Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    3 Ağustos 2026

    Yeni Parti’nin dayanışma kampanyasında 5 günde 240 milyon TL toplandı

    3 Ağustos 2026

    UNAIDS uyardı: Kesilen fonlar nedeniyle HIV salgını yeniden tırmanışa geçebilir

    3 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

      31 Temmuz 2026

      Derelerin birliği

      30 Temmuz 2026

      Yeni Parti ve Burjuva Muhalefetin Sınırları

      29 Temmuz 2026

      Trajediden komediye: Bir baro başkan adaylığının anatomisi

      29 Temmuz 2026

      Enkazdan yerel yönetim sosyalizmine mi? Avusturya deneyimi Türkiye soluna ne söylüyor?

      28 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

      3 Ağustos 2026

      Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

      30 Temmuz 2026

      ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

      29 Temmuz 2026

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Akademisyenlere “Kanlarıyla duş alacağız” diyen Sedat Peker: Ben silahlı olmayanları tehdit etmedim

    Akademisyenlere “Kanlarıyla duş alacağız” diyen Sedat Peker: Ben silahlı olmayanları tehdit etmedim

    Siyasi Haber16 Ocak 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Mafya Sedat Peker, Barış İçin Akademisyenlerin bildirisine karşı “Oluk oluk kan akıtacağız, kanlarınızla duş alacağız” dedikten sonra geri adım attı. Peker, “Silahsızları tehdit etmedim” dedi.

    Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve yandaş medyanın, yayınladıkları deklarasyonla Sokağa çıkma yasakları ve sivil ölümlerine "Bu suça ortak olmayacağız" diyerek karşı çıkan 1128 akademisyeni hedef alan söylemleri ve haberlerinin ardından akedemisyenleri "Oluk oluk kanlarınızı akıtacağız" sözleriyle tehdit eden organize suç örgütü lideri Sedat Peker, yanlış anlaşıldığını söyleyen bir yazı daha kaleme aldı. Peker, yazısında “Aydın görünümlü terör destekçileri için yazdığım yazıyı baştan sona kadar okumanızı tavsiye ederim, ben silahı olmayanları tehdit etmedim” dedi.


    Peker'in kişisel internet sitesinde kaleme aldığı ve yazım hataları kendine ait olan yazı şöyle:


    "Kıymetli Dostlarım,


    Cumanızı kutluyor, bu mübarek günün var olan onur ve şerefinizi çoğaltarak devam ettirmesini, Türk İslam Alemine mutluluk, huzur ve başarı getirmesini YÜCE ALLAH'dan diliyorum.


    Mihraç Ural isimli bir terör örgütü liderinin şahsımla ilgili yazmış olduğu, beni BAYIRBUCAK'a davet eden sözlerini okuyabilme imkanım oldu. Gerçi kendisinin yazdığına dair biraz şüphelerim var.Daha çok sosyal medya hesaplarını yöneten çocuğu veya yeğeni tarafından yazılmış gibi geldi bana (Eğer kendisi yazmışsa bundan sonraki yazdıklarımın hepsi şahsına aittir.)…


    Mihraç Ural; sen Suriyenin, iranın, rusyanın istihbaratlarının korumasında,mahsum insanları şehit ederek devrimcilik yapılabileceğini mi zannediyorsun? Eğer böyle düşünüyorsan hiç kusura bakma ama sen kendini kandırıyorsun. Benim bildiğim solculuk ve devrimcilik evrensel bir mücadeledir. Sizin yaptığınız gibi mezhepsel bir mücadele asla değildir.


    DAEŞ’in (ışid) teröristlerini, kadınları köle pazarında satmakla suçlayıp verdiğin mücadeleyi dünya kamuoyunda yasallaştırmaya çalışacaksın, TÜRKMEN köylerine yaptığın baskınlarda ise o garip kız kardeşlerimize her türlü iğrençliği yapacaksın (Daha sonrasında ise 20 yaşında gençleri ölüme yollarkende onları sizler devrimci ahlak için şehit oluyorsunuz diyerek galeyana getireceksin.).


    Davetinde bana savaşmanın ahlakından bahsetmişsin. Kusura bakma ama bu dünyadaki her şey bir gün kabul görse bile sizlerin vereceği ahlak dersi asla kabul görmeyecektir. Gençliğimin ilk yıllarında aksiyoner bir hayatı seçerken öldürülme riskimin her zaman var olduğunu biliyordum (Ölmek ya da kendi canını korurken birilerini öldürmek zorunda kalmak.).Bunların hepsi hayata dair şeyler… Ancak benim hayat felsefeme göre bunlar onurluca olmalı (Çoluk çocuk,kadın öldürerek değil).


    Geçmişte Vietnamlı bir devrimcinin işkencelere çok uzun süreler dayanmış olduğunu öğrenince onun hatıralarını yazan kitabı getirterek dikkatlice okumuştum. Ayrıcada Che Guevara’nın, Fidel Castro’nun, Frank pais ve kardeşi josue pais’in de içinde yer aldığı dünyadaki epeyce devrimcinin hayatınıda okudum. Afrika'da ki sol hareketlerle ilgili çok fazla olmasada birkaç kitap karıştırabilme imkanım oldu. TÜRKİYE’deki devrimcilerinde (deniz gezmiş) başta olmak üzere birçoğunun hayatını okudum. Lütfen kusura bakmayın ama sizlerin tüm bu saydığım devrimcilere dair hiçbir benzerliğini bulamadım.


    İstihbarat teşkilatlarına kas gücü olarak hizmet ederek solculuk yapamazsınız (Evrensel solculuk, devrimcilik mücadelesini mezhepsel bir mücadele haline çeviremezsiniz.). Bence geçmiş tarihlerde yaşanmış hatalı mezhep savaşlarındaki zulümleri yeni nesillere aktararak onları ölüme gidecek birer robota çeviren derebeyleri'nden başka hiçbir şey değilsiniz.


    Gençliğimin ilk yıllarında Kadıköy'deki 18 Mart mahallesinin oralarda polisin bir hücre evine baskın yaptığını, baskın esnasında hücre evindeki militanların polislere “Evde ufak çocuk var. “diyerek önce çocuğu verdiklerini sonrasında ise çatışma boyunca marşlar söyleyerek öldüklerini, operasyona katılan bir polisten öğrenmiştim. Bu polisin onlar hakkında küfürlü konuşması sonucunda onunla tartışmış düşman olsa bile onurluca ölmüşler. Onlar bence daha iyi bir şekilde anılmayı hak ediyor demiştim (Taktir edersinizki o polis memuru ile bir daha aram hiç düzelmedi.).


    Daha sonraki yıllarda o insanların Karacaahmet mezarlığında gömülü olduğunu öğrendim. Mezarlarını ziyaret ederek onlara dua ettiğimde yanımdaki arkadaşlarım bozuldular. Ben dua etmek için ısrar edince bu sefer birileri görür, rezil oluruz,diye dua etmemem için rica ettiler. Ancak ben büyük bir keyifle mezarlarında dua ettim [ Hatta mezar taşlarında (Öldüler ama yenilmediler.)tarzında bir yazı yazıyordu.]


    Daha sonraki yıllarda Gaziantep'te kendini dini motifli bir örgüt olarak tanımlayan kişilerin bulunduğu hücre evi, polisler tarafından çevrilince onların polislere “Evde bebek var bebeği dışarı yollayalım.” diyerek bir polis çağırdıklarını, daha sonrasında ise gelen polisi ŞEHİT ettiklerini basından öğrenmiştim. Meğerse polise evin içinden gösterdikleri bebek oyuncak bir bebekmiş. Kendilerince ölmeden önce hileye baş vurarak birkaç polis ŞEHİT etmek istemişler.


    Kusura bakmayın ancak sizin mücadele tarzınız, benim okuduğum ve duyduğum 60’lı, 70’li, 80’li yıllardaki devrimcilere hiç benzemiyor. Maalesef biraz önce anlatmış olduğum hile hurda yollarına başvuran sahte dinci örgüte daha çok benziyor.Yayınladığınız fiyakalı fotoğraflarda askeri kamuflajlı kıyafetlerinizi gördüm. Herhalde sizler o kıyafetleri giyince kendinizi büyük bir komutan zannettiniz. Bizim burada ki mercan yokuşunda o kıyafetlerin en kalitelisi 250 TL’ye satılıyor (Sünnet olurken ağlamayan çocuklara da komutancılık oynasın diye hediye olarak veriliyor.).


    Beni BAYIRBUCAK'a davet edip yol paramı da karşılayacağınızı söyleyip incelik göstermişsiniz.Bunun için size teşekkür ederim. Ancak şu an orada benim adıma bulunan kardeşlerim var. Siz onlarla mücadeleye devam edin. Benim tüm bölgeyle ilgili ileriye dönük daha önemli planlarım var. Bunların altyapısını hazırlayabilmek için biraz daha çalışma yapmam gerekiyor. Ayrıca da siz oradaki devlet istihbaratları adına faaliyet gösteriyorsunuz. Bu şartlarda benim muhattabım siz değil bulunduğunuz ülkenin istihbarat başkanları ve yöneticileri olacaktır(Çünkü siz onların sadece kas gücüsünüz.).


    Bir Kızılderili öğretisi şöyle der; “ALLAH’ım yarın savaş alanında karşılaşacağım düşmanım onurlu, cesur ve bilge olmasını nasip edin. Eğer yarın ki savaşın galibi ben olursam bundan gurur duyabileyim.” Eğer bir gün karşılıklı savaşımız olursa benim cephemdeki mücadelenin sizler için yabancı bir tanım olsada adil ve kaliteli bir şekilde olacağını bilmenizi isterim.


    Aydın görünümlü terör destekçileri için yazdığım yazıyı baştan sona kadar okumanızı da sizlere önemle tavsiye ederim.Ben silahı olmayanları tehdit etmedim. Bir gün önce 5 aylık bir bebeğin kanıyla banyo yapanların ve onları destekleyenleri eğer ki bir gün DEVLETİMİZİ yıkmayı başarırlarsa başlarına gelecekleri kendilerine açık bir şekilde söyledim!!!

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    DFG’den katledilen gazeteciler Ferhat Tepe, Çetin Ababay ve Yahya Orhan için anma mesajı

    28 Temmuz 2026

    ÖHD’den 6 aylık cezaevi raporu: “Barış sürecine rağmen tecrit ve ayrımcılık sürüyor!”

    9 Temmuz 2026

    Murat Karayılan: “Demokratik siyaset kararımız kesin, devlet güven tesis edecek yasal adımlar atmalı”

    7 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Asya Erdal

    Sürgünün çocuğu, direnişin bilgesi: George Habaş ve bugünün filistin’i

    Kenan Temir

    Derelerin birliği

    Tuncay Yılmaz Sveydiyeli

    Yeni Parti ve Burjuva Muhalefetin Sınırları

    Ata Yazıcıoğlu

    Trajediden komediye: Bir baro başkan adaylığının anatomisi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Hakan Koçak

    Sınıfın kayıp asabiyesi ve sendikal arayışlar : Yapı, dönem, duygular

    Volkan Yaraşır

    Faşizmin normalleşmesi: Geç faşizm ve geç emperyalizm ilişkisi

    Kıvanç Eliaçık

    ILO 193 ve algoritmanın zincirleri

    Aziz Çelik

    “Devlet katkısı” aldatmacası!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    KESK’ten Bakanlık önünde ek zam eylemi: “20 bin imza teslim edildi, toplu sözleşme Hükümsüzdür”

    3 Ağustos 2026

    Ankara’da direnen Doruk Madencilik işçisi Enerji Bakanlığı önünde fenalaştı

    29 Temmuz 2026

    Nestle’nin “İyilik Hareketi” işçiye kıyım oldu: Bursa’daki fabrikada 20’den fazla işçi işten çıkarıldı

    29 Temmuz 2026
    KADIN

    EŞİK kuruluş yıl dönümünde duyurdu: “İstanbul Sözleşmesi’nden ve haklarımızdan vazgeçmiyoruz”

    1 Ağustos 2026

    Afganistan Kadınlarının Özgürlük Feneri Hareketi’nden küresel çağrı: “15 Ağustos’ta sesimize ses olun”

    27 Temmuz 2026

    Adana’da 24 saatte üç kadın katledildi

    27 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.