Varto Ekoloji Platformu Gençlik Meclisi öncülüğünde yürütülen çadır nöbeti ve direniş, çevre köylerin, kadınların ve gençlerin katılımıyla büyüyerek devam ediyor. ABD’li şirketin bölgedeki sondaj çalışmalarına karşı çıkan halk; su kaynaklarını, meraları, tarım arazilerini ve yaban hayatını korumakta kararlı.
Sümeyye Boz: “Mesele sadece çevresel değil, sosyal ve ekonomik bir kriz”
Fırat Haber Ajansı’na (ANF) değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, projenin bölgenin tüm doğal dengesini altüst edebileceğine dikkat çekerek Varto’da yürütülen eylemlerin haklılığına vurgu yaptı.
Boz, Varto’da yürütülen mücadelenin kapsamını şu sözlerle ifade etti:
“Halk yalnızca bir şirketin sondaj çalışmasına karşı çıkmıyor; su kaynaklarını, tarım alanlarını, meralarını, ormanlarını ve gelecek kuşakların yaşam hakkını savunuyor. Enerji yatırımı adı altında yürütülmek istenen bu proje, bölgenin bütün doğal dengesini bozacak niteliktedir. Bu nedenle verilen mücadele aynı zamanda üretimi ve halkın kendi geleceği üzerinde söz sahibi olma hakkını savunma mücadelesidir.”
JES projesinin bölge için taşıdığı temel riskler
Sümeyye Boz, derin sondajlar ve jeotermal santral faaliyetlerinin Varto ve çevresinde yol açabileceği tehditleri dört ana başlıkta özetledi:
- Su Kaynaklarının Kirlenmesi ve Kuruması: Derin sondajlarla yeraltı su damarlarına müdahale edilmesi, içme ve sulama sularının kirlenme riskini doğuruyor. Boz, “Su yaşamdır; yaşamın temel kaynağına yönelik her müdahale toplumsal yaşamı hedef alır” ifadelerini kullandı.
- Tarım ve Hayvancılığa Ağır Darbe: Meraların ve tarım arazilerinin sondaj sahasına dönüştürülmesi, küçük üreticiyi ve hayvancılıkla geçinen binlerce kişiyi zorunlu göç ve yoksullaşma riskiyle karşı karşıya bırakacak.
- Ekolojik Yıkım: Ormanlık alanların tahribi, doğal bitki örtüsünün ve yaban hayatının zarar görmesi durumunda bölgedeki ekolojik dengenin bir daha geri döndürülemeyeceği vurgulandı.
- Deprem ve Sismik Riskler: 1966 yılındaki büyük Varto depremini hatırlatan Boz, aktif fay hatları üzerinde derin sondaj ve sıvı enjeksiyonu gibi yöntemlerin yaratabileceği sismik etkilerin bilimsel olarak incelenmesi gerektiğini ve ihtimallerin göz ardı edilemeyeceğini belirtti.
“Alevi köylerinin iradesi yok sayılıyor”
Tarihsel sürece de değinen Sümeyye Boz, Varto’nun Alevi köylerinin geçmişte de çeşitli baskı ve yerinden edilme politikalarıyla karşılaştığını hatırlattı. Halkın rızası alınmadan projelerin uygulanmak istendiğini belirten Boz, eylemlerin ulaştığı boyutu şöyle özetledi:
- Çadır Nöbeti ve Miting: Yaklaşık 7 bin kişinin katıldığı mitingin ardından başlatılan ve 78 gündür süren çadır nöbeti, halkın ortak karar aldığı ve geleceğini savunduğu bir yaşam alanına dönüştü.
- Bölgesel Etki: Aynı şirketin Doğu ve Güneydoğu’daki diğer jeotermal projelerinin de bütünlüklü olarak değerlendirilmesi ve toplam ekolojik tahribatın ortaya konulması gerektiği ifade edildi.
“Mücadele Meclis’e ve yargıya taşınacak”
DEM Parti Milletvekili Sümeyye Boz, hukuki süreçte yürütmenin durdurulması ve projenin tamamen iptal edilmesi için başvuruların yapıldığını belirtti. Mücadelenin hem sahada, hem yargıda hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında kararlılıkla sürdürüleceğini ifade ederek; “Doğamızı, suyumuzu ve yaşam alanlarımızı korumaya kararlılıkla devam edeceğiz” dedi.
