Kaynak: Agos
Adalar Müzesi, kuruluşunun 16. yılında İstanbul’un ve dünya mimarlık tarihinin en görkemli ancak en hüzünlü kültürel miras yapılarından biri olan Büyükada Rum Yetimhanesi’ni odağına alan çok özel bir sergiye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. “Büyükada Rum Yetimhanesi Sergisi ve Etkinlikleri” başlıklı kapsamlı program, 22 Mayıs 2026 itibarıyla kapılarını ziyaretçilerine açacak.
Küratörlüğünü ve tasarımını Deniz Koç Çeliker’in üstlendiği projenin zengin içerikleri, Doç. Dr. Yaşar Tolga Cora ve Derya Koç tarafından titizlikle hazırlandı. En az bir yıl boyunca ziyarete açık kalması planlanan bu çalışma, sadece durağan bir sergi olmanın ötesinde; devasa ahşap yapının geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine kolektif bir düşünme zemini yaratmayı amaçlıyor.
Görünmeyen yönler, arşivler ve tanıklıklar ilk kez gün yüzünde
Büyükada’nın ikonik Hristos Tepesi’nde yükselen ve yaklaşık 120 yıllık köklü bir geçmişe sahip olan Rum Yetimhanesi, Adalar’ın kentsel, doğal ve arkeolojik sit alanı olarak tescillenmiş çok katmanlı hafızasını omuzlarında taşıyor. Bugüne kadar pek çok İstanbullunun güvenlik gerekçesiyle yakından deneyimleme fırsatı bulamadığı bu gizemli miras alanı, sergi sayesinde adeta yeniden hayat bulacak.
Şu an ciddi yapısal riskler ve yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan Yetimhane’nin sadece mimari dehası değil, toplumsal hafızadaki derin izleri de serginin ana hatlarını oluşturuyor. Sergi kapsamında:
- Yapının tarihsel katmanları ve mimari özellikleri,
- Farklı kullanım dönemleri ve içinde barındırdığı insan hikayeleri,
- Yıllardır sürdürülen hukuk ve koruma mücadeleleri çok yönlü bir içerikle ele alınacak.
Ziyaretçiler; eski fotoğraflar, resmi arşiv belgeleri, mimari çizimler ve dönemin tanıklıkları aracılığıyla, yapının bugüne kadar karanlıkta kalmış ve yeterince görünür olmamış tüm yönlerine şahitlik edecek.
Tehlike altındaki miras için ortak akıl aranacak
Büyükada Rum Yetimhanesi, 2010 yılında mülkiyetinin hukuki süreçler sonucunda Fener Rum Patrikhanesi’ne iade edilmesiyle yeni bir döneme adım atmıştı. Takvimler 2018’i gösterdiğinde ise Europa Nostra ve Avrupa Yatırım Bankası Enstitüsü’nün ortak çalışmaları neticesinde, yapının kritik durumu tescillenmiş ve Yetimhane Avrupa’nın “En Çok Tehlike Altındaki Yedi Kültürel Miras Alanı” listesine dahil edilmişti.
Adalar Müzesi’ndeki bu program, sergilenen eserlerin yanı sıra geniş bir etkinlik takvimiyle de desteklenecek. Yıl boyunca düzenlenecek olan panel, söyleşi ve uzman buluşmalarıyla; “Bu devasa ahşap miras nasıl kurtarılır?”, “Gelecekte nasıl yaşatılır?” sorularına yanıt aranacak ve farklı koruma senaryoları masaya yatırılarak ortak bir akıl oluşturulmaya çalışılacak.
İstanbul’un kültürel peyzajının en güçlü simgelerinden olan bu anıtsal yapı için zaman daralırken, organizasyon yetkilileri tüm İstanbulluları ve kültür sanat dostlarını bu kritik eşikte ortak mirasa sahip çıkmaya çağırıyor.
