Tersane işçileri çatışmalı sürecin sona erdirilerek, barışın sağlanması için imza kampanyası başlattı. Artan zamlardan, eriyen ücretlere, iş yerlerinde yaşanan kutuplaşma ve bölünmelere dikkat çeken işçiler, tüm işçileri savaşın durdurulması için mücadele etmeye çağırdı.
Yaşananlara ses çıkarmayan sendikacılara da tepki gösteren işçiler, bu faaliyeti asıl olarak sendikaların yürütmesi gerektiğini söyledi. İşçiler, sermaye basınının savaşı kışkırtan yayın çizgisine de öfkeli.
İşçilerden Hadi Yılmaz, “Tersane işçileri olarak bu ülkede sürdürülen kirli savaşa karşı mutlaka bir şey yapmalıyız diye tartıştık ve bir imza kapmayası başlattık. Tüm arkadaşlarımızın bu kampanyaya destek vermesi için çalışma başlattık” diye konuştu.
'Neredeyse konuşamaz hale geldik'
Savaştan en çok zarar görenlerin işçiler olduğuna dikkat çeken Yılmaz, şöyle devam etti: “Bakın bu çatışmalı süreç başladığı günden bu yana, yıllardır beraber çalıştığımız arkadaşlarımızla neredeyse konuşamaz duruma geldik. Ne zaman bu ülkede olup biteni konuşmaya başlasak ortam geriliyor ve konuşamıyoruz. Kürt işçi kardeşlerimizi dinlediğimde onlara hak veriyorum çünkü orada kardeşleri, akrabaları, hemşehrileri var. Tabii ki isyan etmelerini anlıyorum.
Diğer taraftan benim gibi Karadenizli işçilerle konuşuyorum bu arkadaşlarımız da her gün televizyon kanallarında yapılan haberlerin etkisinde kalıyorlar ve asker ve polis cenazeleri geldikçe de bu öfke daha da büyüyor."
Bunun sebebinin ülkeyi yönetenler olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Bunun için de birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmek için bir adım attık. Tüm işçi arkadaşlarımız da barış için bir ses vermelidir” dedi.
'İğneden ipliğe zam geldi'
İşçilerden Murat Yüce de savaşın işçilerin yararına olmadığını, bu nedenle bir an önce durması gerektiğini söyledi. Yüce “Bakın bu ülkede Hükümet her şeye zam yaptı. İğneden ipliğe zam geldi. Biz işçilerin maaşına halen yansıyan bir şey yok. Asgari ücrete zam yapacağım dedi. Asgari geçim indirimini (AGİ) içine koydu. Kaşıkla verdiğini kepçeyle geri aldı. Aldığımız maaş kuş parası oldu, Hükümet halen savaştan bahsediyor” diye konuştu. “Bu ülke bu duruma nasıl geldi?” sorusunun daha fazla sorulması gerektiğini ifade eden Yüce, şöyle devam etti: “Herkes Cumhurbaşkanı ne diyorsa ona şartlanmış. Bütün televizyon kanalları ve gazeteler aynı şeyi yazıp duruyorlar. Adam başkanlık diyor, anayasa diyor her şeyi ben yaparım diyor kimse de ses çıkarmıyor. Çıkaranı da zaten terörist ilan ediyor. Bu durumun değişmesi için biz tersanelerde çalışan duyarlı işçiler olarak sesimizi çıkarıyoruz. Başlattığımız imza kampanyasını tüm işçi arkadaşlarımıza ulaştırmaya çalışacağız.”
'İşçiler barış için mücadele etmeli'
Nazmi Kıvanç da tersane işçileri olarak hem ülkede yaşanan katliamlara hem de aydın, akademisyen ve gazetecilere yönelik Hükümet tarafından sürdürülen baskıya karşı ses çıkarmak için imza kampanyasını başlattıklarını söyledi. Sendikalara tepki gösteren Kıvanç, “Aslında bu sesi bu ülkede işçilerden aldıkları aidatlarla yaşamlarını sürdüren sendikaların genel merkez ve şube yöneticilerinin çıkarması gerekiyordu ama yapmadılar. Biz neden yapmadıklarını az çok biliyoruz. Mesele Kürt sorunu olunca herkes aynı yerde birleşiyor. Bu birleşme tabi Kürtler'e karşı oluyor” dedi.
Toplumun içinde ciddi bir bölünme yaşandığını, bu bölünmenin işyerlerine de yansıdığını ifade eden Kıvanç, “Ben Hükümetin bu politikaları yüzünden arkadaşımla konuşamaz duruma geldim. Daha önceki gün yemekhanede Türk bir arkadaşımla tartıştım. Çünkü televizyon kanallarını izliyor ve ardından küfür ediyor. Bölgede ölen, öldürülen, evinden yurdundan edilen benim kardeşim, akrabam. Buna tepkimiz var. Bu durum her yerde böyle. Benim gibi çok işçi arkadaşım var” diye konuştu. Savaş halinin böyle gidemeyeceğini vurgulayan Kıvanç, şu çağrıda bulundu: “Bu savaşın durması ve barışın sağlanması için herkes çaba harcamalı. Özellikle de meselenin bilincinde olan işçiler barış için mücadele etmeli.”
Kadın işçiler ayrıca harekete geçti
Barış İçin Kadın Girişimi tarafından düzenlenen “Ölümden Değil, Yaşamdan Yanayız” başlıklı kampanyaya, Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği de destek verdi. Kadınlar, Esenyalı Mahallesi’nde ve fabrikalarda imza topladıklarını belirtti.
Bir tekstil fabrikasında çalışan dernek üyesi bir kadın işçi, imza metnini fabrikaya götürdüğünde ilk başta bir tedirginlik yaşadığını ama işçilerle konuştukça ön yargılarının kırıldığını ve hemen hemen herkesin kampanyaya destek olmak adına imza attığını söyledi. Esenyalı Kadın Dayanışma Derneği Yöneticisi Çilem Tekalmaz da kadınların kampanyaya çok duyarlı olduğunu, akşamları dernek üyeleriyle çalışma yürüttüklerini ifade etti.
