Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Mazlum Abdi Şam’da duyurdu: SDG feshedildi, Suriye Ordusuna entegrasyon tamamlandı

    25 Ağustos 2026

    Enerji Bakanlığı önünde madencilere polis müdahalesi: Sendika yöneticileri ve işçiler gözaltına alındı

    25 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik ve Eti Gümüş işçilerinin direnişi sürüyor: “Yıldızlar SSS Holding kamulaştırılsın”

    25 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026

      Kürtler yüzme biliyor…

      19 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Financial Times “Erdoğan’ın kara listesi” başlığıyla özel dosya hazırladı

    Financial Times “Erdoğan’ın kara listesi” başlığıyla özel dosya hazırladı

    Siyasi Haber5 Mayıs 2017
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İngiliz Financial Times gazetesi, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kamu görevlerinden ihraç edilen, tutuklanan ya da kaybolanların yakınlarıyla konuştu.

    İngiliz Financial Times gazetesi, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra kamu görevlerinden ihraç edilen, tutuklanan ya da kaybolanların yakınlarıyla konuştu.


    Mehul Srivastava imzalı haberde, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra olağanüstü halin geçici olarak ilan edildiği, ancak son olarak bu yılın Temmuz ortasına kadar uzatıldığı, böylece ülkenin en az bir yıl OHAL altında yönetilmiş olacağı kaydediliyor.


    Haberde, "OHAL Türkiye'nin hapishanelerini doldurdu, mahkemelerini taşırdı, aileleri birbirinden ayırdı ve Erdoğan'ın bütün güçlerin onda toplandığı, neredeyse sorgulanamaz bir başkanlığa erişmesine yardımcı oldu" ifadesi yer alıyor.


    Haberde olağanüstü halin ilanından sonra "Cumhurbaşkanı'nın ilk hedefi Fethullah Gülen'in İslamcı müritleri olduğu ancak daha sonra hedef alanının genişlediği" belirtiliyor:


    "Rejimi sinirlendiren herkesi süpürdü. Türkiye'yi modern çağa uygun bir McCarthycilik (yeterli delil olmadan hükümeti devirme ve vatana ihanet gibi suçlamalarda bulunma uygulaması) sardı. 40 binden fazla kişi tutuklandı, en az 150 bin kişi işten atıldı ve kara listeye alındı. Hiç kimse mahkumiyet giymedi, binlerce kişi hapse atıldı, on binlerce kişi mahkemeye çıkarılmayı bekliyor."


    Haberde, "Erdoğan'ın temizliğinin bazı kurbanları" olarak tanımlanan, kamu görevlerinden ihraç edilen, tutuklanan ya da kaybolanların yakınlarıyla konuşuluyor.


    Betül Celep, kamu çalışanı


    6 Ocak'ta işten çıkarıldı


    Aynı gün en az 7 bin 399 kişi işten çıkarıldı


    Haberde, "Betül Celep resmi gazetede adını okuduğunda, bildiği anlamdaki hayatı son buldu" ifadesi yer alıyor.


    Valiliğin bir yardım kuruluşunda çalışan 36 yaşındaki Celep'in, bazı iş arkadaşlarının daha önce işten çıkarılması nedeniyle gergin bir şekilde resmi gazeteyi kontrol ettiği belirtiliyor.


    Yalnız yaşayan Betül Celep'in ismini okuduğunda aklına ilk gelen bakımını üstlendiği 50 kedi olmuş.


    Haberde işten çıkarma için bir sebep gösterilmediği ve temyiz şansı bulunmadığı yazıyor.


    Celep, "Hiçbir zaman elime bir belge, bir açıklama geçmedi" diyor.


    "Solcuydum, sendika temsilcisiydim, feministtim. Size bir neden göstermediklerinde, nedeni tahmin etmek zorunda kalıyorsunuz. İnşa ettikleri yeni Türkiye'de benim gibi birini istemediler" diyor.


    Şimdiki hayatı OHAL'den önceki hayatından oldukça farklı.


    "Eğer kararname ile kovulmuşsanız, cüzamlı gibisiniz" diyor. "Kimse sizinle konuşmak istemiyor, kimse size dokunmak istemiyor, kimse davanızı üstlenmek istemiyor, kimse size yaklaşmak istemiyor. Bu toplumda bizim gibi insanlar için yer yok."


    Celep işten çıkarıldığından beri İstanbul'un Kadıköy semtinde her gün OHAL'den etkilenenlere dikkat çekmek için birkaç kişiyle birlikte eylem düzenliyor.


    İstanbul Üniversitesi'nde cinsiyet çalışmaları üzerine yüksek lisans yapmak için biriktirdiği parayı harcayarak yaşıyor, ancak bunun çok uzun sürmeyeceğini belirtiyor. Celep eylemlerde yer aldıktan sonra polisin eve gelmesi üzerine kendi işini de kaybetmekten endişelenen ev arkadaşı evden taşınmış.


    "Etrafınızdaki bütün ilişkiler değişiyor. Bir zamanlar arkadaşınız olanlar sizi aramamaya başlıyor ve onun yerine yeni arkadaşlar ediniyorsunuz, yeni ilişkiler kuruyorsunuz."


    "Şimdi polis yetkilileri beni tanıyor. Kahve içerken ya da sokakta beni gördüklerinde selam veriyorlar."


    Celep gözaltına alınma korkusunun hep aklının bir köşesinde olduğunu söylüyor. Haksız ve keyfi olduğunu düşündüğü isten çıkarmalara karşı bir hareket başlatmak istiyor.


    "Çok fazlayız. Gücümüzü kullanabilirsek, zulmü bitirebiliriz" diyor.


    Sezgin Yurdakul, feribot çalışanı


    23 Aralık'ta işten çıkarıldı


    İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne ait şehir hatlarında çalışan Sezgin Yurdakul, bir gün kızının gittiği okula ve Bank Asya'daki hesabına ait belgelerin işverenleri tarafından önüne serildiği bir toplantıyla işten çıkarılmış.


    40 yaşındaki Sezgin Yurdakul, kızının okuduğu okulun Milli Eğitim Bakanlığı onaylı bir okul olduğunu ve okul ücretini ödeyebilmek için işverenlerinden yardım aldığını, bu yardımın da Bank Asya'ya yatırıldığını söylüyor.


    "Ben kızımı bu okula göndererek terörizme katkı sunduysam, bana yardım eden yetkililerin (kabahati) nedir?" diye soruyor.


    Yurdakul, Bank Asya'yı faiz almayarak İslami bankacılık ilkelerine göre çalıştığı için seçtiğini aktarıyor.


    Yurdakul işsizlik maaşı almıyor ve şimdiye kadar 20 işe başvurmuş.


    "Hikayenizi anlattığınızda, kimse size iş vermiyor" diyor.


    Evini satarak, ülkenin kuzeyindeki memleketine yerleşmeyi düşünüyor.


    Yurdakul haberde bu sürecin kendisinden çok eşi ve kızı için zor olduğunu anlatıyor. Eşi psikoloğa görünmüş, anti-depresan ve uyku hapları kullanmış. Yeni doğan bebeklerini emzirirken sütten kesilmiş. 13 yaşındaki kızı da yeni okuluna alışmakta zorluk çekiyor.


    "Hayatımız tepe taklak oldu. (Büyük) kızım okul değiştirmek zorunda kaldı ve yeni okulunda kendini yalnız hissediyor. 'Babası Fetöcü' diyorlar. Hiç arkadaşı yok."


    Yurdakul öfkeli. Habere göre, hükümetin Bank Asya'yı daha fazla kişiyi tuzağa düşürmek için açık tuttuğunu ve eski işyerinin muhaliflere ilişkin kotayı doldurmak zorunda olduğu için işten çıkarıldığını düşünüyor.


    "Siyasi bağları olan bazı kişiler tanıyorum ve onlar yırttı" diyor. "Siyasi bir bağımız ya da 'Gel ve beni kurtar' diyecek bir siyasetçi tanıdığımız yok. Biz zincirdeki en zayıf halkayız ve elendik."


    Selahattin Demirtaş, HDP Eş Başkanı


    4 Kasım'da tutuklandı


    Financial Times gazetesi, Selahattin Demirtaş'ın gazeteye Mart ayında yolladığı bir mektuba da yer veriyor.


    "Erdoğan'ın referandumuna karşı tek gerçek tehdit oluşturabilecek kişi" olarak tanımladığı Selahattin Demirtaş'ın, 100 farklı suçtan ve toplam 400 yıla varan hapis cezasıyla yargılandığını yazıyor gazete.


    "Bir zamanlar ateşli konuşmalarına binlerce kişiyi çektiği için Kürt Obama olarak bilinen adam, şimdi büyük ölçüde susturuldu" deniyor ve Edirne'deki hapishaneden kısa hikayeler yazdığı, resim yaptığı ve avukatlarına verdiği karalanmış notlarla dünyaya seslendiği kaydediliyor.


    Mektubun bir ziyaretçisi tarafından ezberlendiği ve hemen ardından kağıda döküldüğü kaydediliyor. Mektup şöyle:


    "Rejim onlara muhalefet eden herkesi siyasetin dışına itiyor, onları terrorist ilan ediyor ve onlara suçlu muamelesi yapıyor. Bunu ağırlıklı olarak kontrolüne aldığı yargı aracılığıyla yapıyor…


    "Meslektaşlarımdan binlercesi ve ben suç işlediğimiz için hapiste değiliz. Bize karşı suç işlendiği için hapisteyiz…


    "Bizi kilit altına aldılar, yanıt verme hakkımızı bizden aldılar…


    "5 aydır hapselildik ve ilk duruşmamın tarihi hala belirsiz.


    "Ama moralimiz yüksek ve demokrasiye ve barışa olan inancımız hiç olmadığı kadar güçlü."


    Nazire Gürsel, hapisteki gazeteci Kadri Gürsel'in eşi


    31 Ekim'de tutuklandı


    Kadri Gürsel'in eşi Nazire Gürsel de gazetenin konuştuğu kişiler arasında.


    Nazire Gürsel, Kadri Gürsel'in Silivri cezaevinde tek kişilik hücrede tutulduğunu anlatıyor ve bunu "çağdaş bir işkence yöntemi" olarak tanımlıyor.


    Haberde, Kadri Gürsel'in yargılandığı iddianamede köşe yazılarında PKK'ya destek olmakla ve ByLock kullananlarla irtibatta olmakla suçlandığı kaydediliyor.


    Gürsel'in iddiaları reddettiği ve gazeteci olduğu için yüzlerce insanın onunla iletişime geçtiği ve iddianamenin iletişimin doğası ve sıklığı konusuna açıklık getirmediği belirtiliyor.


    "Arkadaşları ve ailesi davasını özellikle saçma buluyor, çünkü 30 yıllık kariyeri boyunca iki kere PKK tarafından kaçırıldı ve Gülenci sızmanın tehlikelerine karşı uyaran ilk gazetecilerden biriydi" deniyor.


    "Adım adım Kadri'ye kötülükler yaptılar ve en sonunda onu hapishaneye götürdüler" diyor eşi. "Nazi kampı gibi."


    Haftada bir yaptığı gibi eşini hapishanede ziyaret etmeye gittiğinde, serbest kaldıklarında çıkacakları tatilden bahsettikleri yazıyor haberde.


    Ancak Nazire Gürsel'in şimdilik daha acil meseleleri var. Haberde çiftin 10 yaşındaki oğullarının, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı televizyonda gazetecileri "tecavüzcü ve çocuk tacizcisi" olarak tanımlarken duyduktan sonra sinir krizi geçirdiği ve hastaneye kaldırıldığı kaydediliyor.


    Esra Er, deniz subayının eşi


    22 Kasım'da işten çıkarıldı


    O gün en az 15 bin 408 kişi işten çıkarıldı


    Esra Er'in en küçük oğlu Halim'in darbeden bir gün önce doğum kusuruyla doğduğu ve acil tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğu kaydediliyor.


     


    "O günden bu güne eşi Samet Ocak ayında tutuklandı ve hükümetten yardım talepleri reddediliyor."


    Esra Er'in ByLock kullanmakla suçlanan eşinin bu uygulamayı kullanmadığını söylediği haberde yer alıyor. Yetkililerin başka detay vermedği ve hala resmi olarak suçunun kendine iletilmesini beklediği kaydediliyor.


    "Bize söyledikleri şu: 'Suçlu olmadığını kanıtlayın. Onu yakaladık. Masum olduğunu kanıtlayın.' Eğer herhangi bir kanıt sunsalardı eşimin masumiyetini kanıtlayabilirdik. Ama bunu yapamıyoruz."


    Esra Er şimdi nefes alma zorluğu yaşadığı için tüpe bağlı olan oğlu Halim'e bakmaya çalışıyor. Ameliyatının parasını ödeyemiyor.


    Haberde Esra Er'in sadece sosyal güvenlik ve sağlık sigortasından mahrum olmadığı, aynı zamanda tutuklanmasından iki ay sonra işsizlik maaşının da kesildiği, ayrıca yoksullara verilen sosyal yardım kartının da kendisine verilmediği belirtiliyor.


    Sosyal güvenlik yetkilisinin şu sözlerini aktarıyor:


    "Eğer eşin uyuşturucudan ya da adam öldürmekten cezaevinde olsaydı, sana yardım ederdik, ama eğer Gülenciyse, senin için yapabileceğim bir şey yok."


    Haberde Esra Er'in ülkeden ayrılmaya çalıştığında eşinin pasaportuna yurt dışına çıkış yasağı konduğunu öğrendiği yazıyor.


    Esra Er, "Burada yaşamama izin vermiyorlar, buradan ayrılmama izin vermiyorlar. Mahvoldum" diyor.


    Yusuf Yamandağ, Hava Kuvvetleri öğrencisi


    15 Temmuz gecesi tutuklandı


    O gün 250'e yakın kişi öldü


    15 Temmuz darbe girişimi gecesi, 23 yaşındaki Yusuf Yamandağ'ın İstanbul dışındaki Hava Kuvvetleri eğitim kampında olduğunu anlatıyor babası.


    Öğrencilere silah verilerek bir otobüse bindirildikleri ve polise bir saldırıyı kontrol altına almalarında yardımcı olmak için şehir merkezine gönderildikleri haberde yer alıyor.


    Ancak öğrenciler şehre varamadan otobüsleri durduruluyor ve tutuklanıyorlar ve cumhurbaşkanına suikast ve cumhuriyeti yıkmaya teşebbüsle suçlanıyorlar.


    Ailesi, Yusuf Yamandağ'ın darbe girişimine katılabileceğine inanmıyor.


    Ardağan Yamandağ ,"Oğlumu devlete verdim, şerefli Hava Kuvvetleri Akademisi'ne ve onu bir vatan hainine dönüştürdüler" diyor.


    Aile, eski dostlarının kendileriyle konuşmaya cesaret edemediğini ama benzer durumda olan yüzlerce aileyle "akrabadan da öte" olduklarını anlatıyor.


    "Pek çoğu hiç paraları olmadığı için avukat tutamadılar. Tutabilenlerse öküzlerini, ineklerini, arazilerini sattı. Avukat tutabilmek için borç aldılar, evlerini ve arabalarını sattılar."


    Ayşe, istihbarat görevlisinin eşi


    Financial Times'ın haberinde az sayıda insanın kaybolduğu iddialarına değiniliyor, bu vakaların çoğunlukla üzerlerinin örtülü kaldığı yazıyor.


    "1 Kasım'da Ayşe'nin eşi, 37 yaşındaki Türk istihbarat yetkilisi Ankara'da oğlunu anaokulundan aldı ve Ayşe'nin babasına bıraktı. Son görüntüleri mahalledeki CCTV kameralarında görüldü. O zamandan beri onu görmedi ya da ondan haber almadı" deniyor haberde.


    Ayşe, eşinin ismini ya da soyadlarını vermek, fotoğraf çektirmek istemiyor.


    Darbe girişimini izleyen günlerde Ayşe'nin eşinin işinden uzaklaştırıldığı ve en sonunda atıldığı kaydediliyor.


    Ayşe'ye takip edildiğinden endişe ettiğini ve muhbir olmaya zorlandığını, ancak hiçbir şey bilmediğini söylediği haberde belirtiliyor.


    Haberde söz konusu istihbaratçının kariyer basamaklarını tırmanmak için Türkiye'nin pek çok şehrinde ve Atina'da çalıştığı, özel araştırmalar yürütmek için zaman zaman Ankara'ya döndüğü anlatılıyor.


    "Bu işi alabilmek ve diplomat olabilmek için çok uğraştı. Uluslararası İlişkiler okudu. Gece gündüz çalışıyordu. Oğlumuzun çocukluğunu kaçırdı" diyor.


    Telefonu çalıyor ve 5 yaşındaki oğulları arıyor. Ayşe oğlunu zaman zaman kendi kendine konuşurken yakalıyor, kiminle konuştuğunu sorduğunda babasıyla oynadığı yanıtını alıyor.


    "Bütün değerlerim yıkıldı. Bütün umutlarımı kaybettim. Bazen oğlumla birlikte ölmeyi ve bütün bu kargaşadan kurtulmayı düşünüyorum" diyor.


    Aslı Erdoğan, Yazar


    17 Ağustos'ta gözaltına alındı


    En az 2 bin 692 kişi o gün işten çıkarıldı


    Financial Times'ın haberinde yer verdiği isimlerden biri de yazar Aslı Erdoğan.


    Haberde Aslı Erdoğan'ın onlarca maskeli polis tarafından otomatik silahlarla evi basıldığında, evde yalnız olduğu kaydediliyor.


    Aslı Erdoğan sekiz gün geçirdiği hücre hapsini şu sözlerle anlatıyor:


    "Hücre çok pisti ve yatakta idrar vardı. 48 saat boyunca bana su vermediler.


    "Erkek ya da kız kardeşim yok, bu yüzden benim için tek kişilik hücrenin koğuştan daha iyi olacağını düşünmüştüm.


    "İki üç gün içinde cümle kuramayacak hale geldiğinizi farkediyorsunuz ya da sizi dışarı çıkarsalar bile 10 dakika yürüdükten sonra hareketsizlikten nefes nefese kalıyorsunuz."


    Aslı Erdoğan sekiz günde "belki de 15 yıl yaşlandığını" söylüyor.


    Hapishaneden çıktığından beri yazı yazamadığını anlatıyor.


    "Hatırlamaya çalıştığım zamanlarda korkuya kapılıyorum. Yazılması gereken çok fazla tecrübe var."(BBC Türkçe)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bodrum’da plaj çalışanlarından iş bırakma eylemi: “Denize sıfır işletme, emeğe sıfır ücret”

    22 Ağustos 2026

    İstanbul Finans Merkezi şantiyesinde inşaat işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı

    18 Ağustos 2026

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Mahir Sayın

    AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Enerji Bakanlığı önünde madencilere polis müdahalesi: Sendika yöneticileri ve işçiler gözaltına alındı

    25 Ağustos 2026

    Eğitim-Sen’in 6. Demokratik Eğitim Kurultayı başladı: Laik, parasız ve anadilde eğitim talepleri öne çıktı

    25 Ağustos 2026

    Doruk Madencilik işçilerinin eylemi 29. gününde: “Sadaka değil, alın terimizi istiyoruz”

    24 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.