Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne ilişkin hayati açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda ve medyada sürece dair ciddi bir bilgi kirliliği ve dezenformasyonun dolaştığına dikkat çeken Doğan, sürecin risklerden arındırılması için şeffaf ve takvimlendirilmiş bir hukuki yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çerçeve yasaya ilişkin açıklamalarını son derece önemli ve memnuniyet verici bulduklarını ifade eden Doğan, yasanın zamanlamasına dair bir mutabakatın sağlandığını ancak içeriğin ne olacağı konusunda büyük bir belirsizlik yaşandığını vurguladı.
“Yasal çerçevenin kapsamını ve içeriğini bilmiyoruz”
Ayşegül Doğan, yasa taslağının henüz kendileriyle paylaşılmadığını belirterek, medya organlarında yer alan “Abdullah Öcalan taslağa onay verdi” şeklindeki iddialara sert tepki gösterdi. Öcalan ile İmralı Heyeti arasında 40 gündür hiçbir görüşme yapılamadığının altını çizen Doğan, şu kritik soruları yöneltti:
“Asılsız haberler diyoruz çünkü heyetimizin yaptığı görüşmelerin neticesinde bizimle paylaşılan bir taslak yok. Biz yasal çerçevenin kapsamını ve içeriğini bilmiyoruz. Sayın Öcalan’ın bu taslağa onay verdiği söyleniyor. Bunu nasıl teyit edebiliriz? Kamuoyu bu bilgiye nasıl erişebilir? Heyetimiz Sayın Öcalan’la 40 gündür görüşmedi, avukatları ve ailesi de bu süre boyunca görüşemedi. O halde bu taslağın Öcalan’la paylaşılıp paylaşılmadığını, paylaştıysa da onay verip vermediğini nasıl bilebiliriz?”
Örgütün lideri olarak Öcalan’ın böylesi kritik bir yasal düzenlemeyle ilgili görüş ve önerilerini paylaşabilecek olanaklara sahip olması gerektiğini ifade eden Doğan, bu kapıların kapatılmasının yalnızca süreç karşıtlarının elini güçlendireceğini söyledi.
Meclis Başkanı Kurtulmuş’a “Kapı” cevabı
Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un yasal düzenlemeye ilişkin, “Bu yasa bir kereliğine mahsus çıkacak. Gelenler kapıdan içeri alınacak, gelmeyenler de gelmesinler, kapı kapanacak” şeklindeki ifadelerini de eleştiren Doğan, bu yaklaşımı “magazinel” olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin kutuplaşmış ikliminde kullanılan dilin çok önemli olduğunu hatırlatan DEM Parti Sözcüsü, Kurtulmuş’a şu sözlerle yanıt verdi:
“Mesele kaç defalığına çıkarılacağı ya da kaç maddeden oluşacağı meselesi değil. ‘Gelen gelir, gelmeyen gelmez’ gibi dışlayıcı bir dil yerine, ‘bu kapıyı sonuna kadar açık tutacağız’ denmeli. Bizim dışlayan kapalı kapılara değil, herkesin gelebileceği toplumsal bir bütünleşmeyi sağlayacak açık kapılara ihtiyacımız var.”
Doğan ayrıca, 27 Şubat 2025’te Öcalan’ın yaptığı silahsızlanma çağrısının ardından örgütün ateşkes ilan ettiğini, kongresini toplayarak silahlı mücadelenin bittiğini duyurduğunu ve 11 Temmuz’da Süleymaniye’de örgüt üyelerinin silahlarını yakarak imha ettiğini hatırlataran süreci sekteye uğratacak her türlü yaklaşımdan uzak durulması gerektiğini belirtti.
“İmralı tecridi süreç tıkanmış algısı yaratıyor”
Görüşmelerin periyodik bir takvim içerisinde işletilmemesinin süreçte fiili bir tıkanıklık algısı yarattığı uyarısında bulunan Doğan, Öcalan’ın “Beklenti halinde kalmak sadece risk üretir” sözünü hatırlatarak, kaybedecek zaman olmadığını ve İmralı’ya erişim olanaklarının derhal sağlanması gerektiğini vurguladı.
DEM Parti 5. Olağan Kongresi Eylül’de
Basın toplantısının sonunda partinin iç çalışmalarına ve kongre hazırlıklarına da değinen Ayşegül Doğan, DEM Parti 5. Olağan Büyük Kongresi’nin 20 Eylül’de Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleştirileceğini duyurdu.
Kongre öncesinde düzenlenecek konferansların mottosunu “Demokratik Cumhuriyet için özgür ve örgütlü toplum” olarak belirlediklerini aktaran Doğan, partinin yeni programının hazırlandığını, bu programla çoğulcu, demokratik ve kolektif yönetim anlayışını esas alan yerel ve yatay bir örgütlenme modelini hayata geçireceklerini ifade etti.
