Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Özgür Faik Erol ve Mithat Sancar, Abdullah Öcalan ile dün İmralı’da bir araya geldi. Uzun bir aradan sonra gerçekleştirilen ve 5 saat süren görüşmede bölgedeki siyasal gelişmeler, demokratik toplum inşası, barış sürecinde gelinen aşama ve yasal çerçevenin nasıl şekillenmesi gerektiği masaya yatırıldı.
Görüşmenin ardından heyet tarafından yapılan açıklamada, sürecin sonuç odaklı ilerletilmesi için TBMM başta olmak üzere tüm ilgili kurumlarla yapıcı diyaloğun sürdürüleceği vurgulandı.
“Yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir”
Görüşmede kamuoyuna iletilmek üzere değerlendirmelerde bulunan Öcalan, 27 Şubat çağrısının ruhuna bağlı kaldıklarını belirterek, sorunun “kardeşlik hukuku” çerçevesinde çözülmesine yönelik kararlılıklarının sürdüğünü ifade etti.
Öcalan, tarihsel birlikteliğin yasal bir boyuta taşınması gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Anadolu’da tarihsel bir hakikat olan ve tüm kritik aşamalarda birbirinden ayrılmayan Kürt-Türk tarihsel ittifakını ve birlikteliğini hukuki zemine dönüştürmenin arifesindeyiz. ‘Kürt’ten Türkü ayırsan Kürt kalmaz, Türk’ten Kürdü ayırsan Türk kalmaz’ hakikati, ortak yaşam ve eşitlik hukukunun geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir.”
“Negatif hukuk pozitif hukuka dönüşmeli”
Öcalan, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımların terk edilerek ortak bir yaşamın örülmesi çağrısında bulundu. TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun raporuna da atıfta bulunan Öcalan, silahların tamamen devreden çıkarılması ve hukuki sürecin başlaması gerektiğinin altını çizdi:
- Hukuki Güvence: Kürt-Türk ittifakının yasal düzenlemelerle kalıcı hukuki güvenceye kavuşturulması.
- Pozitif Hukuk Dönüşümü: Mevcut kısıtlayıcı (negatif) hukuk anlayışından, hak ve özgürlükleri kapsayan (pozitif) hukuka geçilmesi.
- Silahsızlanma ve Yeni Sayfa: Çatışmaların tamamen sonlandırılması ve TBMM çatısı altında yasal çerçevenin netleştirilmesi.
Açıklamasını “Demokratik bir cumhuriyette eşit ve özgürce birlikte yaşamak mümkündür” diyerek tamamlayan Öcalan, ellerindeki tarihi fırsatın tüm taraflarca ortaklaşa değerlendirilmesi gerektiğine inandığını belirtti.
