Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
ABD’nin 1 Eylül tarihinde başlattığı askerî operasyonların ardından Orta Doğu’da gerilim bölgesel bir çatışmaya dönüştü. İran Devrim Muhafızları (IRGC), Washington yönetimi ile müttefiklerinin bölgedeki askerî varlığına yanıt olarak Bahreyn, Ürdün, Kuveyt ve Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki ABD üslerini hedef aldığını duyurdu. Gece boyunca devam eden füze ve İHA saldırıları, Körfez ve Orta Doğu coğrafyasında dengeleri yeniden sarstı.
ABD üsleri ve yakıt depoları hedef alındı
İran Devrim Muhafızları tarafından yapılan resmi açıklamalarda, ABD ordusunun bölgedeki stratejik noktalarına yönelik gerçekleştirilen misilleme operasyonlarına dair şu ayrıntılar paylaşıldı:
- Erbil (Hewlêr): Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki ABD üssü uzun menzilli füzeler ve İHA’larla vuruldu. Kara Kuvvetleri’nin de katıldığı operasyonda üsse ait yakıt depolarının ateşe verildiği bildirildi.
- Ürdün (Camp Tîtîn): Akabe Körfezi kıyısında bulunan ABD Deniz Piyadeleri kışlasına yoğun balistik füze saldırısı düzenlendi; askerî tesisler ve helikopterlerin hedef alındığı aktarıldı.
- Bahreyn: Şeyh İsa Üssü İHA’larla hedef alınırken, saldırıların düşmanın hamlelerine karşı “sert ve geniş kapsamlı” bir yanıt olduğu vurgulandı.
Bölge ülkeleri hava savunma sistemlerini devreye soktu
Saldırıların ardından bölge devletlerinden peş peşe açıklamalar geldi. Bahreyn Savunma Kuvvetleri ülkeyi hedef alan İHA’ların imha edildiğini duyururken; Ürdün Silahlı Kuvvetleri hava sahasına giren 13 balistik füzeden 10’unun önlendiğini, 3’ünün ise boş arazilere düştüğünü bildirdi. Kuveyt Ordusu Genelkurmay Başkanlığı ise saldırıları kınayarak hava savunma sistemlerinin karşılık verdiğini açıkladı.
Washington’dan savaş kışkırtıcılığı ve ekonomik ambargo tehdidi
Bölgedeki askerî tırmanış sürerken ABD yönetimi diplomatik çözüm kapılarını kapatan şahin bir dil kullanmayı sürdürüyor. Eski mutabakatları “değersiz” olarak niteleyen ABD Başkanı Donald Trump, diplomasi kanallarını reddederek rejim değişikliği imalarında bulundu. Trump, Tahran’ın ekonomisinin çöktüğünü iddia ederek gerilimi tırmandıran söylemlerini sürdürdü.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise Washington’ın ekonomik baskı politikalarını genişleteceğini belirterek; İran’ı finansal izolasyona alma, tüm finansal kanalları kapatma ve rejime destek veren her kuruluşa yönelik yasal yaptırım uygulama tehdidinde bulundu. Washington ile Tahran hattındaki bu karşılıklı hamleler, Orta Doğu’yu ABD emperyalizminin askerî ve ekonomik müdahalelerinin merkezinde yeni bir belirsizliğe sürüklüyor.
