Editör: Mehmet Murat Yıldırım
6 Şubat depremlerinin simge davalarından biri olan ve Adana’da yıkılarak onlarca kişiye mezar olan Hasan Alpargün Apartmanı dosyası, 20 Nisan’da Adana Bölge Adliye Mahkemesi’nde duruşmalı olarak görülecek. Duruşma öncesinde Ankara Güvenpark’ta bir araya gelen Adalet Peşinde Aileleri Platformu, yerel mahkemenin verdiği “olası kast” kararının bozulmasına tepki gösterdi. Aileler, sorumluların “bilinçli taksir” ile hafif cezalar almasına izin vermeyeceklerini vurguladı.
“Sanık Alpargün ‘ne olursa olsun’ anlayışıyla hareket etmiştir”
Platform adına yapılan açıklamada, yargılama sürecindeki hukuki usulsüzlüklere dikkat çekilerek şu ifadeler kullanıldı:
“Üç yıldır deprem davalarına ilişkin yürütülen yargılamaların büyük bir kısmı bilinçli taksirle yani 10 yıl, 15 yıl verilecek olan cezalar ile sürdürülüyor. 6 Şubat’ta biz canlarımızı ararken, sanık Alpargün deprem günü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kaçtı. Adana’ya getirildiğinde sanık Alpargün gazetecilere yıkıma ilişkin ‘mukadderat’ demişti. Buradan bir kez daha hatırlatıyorum. Mukadderat değil olası kasttır. Alpargün, 13 Şubat 2023’te tutuklandı. 27 Eylül 2024’te Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi sanık Alpargün’e enkaza hayatını kaybeden kadın ve çocuklar için 62 kez müebbet, 34 erkek için ise 865 yıl hapis cezası verdi. Yerel mahkeme sanık Alpargün’ün muhtemel neticeyi göze alıp kabullendiği sonucuna vardı. ‘Ne olursa olsun’ anlayışıyla hareket ettiğine kanaat getirdiği için olası kastan hüküm kurdu. 21 Şubat 2025’te Adana Bölge Adliye Ceza dairesi, sanığa verilen cezanın, sanık ‘insanların ölmesini arzulamamıştır’ diyerek hukuka uygun olmayan bir şekilde bozdu. 30 Ekim 2025’te yerel mahkeme bir kez daha Alpargün’e olası kat suçundan ceza verdi.”
“Gerçek suçlular gizleniyor, suçu depreme atamazsınız”
Savcılığın depremi “250-300 yılda bir olan afet” olarak nitelemesine tepki gösteren aileler, itirazlarını şu sözlerle sürdürdü:
“20 Nisan’da Adana Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi’nde Alpargün Apartmanı dosyası duruşmalı olarak görülecektir. Adalet Peşinde Aileleri Platformu olarak dosya içerisindeki gerçeklerle sanığın ikrarını yok sayarak, sanığın yüksek mühendis olduğu gerçeğini dışlayarak baştan savma şekilde hazırlanmış savcının itirazını kabul etmiyoruz. Bu savcı suçu 250-300 yılda bir gerçekleşen nitelikte bir afet olan depreme atmıştır. Oysa 6 Şubat’ın suç ortaklarından AFAD, bu sene yaptığı açıklamasında, ‘Türkiye’nin 485 diri fay hattı ile dünyanın en aktif deprem kuşaklarından biri olan Alp Himalaya kuşağı üzerinde yer aldığını’ belirtmektedir. ‘Ülkemizde ortalama her üç yılda bir 6 büyüklüğünde her beş yılda bir 6 büyüklüğünün üzerinde ve her 10 yılda bir ise 7’den büyük deprem yaşanmaktadır’ diyorlardı. 20 Nisan’da Adana’da olacağız. Depremde kaybettiklerimiz için ‘olası kasta’ sahip çıkacağız. Adana Hasan Alpargün davasında çıkan ‘olası kast’ kararının onaylanması hayati önemdedir çünkü diğer davalarda sorumlular halen bilinçli taksirle öldürmeden yargılanıyor. Gerçek suçlular gizleniyor. Biz yitirdiğimiz sevdiklerimiz için olası kastın uygulanmasını istiyoruz.”
“Sorumluluk silsilesindeki herkes yargılanmalı”
Platform üyesi Döne Kaya, sadece teknik personelin değil, tüm kamu sorumlularının hesap vermesi gerektiğini belirtti:
“Öncelikle biz sadece inşaat mühendislerinin ceza alması için uğraşmıyoruz. Bizler adil bir yargılama istiyoruz. Sorumluluk silsilesinde yer alan müteahhit, inşaat mühendisi, yapı denetim, kamu görevlileri, belediyedeki çalışanlar, meclis üyesi, bu imara açan her bir meclis üyesi, Çevre Şehircilik İl Müdürlükleri, Çevre Şehircilik Bakanlığı’na kadar tüm sorumluların yargılanmasını istiyoruz.”
“Ölü sayısı yüz binlercedir, mahkemelere müdahale etmeyin”
Adalet Peşinde Aileleri Platformu Adıyaman Temsilcisi Celal Gezer, resmi rakamlara itiraz ederek mahkemeler üzerindeki baskıya şu sözlerle değindi:
“Herkes duysun bu kocaman bir yalandır. Yüz binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Adıyaman’da yaptığımız sadece iki tane dosya üzerinde yaptığımız çalışmada binin üzerinden insan hayatını kaybetmiştir. Bu kadar insan hayatını kaybetmiş. Bir tane bürokrat istifa etmedi. Bir tane bakan istifa etmedi. Bakın canımızı aldınız. Geleceğimizi aldınız. Günümüzü aldınız. Güneşimizi aldınız. Hayatımızı aldınız. Yetmedi, bugün adil yargılanma hakkımızı elimizden almaya çalışıyorsunuz ama şunu bilin, burada aileler canı pahasına bu adaletli yargılanma hakkını savunacaktır. İş nereye giderse gitsin biz giden canlarımıza sözümüzü vermişiz. Tek istediğimiz şey şudur Türkiye Cumhuriyeti’nin ceza hukukunun çalışmasıdır. Engel olmayın. Habersiz olduğumuzu düşünmeyin. Mahkemeler bırakın görevlerini yapsınlar. Türk Ceza Kanunu neyse onunla çalışsın. Bu ülkenin düşmanı mısınız?”
“Bu bir deprem değil, katliamdır”
Kuzey Kıbrıs’tan gelen Şampiyon Melekleri Yaşatma Derneği Başkanı Ruşen Yücesoylu Karakaya, mücadelenin ortak olduğunu vurguladı:
“Bizde de Grand İsias Otel gerçeği ve katliamı var. O binada 72 can, 35 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı, 26 çocuk öldürüldü. Binlerce insan katledildi. Buradaki halkın, insanların sevdikleri deprem yüzünden değil, bir katliam sonucu hayatını kaybetti. Susmayacağız, unutmayacağız. Hem şampiyon meleklerimizin, hem tur rehberlerimizin, tüm depremde o binalar yüzünden hayatını kaybeden insanlar için, sevdiklerimiz için mücadeleye devam edeceğiz.”
“Adalet bakanı için bu bir samimiyet testidir”
DEM Parti Urfa Milletvekili Ferit Şenyaşar ise Adalet Bakanı Akın Gürlek’e çağrıda bulundu:
“Mahkeme tarafından adil bir karar verilmediğinden dolayı bugün depremde yakınlarını kaybeden aileler Ankara’dadır. Bu, ülkeyi yönetenler için bir utançtır. 6 Şubat depreminde depremin olduğu günde halkımızın yanındaydık. 11. Yargı Paketi Meclis’te görüşülürken deprem sanıklarına indirim öngören maddenin çıkartılması için aileler deprem mağdurları nöbet eylemi sürdürürken de ailelerimizin yanındaydık. Bugün de ailelerimizin yanındayız. Bugün bir milletvekili olarak depremde yakını kaybedenlerin, adalet arayanların yanında nasıl durduysak yarın Adalet Bakanı’nın önünde yapılacak açıklamaya da Adalet Bakanı Akın Gürlek’i ailelerimizin yanına davet ediyoruz. Bu bir samimiyet testidir. Gelsin burada adalet arayan arayanların yanında dursun. Kamu vicdanını rahatlatacak bir açıklama yapsın.”
