Mezopotamya Ajansı’ndan Ömer İbrahimoğlu’nun aktardığına göre, Bursa’nın Yıldırım ilçesinde faaliyet gösteren AHKEM Tekstil’de çalışan işçiler, işyeri sahibi Erkan Peker tarafından baskı ve mobbinge maruz bırakıldıklarını belirterek, tazminat haklarından mahrum kalmamak için istifaya zorlandıklarını dile getirdi.
İşçiler, istifa edilmesi halinde kıdem ve ihbar tazminatı alınamamasını öngören yasal düzenlemeye dikkat çekerek, işverenin bu durumu kullanarak kendilerine yönelik sistematik baskı uyguladığını ifade etti. İddialara göre, çok sayıda işçi artan mobbing ve baskılara dayanamayarak istifa etti ve tazminatsız şekilde işten ayrılmak zorunda kaldı.
Uluslararası markalar için, aralarında “Zara”nın da bulunduğu fason üretim yaptığı belirtilen AHKEM Tekstil’de çalışan ve ismini vermek istemeyen işçiler, bir yıldan fazla süredir çalıştıklarını ve tazminat haklarının bulunduğunu söyledi. İşçiler, görev tanımları dışında işlerin yaptırıldığını, sürekli denetim ve baskı altında tutulduklarını belirterek, “Bu uygulamalar, bir yılı aşkın çalışmamızdan doğan kıdem ve ihbar tazminatı haklarımızı almamamız için yapılıyor” dedi.
İşyerindeki yönetsel yapıya da dikkat çeken işçiler, firma sahibinin Erkan Peker olduğunu, muhasebecinin Peker’in kardeşi, usta başının ise eski eşi olduğunu aktararak, sorunların bağımsız mekanizmalara iletilmesinin önünün kapalı olduğunu dile getirdi.
İşçiler ayrıca çay molalarında çay içmenin yasaklandığını belirterek, “En temel ihtiyaçlarımızdan biri olan sıcak içeceğe erişim engellendi. Bu durum hem insani değil hem de çalışma barışına aykırı. Yaşananlar ciddi bir psikolojik yıpranmaya yol açıyor. Amaç işçiyi doğrudan işten çıkarmak değil, bezdirerek istifaya zorlamak” ifadelerini kullandı.
Çalışma hukukuna göre işçiyi istifaya zorlamaya yönelik uygulamaların hukuka aykırı olduğunu vurgulayan işçiler, çalışma koşullarının düzeltilmesi için kamuoyuna ve emek örgütlerine dayanışma çağrısında bulundu.
Öte yandan ulaşılan AHKEM Tekstil yetkilileri, iddiaları reddederek, bazı işçilerin iş kaybı nedeniyle tazminatlı şekilde işten çıkarıldığını, bunun da tekstil sektörünün genel koşullarıyla ilgili olduğunu savundu.
