Hak savunucuları ve kayıp yakınlarının ellerinde karanfiller ve fotoğraflarla katıldığı eylemde, 19 yaşındaki Ferhat Tepe’nin katledilme süreci ve sonrasındaki hukuksuzluklar hatırlatıldı. Kayıp yakınlarından İkbal Eren tarafından okunan açıklamada, Tepe’nin Bitlis merkezde silahlı ve telsizli 3 kişi tarafından kaçırıldığı anımsatıldı. Eren, o dönem yaşanan süreci şu sözlerle aktardı:
“Ailesinin ve çalıştığı gazetenin tüm başvurularına rağmen devletin ilgili kurumları onun gözaltına alınmadığını ileri sürdü. Kaçırılmasından sonra aileyi telefonla arayan bir kişi, Ferhat’ı Türk İntikam Tugayı adına kaçırdıklarını, serbest bırakılması için babası İshak Tepe’nin Demokrasi Partisi (DEP) Bitlis İl Başkanlığı görevinden istifa etmesi ve yüklü miktarda para ödemesi gerektiğini söyledi.”
14 tanık ve ağır işkence izlerine rağmen etkili soruşturma yürütülmedi
Olayın ardından 6 Ağustos 1993 tarihli Özgür Gündem gazetesinin “Telefondaki tugay komutanıydı” manşetiyle çıktığını ve baba İshak Tepe’nin oğlunun kaçırılmasından Korkmaz Tağma’yı sorumlu tuttuğunu belirten Eren, acı sonu ve hukuki ihmalleri dile getirdi:
“Ferhat’ı her yerde arayan ailesi ve çalışma arkadaşları, onun ağır işkence görmüş bedenine 13 gün sonra Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’nda, ‘meçhul kişi’ olarak gömülmüş halde ulaştı. Ferhat’ın kaçırılmasına tanık olanlar vardı. Ayrıca Diyarbakır Jandarma Alay Komutanlığı’nda işkenceli sorguda onu gördüğünü açıklayan 14 tanık bulunuyordu. Buna rağmen etkili bir soruşturma yürütülmedi ve iç hukuk yollarından sonuç alınamadı.”
AİHM ve AYM “ihlal” dedi, zamanaşımı dosyayı kapattı
İç hukuk yollarının tıkanması üzerine davanın taşındığı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), yaşam hakkının usul boyutunun ve etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmederek Türkiye’yi mahkum etti. Yıllar sonra Anayasa Mahkemesi (AYM) de 16 Haziran 2016 tarihli kararında, savcılığın delilleri toplamadığını ve soruşturmayı sürüncemede bıraktığını tespit ederek “etkili soruşturma yapılmadığı” gerekçesiyle hak ihlali kararı verdi. Ancak yüksek mahkeme, zamanaşımı gerekçesiyle dosyanın yeniden açılmasının önünü kapattı. Böylece Ferhat Tepe’yi işkenceyle öldürenler hukuken cezasız bırakılmış oldu.
Anne Zübeyde Tepe: “Biz sağ oldukça bu davanın takipçisiyiz”
Eylemde söz alan Ferhat Tepe’nin annesi Zübeyde Tepe, uzun bir aradan sonra yeniden Galatasaray Meydanı’na çıktığını belirterek kararlılık mesajı verdi. Hayatını kaybeden eşi İshak Tepe’nin vasiyetini sürdürdüğünü ifade eden anne Tepe, şöyle konuştu:
“Galatasaray Meydanı’na yıllardır gelmiyordum. Yol arkadaşım İshak Tepe vefat etti; sağlıklıyken tek isteği bu meydana gelip mücadele vermekti. Ferhat’ın resmi burada, bizimle. Üzgünüz ama buradayız, unutmuyoruz. Bu davanın takipçisiyiz. Biz sağ oldukça burada olacağız.”
Açıklamaların ardından eylem, gözaltında kaybedilenlerin anısına Galatasaray Meydanı’na bırakılan karanfillerle sessizce sona erdi.
