Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Küresel Sumud filosu bugün yeniden denize açılıyor

    12 Nisan 2026

    Emperyalizmin krizi

    12 Nisan 2026

    Londra’da “Palestine Action” yasağına protesto: 92 gözaltı

    11 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

      10 Nisan 2026

      KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

      7 Nisan 2026

      Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

      2 Nisan 2026

      Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

      28 Mart 2026

      COP neyi başaramadı ve kapitalizmde yeşil dönüşüm mümkün mü?

      27 Mart 2026
    • Seçtiklerimiz

      Emperyalizmin krizi

      12 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Yeni bir yol yapmak

      1 Nisan 2026

      İşsiz gençler, çalışan emekliler!

      30 Mart 2026

      İran savaşında gerçekliği kavramak, gerçekliği fiyatlamak

      30 Mart 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026

      Iskalanmış Hayatlar: Tarihsel ayrımcılık, deprem ve Domariyi yitirmek

      23 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » İki ay nasıl geçti, bilmelisiniz!

    İki ay nasıl geçti, bilmelisiniz!

    Siyasi Haber10 Aralık 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Gülfer Akkaya yazdı: İki ay nasıl geçti, bilmelisiniz!

    10 Ekim Ankara katliamının üzerinden tam iki ay geçti.


    Duruma göre hem yakın hem çok uzak.


    Yakınlarını yitirenler açısından her şeyin en ağır yaşandığı iki ay. Daha ilk günler. Acı taze, yoğun.


    Sakat kalanlar için yeni beden ve hayatlarını kabul edip onunla yaşamayı öğrenmek için en zorlu günler. Can yakıcı. Berbat!


    Zamanla iyileşecek derecede yaralananlar için en belalı iki ay.


     


    İki ay nasıl geçti, bilmelisiniz!


    İktidar elli Ankara katliamında yaralananlar arasındaydım.


    Sakat kalmadım ama bu iki ayın önemli bir kısmını sakat olarak yaşadım.


    Üç haftaya yakın yattım, yürüyemedim.


    Sonra hayatımda ikinci kez yürümeye, adım atmaya çalıştım.


    Yürümeye çalışırken fark ettim tutunmadan ayakta duramıyorum. İğrenç bir duyguydu.


    Küçük evimin, hepi topu on adımlık salonunda bir uçtan bir uca gitmek kan, ter yüklü dakikalarımı aldı. Günlerce… 


    Merdiven ve yokuş belasıyla tanıştım. Vız gelirdi.


    Yaralanan sol bacak ve ayağımı bir külçe gibi kaldırıp sağ ayağımın yanına koyabildiğim için her defasında içim yanarak tebrik ettim kendimi.


     


    İki ay nasıl geçti bilmelisiniz!


    Kendime her defasında hedefler koyarak. Bugün başparmağını kıpırdatmalısın, oldu mu, o halde yarın tüm parmaklarını öne arkaya bükmelisin…


    Deli gibi çabalayarak…


    Her parmak kıpırdatışımda, attığım her adımda canım çok yansa da vazgeçmedim, başka çare yok.


    Uyurken, otururken sadece kıçımın üzerinde durabiliyordum. Yana dönüp yatayım, yüz üstü yatayım tarzı seçenekler yoktu. Sırtın uyuşsa da, kıçın üzerine yüklenmekten hissizleşse de başka pozisyon alamıyorsun.


    Dayanmaktan başka çare yok.


    Atılan her adım, tüm yürüme çabaları sonunda bele dek vuran, sonra başını zonklatan kahrolası ağrılar. Özellikle gece. Uyutmayan, dayanılması zor ağrılar.


    Bacağını uzatsan ayrı dert, katlasan ayrı…


    Ayağını ne o yana, ne bu yana bükemeyişin. Biz senle n’apcaz diye sızlanışın…


    Patlamada yanan bacak ve ayağının soyularak yama yama deri değiştirmesi…


     


    İki ay nasıl geçti, bilmelisiniz!


    Kendini bırakırsan yığılırsın, kalkamazsın ikazlarıyla. Geçecek, iyileşeceksin fikrine tutunarak.


    Uykusuz. Derin düşüncelerle. Gözünü yumsan bir felaketin orta yerine düşerek. Arada kabuslarla.


    Gün ışıyınca “nihayet sabah oldu” diye sevinerek…


    Dikkatini toplayamayarak.


    Yoğunlaşamayan darmadağın bir kafayla…


    Okuyup yazamayarak. Asla bir şeye odaklanamayarak…


    Çalışamayarak… Çünkü ne oturabiliyorsun ne de bacağını yüksek bir yere uzatmadan durabiliyorsun.


    Planlanmış panel ve söyleşilere gidemeyerek. Gitmeyi de istemeyerek.


    Bana neler oluyor diye kaygılanarak…


     


    İki ay nasıl geçti, bilmelisiniz!


    Her akşam yatağa uzanırken bacağını ve ayağını inceleyerek.


    Bir bacağın ve ayağın diğerinden nasıl daha şişmiş, morarmış, kararmış olduğunu izleyerek…


    Her akşam ayak ve bacağınla konuşup onu okşayarak, yarın daha iyi olacaksın diye cesaretlendirerek…


    Sabah uyanır uyanmaz yine ayak ve bacağına bakıp ne kadar iyileştiğini gözlemleyerek.


    Şişi inmiş mi?


    Eğer şişi azsa sevinerek, değilse güne somurtkan başlayarak…


    Gün gün. Akşamdan sabaha. O şişlerin inmesini bekleyerek…


    Şişi insin… Sadece şişi insin. Bunu dileyerek.


     


    İki ay nasıl geçti bilmelisiniz!


    Şimdi artık yürüyebiliyorum ama kısa mesafe. Yürüme süresi uzadıkça artan ağrı ve aksama var. Bacak kaslarım, ayak bileğim ve ayağım her adımda bana devam etme istersen mesajı yolluyor.


    Ayak ve bacağımdaki şişlik ve ağrılar nedeniyle hala ayakkabı, bot, çizme giyemiyorum.


    Evvela pantolon da giyemiyordum.


    Bir spor ayakkabım var, hani şu patlama sırasında ayağımda olan, yapıştı bana, uzvum oldu iki aydır. Eteğin, elbisenin, pantolonun altına sadece onu giyebiliyorum.


    İnce çorap, elbise ve ayağımda spor ayakkabı. Çirkin ve komik görünüyorum. Gülüyorum kendime.


    İki ay oldu ayağıma ayakkabı geçiremeyeli.


    Topuklu çizmelerimi giyemeyeli.


    Aksamadan, ağrı çekmeden yürüyemeyeli.


     


    İki ay nasıl geçti, bilmelisiniz!


    Şimdiye dek yaralanan, deforme olan bedenimi toparlamaya, iyileştirmeye çalışarak.


    Artık hem bedensel iyileşme hem hukuki mücadele süreci beraber devam edecek.


    Can sıkıcı, zor, çokça enerji ve moral isteyen bir dönem.


    Hukukun olmadığı yerde hukuk arayacağım. Üstelik iktidarın içinde olduğu ülkenin siyasal tarihinin en büyük patlamasının orta yerinde.


    İşim zor. Ne zaman kolay oldu ki? Lanet!


    Yine de aklım en çok ayakkabılarımda. Ah bir giyebilsem…


    Tek kanatla uçulmuyor. Öğrendim.


    Ama siz de iki ay nasıl geçti, onu bilmelisiniz!

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Ücretlerini alamayan işçiler vinç tepesine çıktı

    6 Nisan 2026

    Aydın, yazar ve gazetecilerden Narin Güran davası için ortak bildiri

    4 Nisan 2026

    Türkiye’de şiddet vakaları yüzde 75 arttı: Urfa ve Adana “sıcak nokta” ilan edildi

    25 Mart 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Ertan Eroğlu

    Öğretmenlik Meslek Kanunu pedagojik reform mu, hegemonik yeniden yapılanma mı?

    Elif Gamze Bozo

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: Kapitalizmin ihyası mı sonu mu?

    Elif Gamze Bozo

    Fedakârlık değil hak ihlali: Engelli politikalarında devletin geri çekilişi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ümit Akçay

    Emperyalizmin krizi

    Ertuğrul Kürkçü

    ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

    Ertuğrul Kürkçü

    Yeni bir yol yapmak

    Aziz Çelik

    İşsiz gençler, çalışan emekliler!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    TGS’den basın özgürlüğü uyarısı: “Gazetecilik suç değildir”

    10 Nisan 2026

    Ankara’da 1 Mayıs çağrısı: “Tandoğan’da birleşelim”

    10 Nisan 2026

    İtalyan Lisesi öğretmenlerinin grevi 67. gününde: “Grev kırıcılığına son verilsin”

    9 Nisan 2026
    KADIN

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026

    Tedbir var, koruma yok: 2025’te 1 milyonu aşkın karar, şiddet sürüyor

    9 Nisan 2026

    KSK70’te “toplumsal cinsiyet” krizi

    7 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.