Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Rojava’da ana dilinde eğitim hakkı için eylemler: Girkê Legê ve Amûdê’de saldırılara ve müfredat kısıtlamasına tepki

    4 Kasım 2026

    4 Kasım darbesinin 10’uncu yılında DEM Parti’den araştırma önergesi: “Demokratik siyasi hakların gasbı araştırılsın”

    4 Kasım 2026

    Allende’ye Darbe: Şili 1973

    4 Kasım 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Allende’ye Darbe: Şili 1973

      4 Kasım 2026

      Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

      29 Ekim 2026

      Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

      29 Ekim 2026

      Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

      28 Ekim 2026

      Halife Abdülhamid’in 597 bin lirası, Maliye’nin 3 bin lirası vardı

      25 Ekim 2026
    • Seçtiklerimiz

      Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

      2 Kasım 2026

      Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

      30 Ekim 2026

      En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

      26 Ekim 2026

      Uçum kim gibi?

      21 Ekim 2026

      Dekadans, faşizm ve kapitalist rasyon

      14 Ekim 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tuncay Yılmaz: Avrupa’da enternasyonalist bir ortak direniş hattı kurmak istiyoruz

      29 Ekim 2026

      DEM Partili Özgül Saki: “Hiçbir toplumsal kesim güvende değil”

      22 Eylül 2026

      NAZA’nın yönetmenleri: Gazze’de yaşananlara dair hâlâ büyük bir inkâr söz konusu

      14 Eylül 2026

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Balıkesir’deki patlama faciasında ikinci perde

    Balıkesir’deki patlama faciasında ikinci perde

    TOLGA ŞARDAN T24 için yazdı: Tazminat olayları başladı. Tanıklar sustu, telefonlara yanıt vermiyorlar. Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınması gerekirken ifadeleri alınmayanlar var. Şirket sahiplerinin ifadeleri alınmadı. Hem Amasra’daki maden faciasında hem de Balıkesir’de mühimmat fabrikasındaki patlamadan sonra yaşananlar, özellikle soruşturma ve yargılama aşamasındaki gelişmeler, iş cinayetlerinin önlenmesi yerine sorumluların kurtarılmasını sağlamak amacıyla hazırlanan yol haritalarını işaret ediyor maalesef.
    Tolga Şardan1 Nisan 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Ülkede bitmeyen, bitecek gibi de görünmeyen “iş cinayetleri”nden birisi Balıkesir’de yaşandı, hatırlayacağınız üzere.

    Yeni yıla girmeye günler kala, 24 Aralık’ta, Balıkesir merkezdeki Karesi ilçesinde faaliyet gösteren mühimmat üretim tesisindeki patlamada 8’i kadın 11 kişi yaşamını yitirdi.

    Kolayca tahmin edileceği üzere, yaşamını yitirenler ekmek parası peşinde koşan emekçilerdi. Tıpkı daha önceki iş cinayetlerinde olduğu gibi.

    Faciada yaşamlarını yitirenlerden Muhammet Ergin, Seçil Çapa, Seda Akın, Tuğba Demir, Elif Özgür, Tuba Sert, Müberra Sönmez, Selin Karanlıkoğlu, Çetin Karamüftüoğlu ve Enes Kırmızı, fabrikanın “boxer kapsül 1” isimli biriminde işçiydi. Özlem Özçakır ise, tesiste kimya mühendisi olarak çalışıyordu.

    Kavaklı mahallesinde ZSR Patlayıcı A.Ş.’ye ait tesiste 24 aralık sabahı işbaşı yapan personel mesainin henüz başındayken yaşanan faciadan elbette habersizdi.

    Aslına bakarsanız “habersiz” demek tam gerçeği yansıtmıyor. Faciadan sonra başlatılan adli soruşturmaya bakıldığında, çalışanların tesisteki eksikliklerin ve yetersizliklerin farkında oldukları, ancak ellerinden fazlaca bir şey gelmediği anlaşılıyor.

    Tanıklar, facia öncesini anlatıyor

    Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmanın ardından hazırlanan iddianamenin satır aralarında yaklaşmakta olan facianın tablosunu görmek mümkün.

    Birkaç bilgi aktarmak gerekecek iddianameden:

    “(…) Boxer kapsül 1 isimli birimde çalışan ve patlamadan yaralı olarak kurtulan Sedef Örs, Hamide Irgali ve Asuman Kara’nın alınan ifadelerinde olay günü rutin mesailerine başladıklarını, herhangi bir olumsuz durum ile karşılaşmadıklarını, bir anda kendilerini moloz yığınları içerisinde bulduklarını, iş yerinde bulunan makinelerden sadece ebat kontrol makinesinin patlamadan 3-4 gün önce sigortasının atması nedeniyle teknik birimde çalışan görevlinin gelerek bu sigortayı değiştirdiğini ve sorunun çözüldüğünü, bunun dışında kağıt makinesinin hamurun nem oranı nedeniyle sorun çıkarması üzerine usta baslarının bu makinenin pançlarını temizlemek ya da değiştirmek suretiyle sorunu giderdiklerini, iş yerinde üretimin tamamlanarak iş yeri içerisine depolanan kapsüllerin başka bir yere taşınması konusunda birim yöneticisi olan müteveffa Özlem Özçakır’ın üst amirlerine talepte bulunduğunu ancak herhangi bir netice alamadığını beyan ettikleri (…)”

    Buradan anlaşılan, tesisin kimya mühendisi, sürecin farkındaydı. Bu nedenle üretimi tamamlanan mühimmatın başka bir yere taşınmasını istedi, ancak “yukarısı” bu talebi dikkate almadı.

    Kimyager uyardı, üstler dinlemedi

    Kaldı ki, Kimyager Özçakır’ın, konuyla ilgili kurum içi yazışmaları da dosyanın ekinde mevcut.

    Devam ediyorum:

    “(…) İş yerinde çalışan diğer vardiya görevlileri olan tanıklar Sefai Akkın ve Süleyman Eroğlu’nun kollukta alınan ifadelerinde fazla miktarda ürün depolandığını, müteveffa Özlem Özçakır’ın bu hususu üst amirlerine bildirdiğini ancak netice alamadığını beyan ettikleri,

    Yine tanık Şükran Şenlioğlu’nun alınan ifadesinde üretimde kullanılan kimyasallar ile kapsül stoğunun fazla olduğunu beyan ettiği, (…) ”

    Bizzat tanıkların ifadelerinde, facianın “ben geliyorum” mesajını zamanında verdiği ama “üstlerin” bu mesajı almamakta direnerek faciaya zemin sağladığı bulgusu yer aldı.

    İddianameye göre; savcılık, “olay sonrasında fazla miktarda patlayıcı maddenin üretim biriminden tahliye edildiğinin görülmesinin, güvenlik kamera kayıtlarından da patlamanın meydana geldiği noktaya denk gelen yerde fazla miktarda üretimi tamamlanmış ürünlerin bulunduğunun görülmesinin, tanık beyanlarını doğrular mahiyette olduğu ve bu miktarlarda tamamlanmış ürünün üretim biriminde depolanmasının meydana gelen patlamanın tesirini arttırdığına delalet ettiği” tespitini yaptı.

    Patronlar dosyada yok!

    Peki yine iddianameye göre; facianın sorumluları kimler?

    ZSR Patlayıcı A.Ş. adlı firmanın boxer kapsül 1 biriminden sorumlu şirket müdür vekili yani Operasyon Direktörü Cem Yılmaz, Patlayıcı Mesul Müdürü Serkan Bozoğlu, Mühimmat Üretim Müdürü Murad Bayraktar ve İş Sağlığı ve Güvenliği Müdürü Hulusi Yağız Oboumarsa.

    Görüleceği üzere, 11 kişinin yaşamını yitirdiği, yaralıların olduğu ve tesisin dört sorumlusunun tutuklandığı adli dosyada kim / kimler eksik sizce?

    Bildiniz, evet işveren dosyada yok!

    Savcılığın hazırladığı iddianameye göre, facianın tek sorumlusu tesiste görevi bulunan profesyoneller!

    İşverenin hiçbir günahı yok, her zamanki gibi.

    Gazeteci Bahadır Özgür, faciadan sonra tesisin sahibi firmayla ilgili şu bilgileri kamuoyuna duyurdu:

    “Balıkesir’de 12 işçinin yaşamını yitirdiği patlayıcı fabrikası, Yavaşçalar Av ve Spor Malzemeleri’ne aitti. 2016’da sahibi FETÖ’den tutuklandı. TMSF şirkete el koydu. 2017’de Sarsılmaz Mühimmat, TMSF ihalesinde şirketi satın aldı. 2018’de Zirve Holding ve Senta Madencilik ortak oldu. Adı ZSR olarak değişti.

    Zirve Holding, Kalyon Grubu’nun. Senta ise, inşaatçı Zafer Topaloğlu’na ait. Toya Grup’un sahibi. Erdoğan, 2020’de nikah törenine katılmıştı. Ayrıca Erdoğan’ın futbol oynadığı Esenler Erokspor’un da başkanı Topaloğlu.

    Rekabet Kurulu’nun kararına göre; Nisan 2024’te, ZSR’nin belli orandaki hissesi Topalipo A.S.’ye devredildi. Slovakya’da kurulmuş bir savunma sanayii şirketi. Slovakya’daki şirket de özellikle Ukrayna’ya yoğun mühimmat satan Çekya’daki Defence Export A.S.’ye bağlı.”

    Facianın ihalesi, dört profesyonele kalmış durumda.

    Mağdur avukatından yaşananların analizi

    Bayramda Büyüteç’e konu edeceğim ikinci dosya Balıkesir’deki bu facia dosyasıydı.

    Yaşanan yoğun siyasi gelişmelerin gölgesinde kalmaması ve mağdurların seslerini duyurmalarına araç olabilmek amacıyla bayramdaki iki Büyüteç’i Amasra ile Balıkesir dosyalarına ayırdım.

    Balıkesir faciasının 21 Mart’ta ilk duruşması gerçekleşti.

    Mağdur ailelerinin avukatlarından Diren Yeşil ile dosyayı görüştüm. Yeşil’in dosyadaki eksiklikler ve aksaklıklar çerçevesinde anlattıklarının özeti şöyle:

    “ * Savcılık soruşturması sonucunda dava, “bilinçli taksirle adam öldürmek” iddiasıyla açıldı. Oysa biz; “olası kastla adam öldürmek” iddiasıyla dava açılması görüşündeyiz. Yaşananlarda ‘bilinebilir tehlike’ var. Önlem alınmalıydı (Olası kast ile bilinçli taksir arasındaki farkı bir önceki Amasra dosyasında aktardım. Meraklısı için linki bıraktım).

    * Patlamanın olduğu birime bölüm müdürü atanmıyor. Özlem Özçakır, bölüm sorumlusu olarak vefat etti. Oysa, diğer tüm birimlerde bölüm müdürü var. Bu birimde yok.

    * Kurumdaki görev dağılımı flu. Net değil.

    * Tazminat olayları başladı. Tanıklar sustu, telefonlara yanıt vermiyorlar. Balıkesir’e gidip

    * Dosyadaki sanıklardan birisinin Jandarma’daki ifadesinin alımı sırasında bulunan bir meslektaşımız daha sonra 5 ailedeki 9-10 kişinin vekaletini aldı. Dosyaya ‘şikâyetten vazgeçme’ dilekçeleri sundu. Ailelerden birisinin önceki avukatı, bu durumdan haberdar değildi. Haberdar olunca dosyadan çekildi.

    * Aralıkta olay oldu. Böyle zor bir dosyanın iki aya yakın sürede tamamlanıp dava açılması dikkat çekici.

    * Şüpheli sıfatıyla ifadesi alınması gerekirken ifadeleri alınmayanlar var. Şirket sahiplerinin ifadeleri alınmadı.

    * İlk duruşma için sadece bir ay süre verildi, hazırlık için. Bu, yeterli süre değil.”

    * * *

    Hem Amasra’daki maden faciasında hem de Balıkesir’de mühimmat fabrikasındaki patlamadan sonra yaşananlar, özellikle soruşturma ve yargılama aşamasındaki gelişmeler, iş cinayetlerinin önlenmesi yerine sorumluların kurtarılmasını sağlamak amacıyla hazırlanan yol haritalarını işaret ediyor maalesef.

    Hele bir de İliç’teki facianın sonrası var ki, ayrı yazı konusu olacak cinsten.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

    2 Kasım 2026

    Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

    30 Ekim 2026

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    26 Ekim 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Korkut Akın

    Allende’ye Darbe: Şili 1973

    Ahmet Kale

    Ölümünün 55. yılında Kıvılcımlı kitapları (IV) Sosyalist ortamın ve “Doktorcuların” tavrı

    Mahsuni Gül

    Erken Cumhuriyet’in millî sanayileşme hamlesinin arka planı: Alman sermayesi, patent anlaşmazlıkları ve mali krizler

    Toros Korkmaz

    Sokaklar doluyor, peki siyasetin yönü nereye?

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    Müjde değil, sosyal yardım tuzağı!

    Siyasi Haber

    Lula’nın dijital zaferinin anatomisi: Algoritmalara karşı halkın örgütlü gücü

    Aziz Çelik

    En kötü 8. ülke: Dibin dibindeyiz!

    Ertuğrul Kürkçü

    Uçum kim gibi?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    DEM Parti’den kademeli emeklilik için kanun teklifi: “Emeklilik hakkı gasp edilemez”

    2 Kasım 2026

    Volvac’ta sendikal kıyım: Yetki belgesinin ardından tüm Birleşik Metal-İş üyesi işçiler işten çıkarıldı

    2 Kasım 2026

    Umut Oran’ın fabrikasında işçi kıyımı

    30 Ekim 2026
    KADIN

    ‘Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor’ Konferansı yapılıyor

    31 Ekim 2026

    İpek Er’in faili eski uzman çavuş Musa Orhan’a beraat

    26 Ekim 2026

    AYM’nin süresiz nafaka iptaline kadınlardan tepki: “Haklarımızdan da hayatlarımızdan da vazgeçmeyeceğiz”

    23 Ekim 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.