Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

    17 Ağustos 2026

    COP31 iklim zirvesinin gölgesinde betonlaşma

    16 Ağustos 2026

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    15 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

      15 Ağustos 2026

      1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

      14 Ağustos 2026

      Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

      11 Ağustos 2026

      Özgür Özel’i anlamak

      11 Ağustos 2026

      Başlangıç nerede başlar?

      10 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Bakanlık verileri şüpheli!

      10 Ağustos 2026

      Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

      9 Ağustos 2026

      Üçüncü kutbun yeniden inşası

      6 Ağustos 2026

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İstanbul Müftülüğü’nden Yahudi’lere ve Hristiyan’lara karşı nefret söylemi!

    İstanbul Müftülüğü’nden Yahudi’lere ve Hristiyan’lara karşı nefret söylemi!

    Siyasi Haber6 Aralık 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    İstanbul Müftülüğü ana sayfasında ‘Tarihi Camilermiz’ başlığıyla yayınladığı yazısında Yeni Cami’yi anlatırken Yahudi’re ve Hristiyan’lara karşı ”Pis ve Mezbelelik” kelimelerini kullandı.

     Diyanet İşleri Başkanlığı İstanbul Müftülüğü ana sayfasında 'Tarihi Camilerimiz' adlı başlığıyla yayınladığı yazısında Eminönü'nde bulunan Yeni Cami'yi anlatırken o bölge hakkında: '' Pis bir Yahudi ve Hristiyan mahallesiydi '' ifadesini kullandı. Daha sonra caminin yapılış sürecini anlatmaya devam ederken '' Aradan yıllar geçti ve çevreyi yine yahudi evleri kapladı. Heryer mezbelelik halini aldı'' ifadesini kullandı.


    İstanbul Müftülüğü'nün Yeni Cami'yi anlatan o yazısı:


    Bugün Eminönü denilen yerde bulunan Yeni Cami'nin temeli 1597 yılında atıldı. Sultan III. Mehmed'in tahta geçişiyle Valide sultan namı ile bütün nüfuz ve hükmü eline alan ve hatta siyasî işlere bile karışmaya başlayan Safiye Sultan, hayrat ve hasenatla şerefini yükseltmek arzusunu duyunca bir cami yaptırmaya karar verdi. Camiin inşası için seçilen Bahçekapı çevresi o tarihlerde gümrüğe ve limana yakınlığı dolayısıyla bir ticaret yeri, oldukça sıkışık, aynı zamanda pis bir Yahudi ve Hıristiyan mahallesiydi. Camiin inşaat sınırları içinde bir kilise ve bir sinagog vardı. İstimlâk edilecek evlere iki kat bedel verilmesi; sinagog ve kilise yerine de iki harap mabedin tamiri kararlaştırıldı. Mimarlığa Ser Mimaran-ı Alem Davud Ağa getirildi. Davud Ağa, Mimar Sinan'ın yetiştirmelerindendir. Sinan'ın sağlığında bizzat yaptırdığı eserlere adını yazdırmak şerefine nail olmuştu. Eskiden surlarla çevrili olan Eminönü'nün dışa açılan bazı kapıları vardı: Bahçe kapısı, Çıfıt kapısı ve Balık pazarı kapıları. Bugün deniz ile cami arasında bulunan geniş alan ise tamamen denizle kaplıydı. İşte Yeni Cami'nin inşaat alanının böyle deniz seviyesinde ve dolma bir arazi olması nedeniyle temel çukurlarında su çıkmaya başlayınca gece gündüz demeden tulumbalarla bu su boşaltılmaya başlandı. Daha sonra Davud Ağa, Mimar Sinan'ın Büyükçekmece köprüsünde yaptığı gibi, büyük kazıklar çaktırıp, bunların başlarını kurşun kuşaklarla birleştirmiş ve binanın temel taşlarını bu tabanlara oturtmuştur. Bugüne kadar Haliç kıyılarında çökme ve kaymalar olmasına karşılık bu büyük eserin, birçok zelzelelerle ve dış etkiler dahil olduğu halde hiçbir arızaya uğramamış bulunması temellerinin salâbet ve mükemmelliğine delildir.1598 yılında İstanbul'da meydana gelen bir veba salgınında Mimar Davud Ağa'nın Ölmesi üzerine, camiin mimarlığına Dalgıç Mehmed Çavuş getirildi. 1603 yılında III. Mehmed ve arkasından da Safiye Sultan'ın ölümü üzerine inşaat yarım kaldı. Yapı ilk pencere taklarına kadar yükselmişti. Aradan yıllar geçti ve çevreyi yine yahudi evleri kapladı, her yer mezbelelik halini aldı. 1660 yılında meydana gelen ve İstanbul halkını acı ve sefalet içinde bırakan yangından Bahçe kapısı çevresi de etkilenmiş, buralar harap hale gelirken Yeni cami de hasara uğramıştı. Bu sırada İstanbul halkına yardım için yangın yerlerini gezen Sultan IV. Mehmed'in validesi Turhan Sultan, bu camiin yarım bırakılmış duvarlarına rastladı.



    O sıralarda bir cami yaptırmayı düşünen Valide Sultan, bu abideyi kurtarmak düşüncesiyle 1660 yılında, yani inşaatın durdurulmasından 59 yıl sonra, duvarlarından bir sıra taş sökülerek yapıyı yeniden başlattı. Mimarlığına Ser Mimar-ı Hassa Mustafa Ağa   tayin edilmişti. Nihayet caminin yapımı 1663 yılında tamamlandı. 5 Rebiül ahir günü mevlit okunup Cuma namazı kılınarak açılış töreni yapıldı. Bu törende Valide sultan, IV. Mehmet ve Köprülü "Fazıl Ahmed Paşa ile bütün vüzera ve ulema hazır bulundu. Turhan Sultan, oğlundan başlayarak bütün davetlilere kıymetli hediyeler dağıttı, Bütün devlet erkânı da en süslü, pahalı ve değerli halı ve avizelerle camii donattılar.Son yüzyıllarda buradaki ticarethanelerin çoğalması ve hatta dış avluyu bile istilâ etmesi üzerine, denize bakan dış avlu duvarları ve merdivenli kapı yıkılarak Yeni Cami çevresinin tüm Özellikleri kaybolmuştur. Yeni Camiin arka duvarlarının da tecavüze uğrayarak bugünkü duruma geldiği anlaşılmaktadır. Bugün Osmanlı Bankası'nın bulunduğu yerde, eskiden bir duvar ile bir avlu kapısı varmış. Yine İş Bankası'nın yerinde de eski Darü'l-Kurra bulunuyormuş. Darü'l-Kurra'nın batısındaki kapının üstünde bir Mekteb-i Sıbyan inşa edilmişti. Bu kapı ve mektep yıktırılarak sokağın ağzı türbelerin yanına kadar uzatıldı. Darü'l-Kurra'nın doğusunda bugün bile zevkle seyredilen güzel ve muazzam bir sebil vardır.

    Dikkate şayan üslubuyla mimarî tarihimizde büyük bir yeri olan Yeni Cami, çok orijinal planı ve fevkalâde tezyinatıyla tanınmış kasr ve türbe, devrinin en güzel eserlerinden olan sebil, Mısır çarşısı diye anılan kapalı çarşısı ile bugün herkes tarafından bilinmektedir.


    Mimari yapısı :


    Yeni cami'nin plânı, Mimar Sinan'nın Şehzade Camiinde kullandığı plânın daha ayrıntılı bir şeklidir ve ortada büyük bir kubbeyi tutan dört ayak ile, yanlarda dört yarım kubbeden meydana gelmiştir. Kare bir alanı kaplayan bu merkezî kubbe ile dört yarım kubbenin köşelerinde kalan boşluklar, küçük tam kubbelerle Örtülmüştür. Yalnız avlu tarafında mevcut olan alt ve Üst galerinin ilâvesiyle bina dikdörtgen bir şekil almıştır. Kuzeydoğu ve güney batı  uzun cephelerinde dıştan ve içten ufak sütunlara dayandırılmış ufak galeriler ve maksureler vardır. Cami alçak bir yerde kurulduğu için, oldukça yüksek bir su basmanın üstüne inşa edilmiştir. Buraya merdivenlerle çıkılmakta ve cümle kapılarından içeriye girilmektedir. Cami, diğerlerinde olduğu gibi bir harım ile şadırvan avlusundan ibarettir. Bu avlu kare bir alanı kaplamakta ve her kenarda 6'şardan toplam 20 sütun bulunmaktadır. Bu direkler 24 kubbeyi taşımaktadır. Avlunun ortasında gayet sanatlı sekiz köşeli, İstalaktitli başlıklara ve kemerlere dayanan kubbeli bir şadırvan vardır.Bu avludan oldukça nefis istalaktitlerle süslenmiş cümle kapısını geçerek İçeri girdiğimizde, camiin dört ayak üzerine oturmuş büyük kubbesini ve insanda sonsuzluk duygusu meydana getiren kavsinin altında kademeleşerek onu tutan yarım kubbeleri ve tali kemerleri görürüz. Cümle kapısının önündeki iç galeri 8,12,16 kenarlı ayaklara oturmakta ve biraz yayvan olan kemerler galeriyi esas harîrnden kısmen ayırmaktadır. Yan ve arka galerilere,yanlardaki istinat duvarları içindeki merdivenlerden çıkılmaktadır.



    Camiin tam ve yarım kubbeleri, kemerlerden sonra istalaktitli bir silmeyi müteakip inşa edilmiştir. Böyle bir geniş ve müzeyyen silme hiçbir camide tatbik edilmemiştir. Yeni Cami'de klasik nizamların biraz zayıfladığı ve bu yüzden kubbenin biraz daha sivri inşa edildiği gözlemleniyor. Bu durum içeride, esas kemerlerde ve yarım kubbelerde de vardır. Yine beher yarım kubbeyi tutan üçer kemer hiçbir abidede o zamana kadar tatbik edilmemiş sepet kulplu kemerlere benzeyen basık yuvarlak şekillidir. Camiin dış görünüşü Süleymaniye'ye göre biraz daha sivri ehramı şekli çok düzenli ve ahenkdardır. Büyük kubbe yarım kubbelere, onlar da daha küçük-kubbe ve kemerlere dayanmaktadır. Camiin Hünkâr mahfilinin altında maksurelerin dayandığı sütunlardan ayrı İki tane somaki mermer sütun vardır ki, Girit savaşı ganimetlerinden alınarak buraya konulmuştur. Renkleri kırmızımtrak sarı olan bu sütunlar oldukça makbul parçalardır. Mihrabın İki yanındaki balıksırtı küçük sütunlar çok güzel işlenmiş olmalarına rağmen, mihrabın ebadını çok dikey ve yüksek gösterdiklerinden, yerlerinde adeta fazladan duruyor hissini vermektedir.

    Yeni Cami'nin içindeki çiniler Sultanahmet Camiindekiler kadar çoktur. Ancak bu çiniler 16. yüzyılın fevkalâde çinileriyle kıyaslanamaz. Camiin zemin katı ile maksure katı duvarları ilk katın İstalaktitli silmelerine kadar çini ile kaplanmıştır. Bu çinilerin renkleri açık ve koyu mavi, beyaz ve az miktarda yeşildir. Mihrab duvarındaki pencere içi yan duvarlarında yine aynı çiniler varsa da, bir kısmı döküldüğünden yerlerine kırmızı renk bulunan çini levhalar eklenmiştir. Bu panolarda karanfil, gül, nar çiçeğine benzer çiçeklerle servi, stilize olmuş yaprak ve vazo şekilleri kullanılmıştır.Camiin mihrabı fazla süslü değilse de, minber oldukça güzel bir parçadır. Bu minberin yanlarındaki üçgen panolar renkli mermerlerden yapılmış ve beyaz mermerlere kakılmış bir nevi mozaik sularla çevrilmiştir. Mihrabın üstünde ve yanlarında bulunan üç alçı pencere de çok nefis ve ince işlenmiştir. Minberin sağında ve bunların karşısındaki altı alçı pencere de dikkatle korunmaya değer kıymettedir. Camiin avlu İçinde ve mihrabın karşısındaki cümle kapısından başka iki yanda da birer kapıları vardır. Avlunun da üç kapısı bulunmaktadır. Yeni Caminin doğu köşesinde şevli kemerin Üstündeki köşk ile, cami içindeki mahfel birbirine üç direkli bir galeri ile bağlanmıştır, bu galeriye aşağıdaki tören kapısından bir merdivenle çıkılır. Bu galeriden camiin içindeki kare mahfile girildiğinde, burada iki nefis mihrab ile karşılaşılır, Bu mihrablar küçüktür. Ayrıca burası çok güzel mermer ve çini İşçiliği ile süslenmiştir. Mahfilin cami içine bakan mermer parmaklığı da çok nefis bir eserdir. Dış galerinin duvarları da güzel çinilerle kaplanmıştır. Köşke girilen ve aşağıdan köşke çıkılan merdivenliğin kapıları tamamen sedefle İşlenmiştir. Köşke ufak bir kapıdan girilir ve bir antişambrdan sonra esas hole geçilir. Bu hol çok geniş bir koridora bağlanmıştır. Bu koridorun kuzey yönünde, yani Haliç manzarasına açık tarafta Valide Sultan'ın oturma, yatak odası ve bir tuvalet yeri bulunmaktadır. Buradaki odadan Bağaziçi, Beylerbeyi'ne kadar görünmektedir. Öbür yanda İse Galata ve Haliç sırtları seyredilir.



    Koridorun doğu tarafında meyilli bir tahtıravan yolu vardır ki, Bahçekapı'nın yanında açılan büyük kapıdan buraya çıkılır. Bu meyilli yolun sırtı Gömlekli kuleye dayanmakta ve burada bulunan zaviyeye yakın bir kıvrım yapan sur duvarlarına dayanmaktadır. Gömlekli kulenin içi dolu olduğundan, üstü o tarihlerden itibaren bahçe olarak kullanılmıştır. Bu mahfilin en önemli özellikleri plânının, alçı pencerelerinin, çinilerinin, tezyinatının ve inşaatının çok orijinal oluşudur. Camiin üçer şerefeli.oldukça mevzun olan iki minaresi vardır ve camii şadırvan avlusundan ayıran büyük cümle kapısı duvarının iki ucuna inşa edilmişlerdir.


    Diğer bilgiler :


    Camiin, mihraba göre sağ ve sol dış yanlarında şadırvanlar bulunmaktadır.Yeni Cami'de iki İmam-Hatip, üç müezzin ve bir kayyım olmak üzere beş görevli bulunmaktadır. vakit namazlarında ortalama 1500 Cuma namazlarında ise 7000-8000 cemaati vardır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Bursa’da su havzası ve yangın görmüş orman alanına mermer ocağı onayı: ÇED süreci devre dışı bırakıldı

    9 Ağustos 2026

    Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

    6 Ağustos 2026

    DFG’den katledilen gazeteciler Ferhat Tepe, Çetin Ababay ve Yahya Orhan için anma mesajı

    28 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Remzi Altunpolat

    Yirmi beş yıllık tasallut: AKP’nin siyasal ve sınıfsal anatomisi

    Mahsuni Gül

    1935’ten bugüne uzanan soru: Tekke ve zaviyelerden kalan eserler nerede?

    Hüseyin Mat

    Çerçeve yasası ve karşılaştığımız durum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Özgür Özel’i anlamak

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Bakanlık verileri şüpheli!

    Tuncay Yılmaz

    Cumhuriyet’in bastıramadığı ilk Kürt isyanı

    Ertuğrul Kürkçü

    Üçüncü kutbun yeniden inşası

    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Adana’da iş cinayeti: Önlemsiz altyapı çalışmasında göçük altında kalan işçi yaşamını yitirdi

    8 Ağustos 2026

    DİSK-AR ve ÇSGB Verileri: Her 100 işçiden 86’sı sendikasız, kadınlarda oran daha da düşük

    7 Ağustos 2026

    İSG Uzmanı Deniz İpek: “Müfettiş gelmeden önce temizlenen fabrika güvenli değildir”

    6 Ağustos 2026
    KADIN

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026

    1930 tarihli gizli genelge: Kadın öğretmenlere makyaj, takı ve gösterişli kıyafet yasağı

    5 Ağustos 2026

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.