Medya Haber televizyonunda gündeme dair soruları yanıtlayan Duran Kalkan, İmralı’da yaklaşık iki aydır yeni bir görüşmenin gerçekleşmemesini eleştirerek bu durumun sürece duyulan güveni zayıflattığını ifade etti. Yaklaşık iki yıldır Kürt hareketi tarafından önemli adımlar atılmasına rağmen İmralı’daki koşulların değişmediğini belirten Kalkan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Önder Apo hareketimiz ve halkımız tarafından baş müzakereci olarak kabul edilmiştir. Baş müzakerecinin iletişim ve çalışma imkânlarının sınırlandırılması kabul edilemez. İki aydır görüşme yapılmaması sürece yeterince ciddiyetle yaklaşılmadığını gösteriyor. Eşit ve özgür koşullar sağlanmadan sürecin sağlıklı ilerlemesi ve güven yaratması mümkün değildir.”
Çerçeve Yasa tartışmaları: “Eve dönüş ya da pişmanlık yasalarının karşılığı yok”
Gündemdeki yasal düzenleme tartışmalarına değinen Duran Kalkan, hazırlanacak yasanın yüzeysel olmaması gerektiğini ve tüm tarafların hassasiyetlerini gözetmesi gerektiğini söyledi. Yasada Öcalan’ın konumunun belirleyici olacağını vurgulayan Kalkan, kırmızı çizgilerini şu maddelerle özetledi:
- Sadece Silahsızlanma Odaklı Yaklaşım Yetersiz: Yasanın yalnızca örgütü tasfiye etmeyi, silahsızlanmayı veya geçmişteki “pişmanlık/eve dönüş” mantığını esas alması durumunda hiçbir karşılığının olmayacağı ifade edildi.
- Öcalan’ın Konumu: Yasanın, Abdullah Öcalan’ın özgür yaşar, çalışır ve demokratik siyaset yürütebilir koşullara kavuşmasını içermesi gerektiği, aksi halde gerillanın dağdan inmeyeceği belirtildi.
- Demokratik Siyasete Katılım: PKK’nin feshedilerek mücadelenin demokratik siyaset stratejisiyle yürütülebilmesi için yasal engellerin kaldırılması gerektiği kaydedildi.
“Çözüm, Demokratik Cumhuriyet ve Örgütlü Toplumdadır”
Sürecin sadece devlet ile PKK arasında bir al-ver meselesi olarak görülmemesi gerektiğini belirten Kalkan, “demokratik entegrasyon” kavramına açıklık getirdi. Entegrasyonun bireylerin devlete teslim olması anlamına gelmediğini vurgulayan Kalkan; kadınlar, gençler, emekçiler ve tüm toplumsal kesimlerin sürece aktif katılması çağrısında bulundu.
Devletin demokrasiye duyarlı hale getirilmesi ve toplumun demokratik komünler temelinde örgütlenmesi gerektiğini ifade eden Kalkan, tüm demokratik güçleri seferberlik ruhuyla çalışmaya davet etti.
Rojava Devrimi’nin 15. yılı değerlendirmesi
19 Temmuz Rojava Devrimi’nin 15. yılına girmesi vesilesiyle de açıklamalarda bulunan Duran Kalkan, bu sürecin 21. yüzyılın en önemli devrimci birikimlerinden biri olduğunu söyledi. Devrimin sadece askeri ve siyasi yapılarla değil; kadın özgürlüğü, halkların eşitliği ve kültürel dönüşüm açılarından değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kalkan, devrimin kadın öncülüğünde demokratik bir toplumsal model yarattığını sözlerine ekledi.
