Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    23 Eylül 2026

    Kürt sorununun çözümü ve yeni ideolojik zemin bağlamında Alevilik

    22 Eylül 2026

    DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

    22 Eylül 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

      23 Eylül 2026

      Kürt sorununun çözümü ve yeni ideolojik zemin bağlamında Alevilik

      22 Eylül 2026

      Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

      20 Eylül 2026

      Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

      19 Eylül 2026

      Kapitalizm kabuk değiştirirken mezar kazıcıları ne yapacak?

      18 Eylül 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

      21 Eylül 2026

      COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

      20 Eylül 2026

      Bunun adı cadı avı

      17 Eylül 2026

      Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

      15 Eylül 2026

      Almanya: Ulusalcılığın faşizmle imtihanı

      10 Eylül 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Thomas Piketty’nin KAPİTAL’i – Korkut Boratav

    Thomas Piketty’nin KAPİTAL’i – Korkut Boratav

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Adı fazla duyulmamış bir Fransız iktisatçı, Thomas Piketty, 2013’te Fransızca, 2014’te İngilizce bir kitap yayımladı: 21.  Yüzyılda KAPİTAL… Kitap, Fransa’da çok fazla ilgi doğurmadı. ABD’de ise, önce iktisat çevrelerinde, sonra da medyada yoğun (ve çoğunlukla olumlu) yankılarla karşılaştı. Genç, yakışıklı, çok iyi İngilizce konuşan yazar, TV kanallarında boy gösterdi; gazete, dergi sütunlarında, çok izlenen web sitelerinde  röportajları yayımlandı. Kitabı, kısa süre içinde çok satanlar listesinin üst sıralarına yerleşti.

    Kitap, bence (yazarı ile birlikte) ilginç bir “olay”dır ve bazı özelliklerine dikkat çekmek yararlı olacaktır.

    Piketty Fransız’dır; ama akademik mesleğe Amerika’da başlar; henüz 22 yaşında iken, ABD’nin en prestijli üniversitelerinden Massachusetts Institute of Technology’nin İktisat Bölümü’ne kadrolu yardımcı doçent olarak atanır. Üç yıl içinde bu ayrıcalıklı konumu terk edip Paris’e döner. Kitabında, kendi doktora çalışması dahil, ABD’deki iktisat anlayışını beğenmediği için Fransa’ya yerleştiğini açıklıyor. “Politik iktisat” anlayışını yeğlediğini; bu nedenle  Amerikalı iktisatçıları değil, Fransa’nın tarih, sosyoloji, antropoloji alanlarındaki (Braudel, Bourdieu, Godelier gibi) dev bilgelerini örnek aldığını belirtiyor.

    Piketty’nin ana ilgi alanı gelir ve servet dağılımlarıdır. 2005’te Paris İktisat Okulu’nun kurucu başkanı olur; bu okulun bünyesinde çok zengin bir “Dünya Üst-Gelirleri Veri-tabanı” (http//topincomes.parisschoolofeconomics.eu/) oluşmasına öncülük yapar. Kapitalizmin uzun tarihi boyunca eşitsizliklerin anatomisini, gelişim biçimini incelemeyi amaçlayan 21. Yüzyılda KAPİTAL büyük ölçüde bu verilerden türetilen bulgulara dayanmaktadır.

    Piketty, Anglo-Sakson iktisatçıları için (ders kitapları dışında) alışılmadık uzunlukta olan kitabında, tarihsel, sosyolojik kaynaklara, edebî metinlere, filmlere, TV dizilerine bolca başvurmayı yeğliyor. Balzac’ın, Jane Austen’in, Henry James’in romanlarından bolca örnek veriyor. (İlgisiz bir yere Orhan Pamuk’un da sıkıştırılmış olması, yazarın gösteriş, özenti merakını da ortaya koymaktadır.)

    ***

    Piketty, kitabının temel sorunsalını, sınıfsal bir eleştiri perspektifine yerleştiriyor: “Üretimden elde edilen gelirin emek ile sermaye arasında nasıl paylaşılacağı, bölüşüm çatışmasının özünde yer alır.” Kapitalizme özgü bu bölüşüm çatışmasını, işçi hareketlerinin kan dökülerek bastırıldığı güncel ve tarihsel örneklerle destekliyor. Ve bir adım daha atıyor: “Sermaye sahibinin çalışmaksızın elde ettiği gelir, şaşırtıcı, sağduyuyu tahkir eden bir şeydir.”

    Yukarıda özetlediğim “Piketty tablosu, malzemesi”, onu ana-akım burjuva iktisatçılarının alışkanlıklarından, perspektiflerinden, hatta üsluplarından fazlasıyla ayırmaktaydı. Bunlara bir de, bölüşüm sorunsalını emek/sermaye karşıtlığına bağlayan radikal görünüşlü bir söylem eklenince, kitap, Amerikalı liberal/sol iktisatçıların dahi “tahammül eşikleri”ni zorlamış olmuyor mu?

    Öyle anlaşılıyor ki Piketty, yakından tanıdığı Amerikalı meslektaşlarının desteğine önem vermektedir; bu “eşikler”in farkındadır. Bu nedenle ideolojik konumuna açıklık getirecektir: “Ben, komünist diktatörlüklerinin çöküş haberlerini dinleyerek erginliğe ulaşan bir kuşaktan geliyorum. Bu nedenle komünizmin tarihsel başarısızlığını görmezlikten gelen geleneksel anti-kapitalist söylemlere karşı ömür boyu aşılanmış oldum. Doğrudan doğruya  kapitalizmi  kötülemek beni ilgilendirmiyor Adil bir toplumsal düzeni hayata geçirecek en uygun kurum ve politikalara katkı yapmak ile ilgileniyorum.”

    Kitabının son bölümleri bu katkıyı içeriyor: Piketty, sermayenin dağılımındaki eşitsizlikleri, mülkiyet ilişkilerini hedefleyerek değil, veraset/intikal vergileri yoluyla hafifletmeyi önerecektir.

    ***

    Piketty’nin Marx’a bakışı nasıldır? Kitabın başlığı (büyük harflerle “KAPİTAL”), açıkça ve herhalde bilinçli olarak Marx’ın başyapıtını çağrıştırıyor ve Das Kapital’in 21. yüzyıl olguları açısından güncelleştirilmesi ve/veya eleştirilmesi gündemini akla getiriyor.

    Kitapta Marx’a ayrılmış iki kısa (toplam 6 sayfalık) alt-kesim vardır. Buralarda Marx’ın iktisat kuramı iki açıdan eleştiriliyor: Sınırsız birikim ilkesi ve azalan kâr oranı yasası.

    Ne var ki, bu eleştiriler, Marx’ın yaklaşımı algılanmadan oluşturulmuştur. Piketty’nin Marx’a atfettiği “sınırsız birikim” eğilimi, Das Kapital’den çok kendi kitabına damga vurmuştur. “Azalan kâr haddi” üzerindeki eleştiriler ise, Das Kapital’de bu konunun incelendiği bölümler (Cilt 3, III) okunmadan yazılmıştır.

    İşin ilginci, Thomas Piketty bu hususu, New Republic dergisinde yayımlanan bir röportajda (5 Mayıs 2014) kendisine “Marx’ın etkileri” sorulunca itiraf ediyor: “Marx mı? Onu bir türlü gerçekten okumayı beceremedim. Bilmem siz okumayı denediniz mi? Komünist Manifestosu kısa ve güçlü bir parçadır. Das Kapital’in okunması ise bence pek güçtür ve benim için fazla etkili olmadı.”

    Peki, 21.  Yüzyılda KAPİTAL’e hangi iktisat kuramı damgasını vurmuştur? Açıkçası Piketty kuramsal iktisatla ilgili değildir. ABD’de edindiği iktisat formasyonunu neo-klasik kuram belirlemiştir. Zorunlu hallerde bu kuramın önermelerinden hareket ediyor; ancak, hızla, “gerçeklik daha karmaşıktır” gerekçesi ile bunları terk ediyor. İnceleyeceği temel kavramları belirledikten; bunların arasındaki ilişkileri (özdeşlikleri) tanımladıktan sonra, bu kategorilerin, çoğunlukla piyasa fiyatlarından türetilen  uzun dönemli nicel göstergelerini, oranlarını oluşturuyor; tarihsel belirleyicilerini tartışıyor; gözlemleri dönemsel veya daha kapsamlı genellemelere dönüştürüyor.

    Bu yaklaşımın, Marx’ın “bayağı veya kaba iktisat” diye adlandırdığı okulla akrabalığı vardır. Marx’a göre, “kaba iktisatçı, günlük mübadele ilişkilerine, … görüntülere yapışık kalmaktan ve bunları nihaî [doğrular] olarak kabul etmekten gurur duyar. O zaman bilim ne işe yarardı?”

    Bu çerçeveden kaynaklanan kuramsal, kavramsal, yöntemsel sorunlar  bir yana, bu yaklaşım, kapitalizmin geçmişi, bugünü ve gelişim eğilimleri üzerinde çok önemli, ilginç  bulgular ortaya  koymaktadır. Bu nedenle, Piketty’nin bulgularını, yorumlarını  önümüzdeki haftalarda tartışmak istiyorum.

    Bu yazı http://www.sendika.org/ sitesinden alınmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    21 Eylül 2026

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    20 Eylül 2026

    Bunun adı cadı avı

    17 Eylül 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Kerem Berk

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    Toros Korkmaz

    Kürt sorununun çözümü ve yeni ideolojik zemin bağlamında Alevilik

    Kerem Berk

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    Remzi Altunpolat

    Dimitrov bize bugün ne söyler? — Faşistleşmeye karşı demokratik cephe ihtiyacı

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ercüment Çervatoğlu

    “Onlar ümidin düşmanıdır sevgilim”

    Ümit Akçay

    COP31’e doğru: Antroposen, kapitalosen ve ekolojik emperyalizm

    Ohannes Kılıçdağı

    Bunun adı cadı avı

    Musa Özuğurlu

    Sürecin dili, Hatimoğulları’nın rolü

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    “Güç bizimle olsun”: Karanlık çağda devrimci kitle siyaseti

    23 Eylül 2026

    Hataylı balıkçılar ‘Vira Bismillah’ dedikten 5 gün sonra kontak kapattı: “Maliyetlere dayanamıyoruz!”

    20 Eylül 2026

    Türkiye sanayisinde algoritmik emek rejimi ve sömürünün yeni yüzü

    20 Eylül 2026
    KADIN

    Erkek şiddeti durmuyor: Sakarya, Konya ve Hatay’da 3 kadın katledildi!

    21 Eylül 2026

    Ayşe Tokyaz’ı katleden eski polis Cemil Koç’a ağırlaştırılmış müebbet

    9 Eylül 2026

    bianet Ağustos 2026 Çetelesi: Erkekler en az 25 kadını katletti, 35 kadının ölümü şüpheli

    8 Eylül 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.