Haber: Mehmet Murat Yıldırım
“Zeren Ertaş’ın tek suçu asansöre binmek miydi?”
Açıklamada ilk olarak KYK yurdundaki asansör faciasında yaşamını yitiren Zeren Ertaş’ın davasına değinildi. Sorumluların beraat etmesine tepki gösteren platform, “5 gün önce tüm sorumlular aklandı. Adeta tek suçlu o asansörü kullanan Zeren’miş gibi davranıldı. Bu erkek adalettir, kabul etmiyoruz” dedi.
“Şüpheli ölümler değil, etkin soruşturulmayan cinayetler”
Kadınlar, intihar denilerek kapatılmak istenen ancak kamuoyu baskısıyla yeniden açılan dosyaları tek tek sıraladı:
- Rojin Kabaiş: Dosyasında 2 erkek DNA’sı bulunmasına rağmen kısıtlılık kararıyla gerçekler gizleniyor.
- Nadira Kadirova: Eski AKP milletvekili Şirin Ünal’ın evinde onun silahıyla öldü; otopsisi bir günde bitirilip dosya kapatıldı.
- Yeldana Kaharman: Mehmet Ağar ve oğlunun isminin karıştığı iddiaların ardından evinde ölü bulundu.
- İlayda Zorlu: Polis babasının silahıyla “intihar” denilerek politik bir cinayete kurban gitti.
“LGBTİ+ cinayetleri ve intiharları politiktir”
TOB ETÜ yurdunda yaşamına son veren trans öğrenci Arya’nın ölümüne de dikkat çekilen açıklamada, “LGBTİ+’ların maruz bırakıldığı dışlanma ve yalnızlaştırma, yapısal şiddetin sonucudur. Hedef gösteren politikalar bu ölümlerin asıl sorumlusudur” denildi.
“İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülsün”
Platform, tüm şüpheli dosyaların bağımsız heyetlerce yeniden incelenmesini, delil karartan kamu görevlilerinin yargılanmasını ve İstanbul Sözleşmesi’ne derhal geri dönülmesini talep etti. Eylem, “Kadın cinayetleri politiktir” ve “Erkek adalet değil, gerçek adalet” sloganlarıyla sona erdi.
