçük bir azınlığı çıkarırsak toplumun geniş kesimleri borçlu.


    Borçlanma değil borçlan-dır-ma


    Kısacası yaşanan, tutumsuz harcama yapan müsriflerin borçlanması ve sonunda da bunları ödeyememesi değil. İnsanların, reel ücretlerin anlamlı bir şekilde artmadığı ortamda ya geçinebilmek ya da mevcut standartlarını koruyabilmek için borçlandırılmasıdır.


    Makro ekonomi politikaları buna göre dizayn edilmiştir. Ayrıca borçlandırılmış bir toplumun “ekonomik istikrar talebinin” artması, iktidar partisinin işine gelmiştir. Bu anlamıyla finansal içerilme, 2000’lerde Türkiye’de uygulanan “neoliberal popülizm” modelinin de en önemli bileşenlerinden birini oluşturmaktadır.


    İyi Parti’nin önerisi ve sınırları


    İyi Parti’nin “borç silme” açıklaması, AKP’nin uyguladığı modelin kalbinde yer alan bir soruna işaret etmesi bakımından, başlangıç olarak yerinde bir öneridir. Ancak ironik olan, geçtiğimiz yıllarda bizzat bu makro ekonomik çerçevenin uygulayıcılarından olan Merkez Bankası eski başkanı Durmuş Yılmaz’ın bu açıklamayı yapıyor olması idi. “Borç silme” önerisine eleştiri, müzmin “mali disiplin” sevdalılarının ısrarla ileri sürdükleri “kaynak nerede” argümanı ile değil, “insanların yeniden bu şekilde borçlandırılmaması için ne öneriyorsunuz” şeklinde olmalı.


    Yani “borç silme”, neoliberal makro ekonomik modelin dışına çıkmanın, çalışanların gelirlerini artırıcı ve onları kurumsal ve siyasal olarak güçlendirici bir programın parçası ise anlamlıdır.


    Aksi takdirde, ekonomik yapı, gelir dağılımı ve çalışma koşulları değişmediği sürece, borçluların borçlarının silinmesinin iki etkisi olabilir. İlki borçları silindiği için, insanlar yeniden ve daha çok borçlanabilecekler. İkincisi, bankalar, borçların silinmesi nedeniyle “takipteki alacaklar” kaleminden kaynaklanan yükten kurtulmuş olacak.


    Kısacası, “borç silme” vaadi, mevcut müesses nizama meydan okuyan bir muhalif parti için iyi bir başlangıç noktası olarak görülebilir. Ancak muhalefetin ufku neoliberalizm ile sınırlı olunca, bu gibi önerilerin, geniş toplum kesimlerinin hayatlarını iyileştirici bir etki yapması mümkün değildir.


    Son olarak, eski bir Merkez Bankası başkanı, “borç silme” önerisi yapabiliyorsa, özellikle CHP’deki Hazine kökenli bürokratların önerilerinin ne olacağı, nasıl bir program ile seçmenin karşısına çıkacakları daha büyük merak konusu haline geliyor.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bodrum’da plaj çalışanlarından iş bırakma eylemi: “Denize sıfır işletme, emeğe sıfır ücret”

    22 Ağustos 2026

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Zeki Yaş

    Kürtler yüzme biliyor…

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Aziz Çelik

    25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Maden işçilerinin Bakanlık önündeki eylemi 14. gününde: “Haklarımızı alana kadar gitmiyoruz”

    23 Ağustos 2026

    Beypazarı’ndaki maden kazası ile ilgili 9 gözaltı

    22 Ağustos 2026

    Enerji Bakanlığı önündeki maden işçilerinden şirket yetkililerine tepki: “İşçinin hayatı mı önemli senin itibarın mı?”

    22 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.