Editör: Mehmet Murat Yıldırım
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde ve İlke TV’nin medya sponsorluğunda gerçekleştirilen Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu, son gününde Cemil Paşa Konağı’nda düzenlenen kapanış etkinliğiyle sona erdi. Etkinliğin kapanış konuşmasını yapan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, kalıcı barışın tesisi, demokratik adımlar ve Ortadoğu’daki gelişmeler üzerine çarpıcı mesajlar verdi.
“Barış için somut adımlar atılmalı, korkulardan kurtulmalıyız”
Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinen Hatimoğulları, süreçte bazı adımlar atılmış olsa da son günlerde tıkanma sinyallerinin alındığına dikkat çekti. Türkiye’nin tarihi bir dönemçten geçtiğini belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı, sürecin ilerlemesi için atılması gereken somut yasal ve hukuki adımları şu şekilde sıraladı:
- Kayyım uygulamalarına son verilmeli: Yerel iradenin sakatlanmaması adına kayyımlar geri çekilmeli ve tamamen ortadan kalkmalıdır.
- Hukuki normlar uygulanmalı: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları derhal hayata geçirilmelidir.
- Özgürlükler sağlanmalı: Siyasi tutsaklar, gazeteciler ve yazarlar serbest bırakılmalıdır.
- Öcalan’ın statüsü: Abdullah Öcalan’ın statüsü için net adımlar atılmalıdır.
Hatimoğulları, bu adımların atılabilmesi için irade gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi:
“Öcalan’ın statüsü için adım atılmalı ve adım atmak bir cesaret işidir. Bir yürek işidir. Bir inanç işidir. Bir bilinç işidir aynı zamanda. Barış için korkulardan kurtulmamız gerekir. Barışa inanmalıyız, adım atmalıyız.”
“Hakikatle yüzleşmeden kalıcı barış imkansız”
Barışın sadece Kürt sorununun çözümünden ibaret olmadığını ifade eden Hatimoğulları, tüm farklı halkların ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde yaşamasının esas olduğunu vurguladı.
Geçmişle bağların koparılamayacağını belirten Hatimoğulları, “Barış yeni bir sayfa demektir. Bizler kayıplarımızı, acılarımızı unutmayacağız. Hafızalarımızda kalacaklar. Hakikat ile yüzleşme olmadan kalıcı bir barışı sağlamamız imkansız” diyerek yüzleşme sürecinin önemine işaret etti.
“Buradaki barış tüm Ortadoğu’yu etkileyecek”
Konuşmasında bölgesel savaşlara ve Ortadoğu’daki gelişmelere de geniş yer ayıran Hatimoğulları, dış müdahaleler olmadığı sürece halkların bir arada yaşama kültürüne sahip olduğunu dile getirdi. 5 günlük forumun da bu ortak yaşamın mümkün olduğunu kanıtladığını belirterek şöyle devam etti:
“Ortadoğu’nun ateşi sürekli harmanlanıyor. Savaş ile yeni bir dünya ve sistem dizayn ediliyor. Ancak yine bedeli halklar ve kadınlar ödüyor. Daha önce Ezidi kadınların kaçırıldığını konuşuyorduk, şimdi Suriye’de Alevi kadınlar kaçırılıyor. Biz inanyoruz ki buradaki barış tüm Ortadoğu’yu etkileyecek.”
“Gün sıkılı yumrukları açma günüdür”
Toplumsal barış, özgürlük ve adaletin demokrasinin temel sac ayakları olduğunu söyleyen Hatimoğulları, tüm toplumsal dinamikleri barışı büyütmeye çağırdı.
Mücadeleye kararlılıkla devam edeceklerini belirten Hatimoğulları, kapanış konuşmasını umut dolu bir mesajla sonlandırdı: “Toplumsal barış için sıkılı yumrukları açabiliriz. Demokratik zeminde bir araya gelebilir, birbirimizin sevgisi ile barışı inşa edebiliriz. Gün barışı ve umudu büyütme günüdür. Barışı bu coğrafyada tesis etmek için mücadeleye devam edeceğiz. Barışı tesis ettiğimiz bu topraklarda el ele halay çekeceğiz.”
