Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    “Erdoğan vefat etti” paylaşımı gazeteci İrem Delice’yi tutuklattı

    28 Ağustos 2026

    Türkiye’ye ait İHA Yunanistan hava sahasına girdi, F 16’lar müdahale etti: İhlaller arttı

    28 Ağustos 2026

    Samsun’daki Volgo-Don 5021 gemisinde denizcilerin direnişi zaferle sonuçlandı: 4 aylık alacaklar tahsil edildi

    28 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

      27 Ağustos 2026

      Çerçeve yasanın çerçevesi

      26 Ağustos 2026

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Müzakere ve mücadele

      28 Ağustos 2026

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yeni bir yol yapmak

    Yeni bir yol yapmak

    ERTUĞRUL KÜRKÇÜ Yeni Yaşam için yazdı: Günün görevi, DEM Partinin de genel demokratik muhalefetin de, “süreç mi, muhalefet mi” ikilemini reddetmesiyle başlar. Barış ve demokrasi, müzakere ile mücadele, Kürt meselesi ile Türkiye’nin genel demokrasi ve hukuk devleti krizi birbirinden ayrılarak değil, ancak birbirlerine bağlanarak savunulabilir.
    Ertuğrul Kürkçü1 Nisan 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    2026 Newroz’u hem metropollerde hem Kürdistan’da önceki yılları aratmayacak ölçüde yüksek katılımlı ve coşkulu kutlandı. Belki her zamanki disiplin bir ölçüde gevşemiş, tören ikliminin yerini kitlenin kendiliğinden dalgalanması almış olabilirdi, ama toplam katılım her zamankinden daha yüksek ve canlı ve çoğuldu.

    Bir laboratuvar olarak Newroz

    Rejim elbette Newroz alanlarını kendi haline bırakmayacaktı. Toplanmalarda, giriş ve çıkışlarda fazla zorlanma olmadıysa da, bunun rejimin 2026 Newrozunu Özgürlük Hareketi’nin evrimini gözetleyeceği bir tahlil laboratuvarı olarak değerlendirme isteğinden kaynaklandığı birkaç gün sonra anlaşılacaktı. 24 Mart’ta İstanbul, Diyarbakır, İzmir, Urfa, Antalya ve Mardin’de 98 kişi gözaltına alındı.

    Saldırıların mağdurları, bu kez, ünlüler, aydın ve yazar-çizerler değil, çok genç ve militan Kürtlerdi: Ellerinde Öcalan’ın fotoğraflarıyla, “görüntülerden dudaklarının ‘Biji Serok Apo’ diyerek kıpırdadığı anlaşılan” öğrenci ve işçi gençlerdi. Ağır işkenceler gördüler, ancak çocuk mahkemesine çıkarılacak kadar küçük olmalarına bakılmadan tutuklandılar.

    Rejim anlayacağını anlamıştı, süreç yürüyordu ama özgürlük damarı da bütün canlılığı ve gücüyle en alttakilerin, en yoksulların, en içi içine sığmayanların bedenlerinde atmaya devam ediyordu. Özetle, rejim ve Kürt sokağının dip dalgası arasındaki doğrudan, sert ve yırtıcı sürtüşme hızından hiçbir şey kaybetmiş değildi. Ancak kurumsal muhalefet, bu yaygın ve kılcal damarlara yayılan hareketi ve rejimin onları boğma kararlılığını ancak gecikerek takip edebiliyordu.

    Savaş ve kriz

    Bu Newroz, öte yandan, İran’a karşı ABD-İsrail eksenli saldırının yarattığı sarsıntı, petrol fiyatlarında sıçrama ve bunun dünya ekonomisinde ürettiği yeni enflasyonist dalganın, rejimin zaten kırılgan olan ekonomik ve siyasal dengesini zıvanasından çıkardığı bir zamana denk geldi. Son verilere göre, 2026 Brent petrol fiyat tahminleri bir ayda yaklaşık yüzde 30 yukarı yenilendi. Hürmüz Boğazı hâlâ kapalı. Uluslararası derecelendirme kuruluşları şimdiden Türkiye için 2026 enflasyon tahminini 5 puandan fazla yukarı çekti.

    Bu gidişat, yalnızca hayat pahalılığının artmasıyla sınırlı kalmayacak. Kırılgan ekonomide muhalefetin birleşik bir itiraz hattında buluşması rejim için hızla bir iktidar riskine dönüşebilir. Siyasal takvim bir erken seçime sadece bir yıl kaldığını gösterirken, ekonomik zayıflık, rejimi ister istemez kumanda tablosundaki bütün siyasal baskı düğmelerine basmaya sevk edecektir.

    Newroz’da “Biji Serok Apo” diye bağırmaya devam eden gençlere işkence edilmesi de, CHP’ye dönük tasfiye hamleleri, İmamoğlu dosyasının on binlerce yıl hapsi gerektiren suçlamalarla doldurulması, protesto ve muhalefet alanının daraltılmasına dönük yeni yasama adımları, başlı başına adli, kriminal konular değil, ekonomik krizin olası siyasal süreçlere yansımasını önleme refleksinin göstergeleri.

    Öcalan’ın mesajı: “İfade ve fikir özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve kadın özgürlüğü”

    Bu konjonktürde, Öcalan’ın son mesajı, çok fazla şey söylüyor.  Öcalan “Cumhuriyete katılım; kimliğiyle, ifade ve fikir özgürlüğüyle, örgütlenme özgürlüğüyle ve kadın özgürlüğüyle olmalıdır. Bunlar sadece Kürtler için değil, herkes için geçerli özgürlük alanlarıdır” diyor: “Bu noktada, sürece ilişkin fikirlerimin doğru anlaşılması için uygun yöntemlerle tüm kamuoyuna ulaşmayı önemli görüyorum. Demokratik entegrasyon çözümü, toplum temelli bir yaklaşımı esas almaktadır. Toplum temelli çözüm ise toplumsal yapıların bütünsel ve kolektif demokratikleşmesini gerektirir.”

    Ne var ki, bu ileri ve kapsayıcı siyasal çerçeve, fiilen devletin ve istihbarat denetiminin sınırları içinde yürütülen dar bir temas rejiminin kıskacında. Oysa artık, konu “sürecin açılmış olması”yla değil, hangi siyasal zeminde serpileceğiyle ilgili olmak zorunda. Yalnızca İmralı’daki kontrollü görüşmeler ve yürütmenin takdirine bağlı sınırlı jestler toplamı olarak kalması, sürecin gitgide sönmesine ve zayıflamasına varır. Barış ve demokratik toplum fikrini toplumsal ve siyasal bir programa, ancak genel demokratik ve toplumsal muhalefetin omurgasına bağlanması dönüştürebilir. Onun devletin lütfuymuş gibi telaffuzuna son verir.

    DEM Parti’nin işi

    Buysa, Öcalan’ın değil, DEM Parti’nin ve hareketin işi. DEM Parti’nin son iki yıl içinde çoğu kritik anda yanlış yerde durmadığını teslim etmek gerekir. Ancak sahip olduğu toplumsal mobilizasyon gücünü, arkasına aldığı parlamenter ağırlık ve tarihsel deneyimle harmanlayarak kurucu bir rol oynamakta zorlandığı da bir gerçektir.

    Bunun bir nedeni sürecin hassasiyetiydi. Bir başka neden Kürdistani siyasetin kimi damarlarında hâlâ etkili olan ve DEM Parti’nin önünü kesen, demokrasi mücadelesini “Türklerin iç kavgasında rol almak”la özdeşleştiren frenleyici eğilimdi. Sürecin “teknolojisi”nden kaynaklanan bir diğer nedense, muhataplarla teması zedelememe kaygısıyla kamusal siyasette ihtiyatın gitgide asli davranış çizgisi hâlini almaya başlamasıydı. İhtiyat herkese lazım, ama artık CHP’ye yapılan, akıl, ahlak, hukuk tanımaz çöktürme harekâtıyla Kürt sorunun çözümünde olmazsa olmaz demokratik güvencelerin biteviye ertelenmesini iki ayrı dosya olarak görmek imkânsız. Bunlar bir ve aynı otoriter rejim işleyişinin iki muhalefet dinamiğine yönelik iki ayrı görünümünden ibaret.

    Bu bakışın DEM Partinin CHP’yle eklemlenmesi riskini ima ettiği paranoyası bir yana kalsın; asıl, CHP’ye dönük kıyımı Türkiye’de seçilmiş iradeye, hukuk devletine ve demokratik siyaset alanına dönük genel saldırının bir parçası olarak tarif etmemek ve tüm kıyımlarla aynı fasıl içinde ele almamak iktidara istediği her şeyi yapabileceği bir manevra alanına tam olarak hâkim olma fırsatı sunmak olur. Sonuçta, CHP artık bir rezalet hâlini almış olan tertipler karşısında yalnız başına kalır; Kürt siyaseti “süreç” adına düşük profilde seyrederken Kürt gençleri rejimin şiddeti karşısında kimsesizleşir; sol genel siyasetin kıyısından yürürken Saray, rejim krizine evrilme momentinde rol oynayabilecek öznelerin tamamını kendi evrenlerine hapsederek iktisadi krizi yönetmeye devam eder. Oysa bugün barış sürecini korumanın yolu, genel demokratik alanı savunmaktan geçiyor.

    Günün görevi

    Günün görevi, DEM Partinin de genel demokratik muhalefetin de, “süreç mi, muhalefet mi” ikilemini reddetmesiyle başlar. Barış ve demokrasi, müzakere ile mücadele, Kürt meselesi ile Türkiye’nin genel demokrasi ve hukuk devleti krizi birbirinden ayrılarak değil, ancak birbirlerine bağlanarak savunulabilir.

    DEM görevini sürecin gözetmeni olarak değil, onun anlamını Türkiye toplumuna tercüme eden kurucu özne olarak yerine getirebilir. “TBMM raporu” sürecin ilk ciddi kamusallaşma ve hukukileşme denemesi olarak ne kadar ciddiye alınsa da güvenlik eksenli bu metnin kendi başına “1239 Sayılı Kanun”un 2026 versiyonundan fazlasını veremeyeceği çoktan görülmüş olmalı. Kürt meselesini eşit siyasal kuruculuk düzeyine taşımayan, uygulamayı silahsızlanma doğrulamasına ve yürütme denetimine bağlayan ve genel demokratik alanın daraltılmasıyla at başı giden bu metin ancak mücadelenin yeni zemini olarak görülebilir.

    Bu süreç ana muhalefet olarak CHP’ye de muazzam bir sorumluluk yüklüyor. CHP yalnızca kendi belediyelerine ve kendi kadrolarına dönük saldırıya itiraz eden bir parti gibi davranamaz. Kürtlerle seçim işbirliğini suç konusu haline getiren devlet aklını açıkça reddetmeden, Kürt meselesinde kendisini, cezalandırıcı olmayan ve gerçekten içerici bir çizgiye bağlayan bir çıkış yapmadan yeni bir demokratik blok inşa edemez. Kürt seçmenin ve Kürt siyasetinin olası bir iktidar değişikliği modelini bir çözüm dinamiği gibi ele alabilmesi, ancak böyle bir içericilik ve güvenilirlik işaretinin ortaya çıkışıyla mümkün olur.

    Saraçhane ve Newroz Meydanlarının dayanışması

    Bugün söylenmesi gereken sade ama stratejik cümle şudur: Barış sürecinin güvencesi suskunluk değil, birleşik demokratik muhalefettir. DEM’in yapması gereken, sürecin anlamını Türkiye’de hukuk, özgürlük, seçilmiş irade ve ortak yaşam ekseninde genelleştirmektir. Solun yapması gereken, bunu toplumsal muhalefetin ortak dili haline getirmektir. CHP’nin yapması gereken ise Kürtleri oy deposu değil, yeni demokratik cumhuriyetin eşit kurucu ortağı olarak gördüğünü kanıtlamaktır.

    Ancak o zaman savaşın kızıştırdığı baskı dalgalarına karşı içeriden de dışarıdan da dayanıklı bir siyasal hat kurulabilir. Bu, iktidar sahiplerinin her görüş ayrılığını savaş suçu olarak damgalamasından başka bir işe yaramayacak olan “iç cephe” kutsamasından bambaşka bir şeydir.

    Bu, 19 Mart’ta Saraçhane Meydanı’nda seçimlerine sahip çıkmak için barikatları aşanlarla, 21 Mart’ta Newroz meydanlarında onur ve özgürlüklerine sahip çıkanların yeni bir toplum kurmak üzere uğurlu dayanışmasına giden yolu yapma girişimidir.


    Resim: J. M. W. Turner, Kar Fırtınası-Anibal ve ordusu Alpleri aşarken, 1812.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Müzakere ve mücadele

    28 Ağustos 2026

    Füsun Demirel’den barış süreci açıklaması: “Gerçek barış Kürt kimliği ve dili kabul edildiğinde sağlanır”

    27 Ağustos 2026

    Öcalan’dan tutanak iddialarına yalanlama: “Görüşme notları gerçek dışıdır”

    25 Ağustos 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Korkut Akın

    Kuşatma Kayıtları: Kim, neye göre ahlaklı ya da değil!

    Umur Tuğrul Özbek

    Çerçeve yasanın çerçevesi

    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Müzakere ve mücadele

    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Samsun’daki Volgo-Don 5021 gemisinde denizcilerin direnişi zaferle sonuçlandı: 4 aylık alacaklar tahsil edildi

    28 Ağustos 2026

    Ankara’daki madenci direnişi 18. gününde kazanımla sonuçlandı: “Zafer direnen emekçinin oldu”

    27 Ağustos 2026

    Rusya-Türkiye hattında ağır hak gaspı: Volgo-Don 5021 Gemisindeki 12 denizcinin direnişi sürüyor

    27 Ağustos 2026
    KADIN

    TTB’den kürtaj denetimlerine tepki: “Kürtaj yasal bir tıbbi uygulamadır, hekimler cezalandırılamaz”

    27 Ağustos 2026

    Rojin Kabaiş için adalet komisyonları 2 yıllık mücadele raporunu açıkladı

    27 Ağustos 2026

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.