Bolu’daki lüks otel yangınında annesi Gülçin’i, ağabeyi Şenol’u ve henüz 11 yaşındaki yeğeni Mina’yı kaybeden Oktay Akişli, sistemin yargılamayı yerel personelle sınırlı tutma hamlesine karşı isyan bayrağını açtı. Katliamın asıl sorumlularının ruhsat veren ve denetimleri es geçen Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı yetkilileri olduğunu belirten Akişli, Bolu’dan Ankara’ya uzanan 186 kilometrelik bir irade eylemine imza attı. Günlerdir süren “78 Can İçin Adalet Yürüyüşü”, Ankara’nın kalbinde diğer acılı ailelerin kitlesel karşılamasıyla son buldu.
Ankara sokaklarında öfke: “Grand Kartal kötülük müzesi olsun”
Yürüyüşün bitiş noktasında bir araya gelen aileler, yitirdikleri 78 canın fotoğraflarını göğüslerinde taşıyarak devlete ve sermayeye karşı adalet taleplerini haykırdı. Eylemde taşınan dövizler, davanın sadece bir otel yönetimiyle sınırlanamayacağını net bir şekilde ortaya koydu:
- “Gecikmiş adalet, adalet değildir!”
- “Grand Kartal Otel, kötülük müzesine dönüştürülsün!”
- “Turizm Bakanı istifa!”
- “Hiçbir makam hukuktan üstün değildir!”
“Bakanlık koltuklarında oturan katiller hesap verecek”
Ulus Meydanı’nda yapılan ortak açıklamada, turizm sektörünün çarklarının insan canı pahasına dönmesine izin veren düzen sert bir dille eleştirildi. Aileler adına konuşan sözcüler, oteldeki teknik eksikliklere göz yuman, yangın merdivenlerinden acil çıkış kapılarına kadar hiçbir iş güvenliği önlemini denetlemeyen bakanlık bürokratlarının yargı önüne çıkarılması için sonuna kadar mücadele edeceklerini belirtti. Müfettişlerin koruma kalkanlarının arkasına sığınmasına izin vermeyeceklerini vurgulayan aileler, “Sarayın ve sermayenin bürokratları hesap verene kadar bu dava bitmeyecek” diyerek oturma eylemine geçti.
