İran rejiminin resmi yayın organı Mizan Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre, ülkede patlak veren kitlesel halk protestolarına katıldıkları gerekçesiyle tutsak edilen İrfan Esfendiyari (18) ve Gul Muhammed Muhammedi (23), İsfahan Cezaevi’nde şafak vakti idam edildi. Diktatörlüğün yargı mekanizması tarafından “devlet karşıtlığı ve saldırı” (muharebe/Allah’a karşı savaş açma) gibi içi boş şablon suçlamalarla ölüme mahkûm edilen iki gencin infazı, ülkede infial yarattı.
Ölüm hücrelerinde bekletilen 10 genç daha var
Rejimin cinayet aygıtına dönüşen mahkemelerin hazırladığı tek bir toplu dosyada tam 59 kişinin yargılandığı ortaya çıktı. Bu torba davada, 2’si bu sabah katledilen toplam 12 genç hakkında idam kararı verildi. Kalan 10 gösterici, İsfahan Cezaevi’ndeki koğuşlarından zorla koparılarak infaz öncesi son durak olan tek kişilik ölüm hücrelerine nakledildi. Ailelerin ve insan hakları örgütlerinin zamana karşı yarıştığı infaz listesindeki diğer gençlerin isimleri ve yaşları ise rejimin gençliğe yönelik katliam politikasını net bir şekilde özetliyor:
- Şerwin Bakıryan (18), Ebulfezil İbrahimi (18)
- Emir Hüseyin Meleki (19), Ali Deşti (19), Emir Hüseyi İbrahimi (19)
- Ali Reza Reisi (21), Ebulfezli Sipahi (23)
- Ali Reza Sipahi (24), Emin Hüseyin Seferi (27)
Sokakların öfkesini kanla bastırma stratejisi
Molla rejimi, derinleşen ekonomik kriz, baskılar ve özgürlük talepleriyle sarsılan toplumsal muhalefetin sesini kısabilmek için en vahşi yöntemi olan “hukuksal katliamları” yeniden devreye sokmuş durumda. İsfahan’daki hücrelerde tutulan gençlerin cezalarının her an infaz edilebileceği uyarıları yapılırken, hak savunucuları ve sol-demokratik kitle örgütleri, rejimin bu kanlı saldırılarına karşı uluslararası dayanışmayı büyütme ve idamları durdurma çağrısı yapıyor.
