Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Çernobil’in 40. yılında Sinop’tan büyük haykırış: “Nükleer santral tarihin çöp sepetine!”

    23 Nisan 2026

    Hatimoğulları maden işçilerini ziyaret etti: “İktidar işçinin değil, sermayenin yanında”

    23 Nisan 2026

    34 yıllık esaret bitti: Ali Koç Diyarbakır’da karanfillerle karşılandı

    23 Nisan 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

      21 Nisan 2026

      Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

      21 Nisan 2026

      Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

      17 Nisan 2026

      Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

      17 Nisan 2026

      Erdoğan ve Netanyahu: Ekokırımın iki mimarı

      14 Nisan 2026
    • Seçtiklerimiz

      Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

      20 Nisan 2026

      Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

      20 Nisan 2026

      İşaret fişeği atıldı

      19 Nisan 2026

      İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

      18 Nisan 2026

      Halkların demokratik, toplumsal ve ekolojik ittifakı

      17 Nisan 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026

      Newroz, Akitu ve Paskalya: Mezopotamya’nın kadim bayramları yeniden sahipleniliyor

      5 Nisan 2026

      Dr. Levent Koşar: ‘İşçi sağlığı bir sağlık sorunu değil, sınıf mücadelesi sorunudur!’

      1 Nisan 2026

      Gazze’de soykırım hâlâ sona ermedi

      26 Mart 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 2G’ye zamanında geçen Türkiye, 4G’de 8 yıl gecikti

    2G’ye zamanında geçen Türkiye, 4G’de 8 yıl gecikti

    Siyasi Haber2 Nisan 2016
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Seçtiklerimiz- 4.5G teknolojisiyle övüneduralım, bu yazı da 1G’den 4G’ye Türkiye’nin yaşadıkları anlatılıyor.

    FÜSUN NEBİL


    Bugünlerde nereye baksanız, 4G ya da 4.5G haberleri var; hızı şu olacak, şu filmi şu kadar saniyede indireceksiniz, şöyle abone olacaksınız, Türkiye’de şu başlıyor, bu başlıyor. Bunları her yerde okuyorsunuz. Ama bu cafcaflı açıklamalarının arka planında acaba biz neyi, ne zaman ve ne kadar aldık? Biz bu yazımızda ‘kamera arkasını’ anlatacağız.


    Bilmeyen kalmamıştır ama yine de belirtelim; bu ‘G’ harfi İngilizce ‘Generation’dan (nesil) geliyor ve teknolojide yeni bir eşiğin atlandığını gösteriyor. Her 10 yılda 1 G atıyor diyebiliriz. Aşağıda cep telefonu sektöründe her bir G’nin teknolojik farklılığı basitçe yer alıyor;


    • 1G : Cep telefonlarının Motorola tarafından sunulan ilk modeli sonrasında 1980-1990’lar arasındaki teknolojisi ‘1G’ idi ki Türkiye onu tanımıyor. Teknoloji sadece ses geçiriyordu.
    • 2G : Biz 1990’larda 2G ile başladık. Zamanlamamız gayet iyi idi. Nokia’nın şu çok ilgimizi çeken cep telefonu modellerini hatırlayın. Onlar 2G idi. Dünyada 1990-2000’ler arasında kullanıldı. Teknoloji sesin yanısıra metin aktarmaya geçti (SMS).
    • 3G : 2000-2010 arası dünyada 3G dönemiydi. Biz en sonunda yani 2009 yılında alabildik. Sesin yanına internet eklendi.
    • 4G : 2010-2020 arasında dünyada 4G dönemi olacak. Biz yine gecikmeli alabiliyoruz. Şebeke internet bazlı hale geldi. Dolayısıyla daha büyük genişbant kullanılıyor.
    • 5G : 2020’den sonra hayatımıza girmesi bekleniyor. Henüz çalışılıyor ama ortaya ilk çıkan veriler, kalabalık bir zümrenin aynı anda kesintisiz kullanımına işaret ediyor. (Bu konuyu merak edenlerburayı tıklayarak 5G’nin ne olduğunu görebilirler).


    Özetle ANAP döneminde bayağı erken ve doğru teknolojiyle (CDMA yerine GSM) başlatılan cep telefonu serüvenimiz AKP döneminde sürekli gecikmeli olarak hayata geçiyor. Bunun bize kaybettirdiği nedir diye soruyorsanız, dünyada genişbant internetteki artışın ekonomiye etkileri konusunda çeşitli araştırmalar var ama biz bu konudaki en yetkili kuruluş olan ITU raporuna bakalım (Bkz : burayı tıklarsanız bu gecikmenin ülkeye maliyetini aşağı yukarı anlayabilirsiniz ama bu rapordan iki grafiği burada verelim:


    GDPye_Etki

    Göreceğiniz üzere genişbantta %10’luk artış, Gayri Safi Milli Hasıla’ya ülke bazında değişmekle birlikte %10-25 arasında katkıda bulunuyor. Yani bu teknolojilerin ülkemize geç gelmelerinin maliyeti hesaplanmasa da, dünya ekonomileri sıralamasında 17’ncilikten 19’uncluğa düşmesinin bir boyutu olduğu düşünülmelidir.


    Genişbantın ekonomiye katkısının ne olduğunu ise aşağıdaki şemada görebilirsiniz:


    Ekonomiye_Etki


    4.5G ama hangi altyapı ile?


    Bu konuda bir sorun da ‘altyapı’. 4.5G cep telefonu şebekesini internet üzerine taşıyor. Ama Türkiye’de altyapı ne durumda?


    Tek kelime ile ‘kötü durumda’. Bunun temel nedeni, ülkemizde özelleştirme sırasında mevcut altyapıyı (şebekeyi) teslim alıp, 2026 yılına kadar kullanma, paylaşma ve yatırım yapma üzerine bir‘İmtiyaz Anlaşması’ yapan Türk Telekom’un yatırımdan kaçınmış olması. Öyle ki, bugün Türkiye gibi bir ülkede 2 ve hatta 4 milyon km fiber olması gerekirken, mevcut fiber altyapımız sadece 260.000 km’dir.


    İkinci sorumlu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir. Çünkü 2010 yılından bu yana, yatırım yapmak için defalarca başvuruda bulunan altyapı firmalarına ‘yasal kazı izni’ vermemektedir[1]. Bu nedenle de 2010-2014 arasında yapılan toplam fiber yatırımı sadece 836,6 km’dir. Hatta bu rakama 2012-2014 arasında bakarsak sadece 54,5 km’dir.


    Ama bu 2 sorumluya müsade eden ise BTK ve dolayısıyla Ulaştırma Bakanlığı’dır. Önce İBB ve Türk Telekom’un yaklaşımlarına müdahale etmedikleri için, sonra 2014 yılında çıkardıkları ve fiber yatırımları, Türk Telekom’un iznine bağlayan yönetmelik nedeniyle.


    Geri kalmış bir Afrika ülkesi olan Gana’da 2011 verileri ile 660.000 km fiber var. Halbuki Gana Türkiye’nin 1/3’ü, yalnızca 250 bin km2 yüzölçümüne sahip. Orta düzey bir Avrupa ülkesi ve 100 bin km2 yüzölçümü olan Portekiz ise 2014 verileri ile 550.000 km fibere sahip. Bu iki ülkeyi baz alırsak, Gana 2011 sonuçlarına göre 1,8 milyon km, Portekiz 2014 verilerine göre 4 milyon km fibere sahip olmalıydık ama sadece 260 bin km’deyiz.


    Dolayısıyla, 4.5G ‘adı var, kendisi yok’ olacak. Zaten Binali Yıldırım bunun açıklamasını şimdiden ‘Her ile hemen gelmeyecek’ şeklinde yapıyor. Yani belli merkezlerde 4.5G göreceğiz, o kadar.


    O zaman bu nedir?


    ‘O zaman neden 4.5G getiriyorlar. Ne gerek var?’ diye soruyorsanız, sadece gülümsüyorum. Bu yeni yapılmıyor. ‘8 MBit’e kadar’ tarifesi 2009’da duyurulduğunda, telekom operatörleri sektöründen bir arkadaşım aynen şunu ifade etmişti; ‘vay canına çok akıllıca, değişen bir hız olmayacak ama alınan para artacak‘. Aynen öyle oldu. Dünya trafiğinin 1/5’ini taşıyan Akamai’nin İnternet hızlarını verdiği raporuna bakarsanız, 2010’da Türkiye’nin ortalama hızı hâlâ 1.4 MBit idi. Buna karşılık ödenen para 8 MBit’lik idi. Buradaki püf noktası ise ‘e kadar’ ifadesiydi.


    4.5G’de de aynısı oluyor. Rakamlar artacak ama Türkiye’nin büyük bir kısmında 4.5G kullanamıyor olacaksınız. Çünkü gerekenin 15 ya da 20’de biri altyapı ile ancak bu kadarı olur.


    ‘Digital divide’


    İşte bu noktada tekrar hatırlatalım; bu gecikmeli teknolojiler ve gecikmiş düzenlemeler, bir firmayı koruyan tekelci yaklaşımlar, Türkiye’ye geride kalma olarak dönecek, dönüyor. Yani diğer ülkeler bu teknolojileri daha önce kullandıkları için ekonomileri gelişip, bizim önümüze geçerken, biz geride kalıp, ‘gece yarısı Bakan ile Cumhurbaşkanı nasıl da 4.5G görüşmesi yaptı’ ya da ‘4.5G geldi hayatlarımız değişiyor’ ile avunacağız.


    Bu teknolojilerde sadece tüketici miyiz?


    Bu konuda son söyleyeceğim sözler ise şöyle; 1980’lerde atılıma geçen, 1990’lardaki siyasileşme ile duraklama dönemine giren Türkiye telekom sektörü, 2000’ler sonrasında gerileme dönemindedir. Bütün cafcaflı ‘Avrupa’da en çok mobil konuşturan ülkeyiz’, ‘bilmemkaç yüz tane işletmeci lisansı verdik’ ifadelerinin arka planına bakın, işletmeci sayısı düşen, ciroları aynı yerde sayan ve hatta dolar karşısında gerileyen, karlılıkları düşen bir sektör göreceksiniz.


    Teknolojiyi almakta, uygulamakta, regülasyonların uygulanmasında, tekelci yaklaşımlarda bulunmanın getirdiği vizyonsuzlukta en son nokta ise, maalesef 4G yerli baz istasyonları konusunda görülüyor.


    Ülkemizde Teletaş ile başlayan üretimcilik nasıl baltalanmışsa, bugün de ULAK konusundaki vizyonsuzluk aynı düzeydedir. Bir şekilde dünyanın 6 üreticisinden birisi olma şansını, yabancı markaların yanında harcıyor muyuz? Bunu geçen yıl Savunma Sanayi Müsteşar yardımcısı Orhan Öge’nin sinirli sözleriyle düşünmeye başladık.


    Bu sektörde üretici yerine tüketici olmamızın bir boyutunda, teknolojilerin alımında geri kalmak, düzenlemelerde yetersizlik ve vizyon eksikliği var. Bunu da unutmayın.


    Sizin sorumluluğunuz


    Haberleşme teknolojilerinde, üretici ya da tüketici olma vizyonu konusunda eksiklik sadece işletmeci ve düzenleyicilerde değil, kullanıcılarda da var. Gerek sanayicilerin, gerek ihracatçıların, gerek gazetecilerin, eğitimcilerin ve düz kullanıcıların, satın aldıkları hizmetin çeşitliliği ve kalitesi konusunda uyanık olması, talepte bulunması, gerektiğinde şikayet etmesi gerekli. Bu olmadığı için de bugünkü durumda herkesin sorumluluğu var.


    (Bu yazı Journo.com'da yayınlanmıştır)

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    20 Nisan 2026

    Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

    20 Nisan 2026

    İşaret fişeği atıldı

    19 Nisan 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Mehmet Murat Yıldırım

    Adalet zorlanınca yürür: Gülistan Doku dosyasının gerçek sahibi ‘kadınlar’ 

    Kenan Temir

    Nitelikli okul, nitelikli eğitim için de demokratik toplum

    Mehmet Murat Yıldırım

    Çocukların kanı üzerinde yükselen karanlık

    Muhsin Dalfidan

    Yapay zekâ: İşçi sınıfı mücadelesi ve komünizm

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Sertan Batur

    Okul saldırıları hakkında kısa bir değini

    Aziz Çelik

    Ortak sorunlar, ayrı 1 Mayıs’lar!

    Ümit Akçay

    İşaret fişeği atıldı

    Yakov M. Rabkin

    İsrail hem Yahudiler hem de Yahudi olmayanlar için bir tehlikedir: Siyonizmin antisemitizmi üzerine

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Hatimoğulları maden işçilerini ziyaret etti: “İktidar işçinin değil, sermayenin yanında”

    23 Nisan 2026

    Madenciler holding kapısına dayandı: “İşçinin hakkına çökenlerden hesap soracağız”

    23 Nisan 2026

    Bekaert işçisi 6 gündür direniyor: “Bizi greve işveren zorladı”

    23 Nisan 2026
    KADIN

    Gemlik’te kadınlardan barış yürüyüşü: “Müzakere koşulları derhal oluşturulmalı”

    19 Nisan 2026

    İskoçya’da sistematik erkek şiddet sonucu ölüme sürüklenen kadının davasında 8 yıl ceza

    12 Nisan 2026

    AKP’li vekilden “tek taraflı boşanma” çıkışı: Kadın örgütlerinden tepki

    11 Nisan 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.