Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Nepal-Tibet sınırında felaket: En az 359 ölü, 1500 kişi kayıp

    27 Ağustos 2026

    EMED’den engelli emeklilik hakları için AYM’ye “1000 Mektup” çağrısı

    27 Ağustos 2026

    Ankara’daki madenci direnişi 18. gününde kazanımla sonuçlandı: “Zafer direnen emekçinin oldu”

    27 Ağustos 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Çerçeve yasanın çerçevesi

      26 Ağustos 2026

      Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

      24 Ağustos 2026

      Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

      23 Ağustos 2026

      İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

      21 Ağustos 2026

      AKP-MHP kendi görüşlerini yasa haline getirdi, Kürtlere ve tüm topluma dayatıyor

      21 Ağustos 2026
    • Seçtiklerimiz

      Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

      24 Ağustos 2026

      Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

      24 Ağustos 2026

      Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

      22 Ağustos 2026

      Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

      19 Ağustos 2026

      25 yıl 25 başlık: AKP’nin emek bilançosu!

      17 Ağustos 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Tülay Hatimoğulları: Garanti aramanın yolu süreci dönülmez hâle getirmek

      17 Ağustos 2026

      Dr. Toros Korkmaz: “Çerçeve yasa çözüm için hukuksal zemin oluşturabilir”

      6 Ağustos 2026

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 2015 Bütçe Tasarısı’na ait kısa notlar: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bütçesi

    2015 Bütçe Tasarısı’na ait kısa notlar: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Bütçesi

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    MUSTAFA DURMUŞ

    Bu yıl artık kontrol edilemez hale gelen iş cinayetlerinin ardından en fazla eleştirilen, dolayısıyla da siyasi olarak en fazla yıpranan bakanlıkların başında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı geliyor. Her iki bakanlığın da özellikle son yıllardaki neo liberal dönüşüme uygun bir biçimde nasıl emek karşıtı ve sermaye yanlısı bir tutum izlemekte olduğu, ‘iş kazaları’ adı altında sadece bu yıl 1400’ün üzerine çıkan işçi ölümü ile somutlandı. Artık kimse bu cinayetlerin ‘işin fıtratında’ ya da ‘işçilerden kaynaklı dikkatsizlikler’ olduğuna inanmıyor. Ölen işçi sayısı o denli arttı ki artık Hükümet de bunlardan artık ‘şehit’ diye söz etmiyor. Yani kâr hırsının çalışma koşullarını iyice kötüleştirmesi ile derinleşen sınıfsal çelişkiler devletin sınıfsal konumunu açığa çıkartırken, bu konularda hiç de tarafsız olmadığını net bir biçimde gösterdi.

    2015 Bütçesinin emek karşıtı, sermaye yanlısı ve piyasacı fırsatçılığın önünü açan bir bütçe olduğunun somut izlerini emek-sermaye ilişkilerini düzenlemekle görevli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bütçesinde görebilmek mümkün.

    ÇSGB’nin 2015 yılı bütçesinde ödenek tutarı 30,7 milyar TL olarak belirleniyor[1]. 2014 yılı ödeneği ise 32,7 milyar TL idi. Bu % 6 civarında bir azalma demek. 2016 yılında bütçe ödeneği yeniden yükseltilerek 36,2 milyar TL’ye çıkartılıyor ve 2017 yılında ise 35,6 milyar TL’ye düşürülüyor.

    Bu haliyle Bakanlık, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan sonra en büyük bütçeye sahip dördüncü Bakanlık konumunda. Ancak ödeneklerinin dağılımına bakıldığında, bunların sadece 159 milyon TL’sinin (binde 5’i) prim ödemeleri dâhil personel harcamalarına, 35 milyon TL’sinin (binde 1) mal ve hizmet alımlarına ayrılmış olduğu görülüyor. Önümüzdeki yıl ödeneklerinin % 99’u cari transferlere, bunun da 9,5 milyar TL’si görev zararlarına ve 20,8 milyar TL’si (% 68) Hazine yardımlarına gidecek[2].

    Personele bu denli az kaynak ayrılması, dolayısıyla da donanımlı denetim personeli eksikliği ve teftişlerin yetersizliği, özellikle maden ocaklarında ve büyük inşaatlarda ortaya çıkan iş cinayetlerinin nedenlerinden birini oluşturuyor. Örneğin Bakanlık bünyesinde 2014 yılında işin yürütülmesi yönünden yapılmış olan 3,225 teftişin sadece 177’si ( % 5) programlı teftiş, geriye kalanı ise programsız teftiş niteliğinde. Bu teftişlerin yalnızca 26’sı alt işveren ya da taşeron teftişi konumunda. Yani yapılan her 1000 teftişten sadece 8 tanesi taşeron çalıştıran işyerleri ile ilgili. Bu durum maden ocaklarındaki felaketin en azından bir kısmını açıklıyor. Ağırlık şahsi teftişlerde (1,719) ve bunun da dörtte biri yabancıların çalışma izinleriyle ilgili[3].

    Asıl çarpıcı durum ise iş kazası, iş sağlığı ve iş güvenliği yönünden yapılan teftişlerde ortaya çıkıyor. 2104 yılında yapılan bu yönlü teftişlerde iş kazası sayısının 243, kaza geçiren işçi sayısının 382, kaza sonucu ölen işçi sayısının 67, yaralanan işçi sayısının 266, uzuvlarını kaybeden işçi sayısının 382 ve meslek hastalığına yakalanan işçi sayısının sadece 5 olduğu tespiti yapılmış. Bu yıl 69 iş yerine durdurma cezası ve 2103 yılında toplamda 134 milyon TL idari para cezası verilmiş[4] (ancak 2013 yılına ait Sayıştay raporuna[5] göre toplanan bu paralar genel bütçeye aktarılmamış) .

    Meslek hastalıkları işyerlerinde işverene getireceği mali yük ve düzenleme yükümlülükleri nedeniyle yeterince teşhis ya da varlığı kabul edilmiyor. Öyle ki resmi olarak teşhis edilen meslek hastalığı vakası ile AB kriterlerine göre kabul edilmesi gerekenler arasında otuz kat fark var. Yani örneğin 2012 yılında toplamda resmi olarak 395 meslek hastalığı vakası teşhis edilmiş ama gerçek sayı 18,743. Dünya Sağlık Örgütü’nün açıkladığı ortalama verilerin sadece % 2,5 düzeyinde bir vaka Türkiye’de resmi meslek hastalığı vakası olarak kabul ediliyor[6].

    Bakanlığın 2014 yılı bütçe tasarısına göre, işyerinde hekim bulundurma zorunluluğuna uyan işletme oranı sadece % 11, iş güvenliği uzmanı bulunduran işyeri oranı % 10, işçi sağlığı ve iş güvenliği kuruluna uygun hareket eden işyeri oranı % 4, emzirme odası bulunduran işyeri oranı % 25 ve çocuk bakım yurdu bulundurma koşuluna uyan işletme oranı % 41.

    Bu teftişler sırasında ulaşıldığı ileri sürülen 435.795 işçiden sadece 1 tanesi çocuk işçi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından ulaşılan çocuk işçi sayısı ise sıfır. Oysa özellikle küçük ve orta ölçekli işyerlerinde ve turizm sektöründe çok sayıda çocuk işçi ya kayıtsız ya da stajyer adı altında çalıştırılıyor. Teftişlerde sadece 38 işçinin sigortasız olarak çalıştığı ve sadece 5 işyerinin sigortasız işçi çalıştırdığı ileri sürülüyor.

    Tüm bu gerçekler ortada iken AKP Hükümeti yapmakta olduğu son düzenlemeler ile adeta bir sosyal felaketi ticari bir fırsata çevirmek istiyor. Öyle ki işçi sağlığı ve iş güvenliği koşullarına uyan işletmelere mali imkânlar sunarak (prim ödemelerinin düşürülmesi gibi) ödüllendirmekte, maden ocaklarında kişisel hayat sigortasını hayata geçirmek istemekte ve denetimleri bütünüyle devletin sırtından atarak, bu işi piyasadaki özel denetim firmalarına bırakmak istemektedir.

    Özcesi, Hükümet neo liberal bakışın tipik bir uygulaması olarak, ortaya çıkan her doğal ya da sosyal felaketi sermaye lehine manipüle etmeye ve bunu bir para kazanma eylemine, servet biriktirmeye dönüştürmeye çalışıyor.

     

    [1] 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu.

    [2] Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı 2015 Yılı Bütçe Tasarısı

    [3] Agb.

    [4] Agb.

    [5] Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2013 Yılı Sayıştay Denetim Raporu, Ağustos 2014, s. 4.

    [6] Ahmet, Tellioglu, “Turkey seen through the Prism of Occupational Diseases: Success Story or Hidden Disaster?” Global Labour Column, http://column.global-labour-university.org, Number 178, July 2014.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Hükûmet enflasyon hedefini yüzde 26’den 28’e yükseltti

    15 Ağustos 2026

    Emeklilerin zam farkı ödemelerinde gözler SGK’da: Kim ne kadar alacak, ödemeler ne zaman yapılacak?

    20 Temmuz 2026

    Türkiye’deki dolar milyonerlerine 1 yılda 5 bin 650 kişi eklendi

    1 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Umur Tuğrul Özbek

    Çerçeve yasanın çerçevesi

    Toros Korkmaz

    Amedspor özelinde kültürel hegemonya ve toplumsal barış: Kürt meselesinde popüler kültürün rolü

    Taner Taş

    Barışın, dostluğun ve sevginin ortak noktası: Muhittin Kaya

    Nevzat Onaran

    İçişleri Bakanı: ‘Türk olmayanlara’ dikkat

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Siyasi Haber

    Özgür Müftüoğlu ile Kürt meselesi ve emek mücadelesi üzerine söyleşi

    Şebnem Oğuz

    Sınıfı sonradan eklememek: Türklük Sözleşmesi, anti-kolonyalizm ve politik ekonomi üzerine bir diyalog

    Siyasi Haber

    Davanın saflığı, siyasetin gerçekliği Kürtlerin özneleşmesi, değişimin siyaseti ve “ihanet”in kolaylığı

    Volkan Yaraşır

    Modern çitleme: İlk ve son sömürge kadınlar

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Ankara’daki madenci direnişi 18. gününde kazanımla sonuçlandı: “Zafer direnen emekçinin oldu”

    27 Ağustos 2026

    Rusya-Türkiye hattında ağır hak gaspı: Volgo-Don 5021 Gemisindeki 12 denizcinin direnişi sürüyor

    27 Ağustos 2026

    Gökay Çakır ve Başaran Aksu Tutuklandı

    26 Ağustos 2026
    KADIN

    TTB’den kürtaj denetimlerine tepki: “Kürtaj yasal bir tıbbi uygulamadır, hekimler cezalandırılamaz”

    27 Ağustos 2026

    Rojin Kabaiş için adalet komisyonları 2 yıllık mücadele raporunu açıkladı

    27 Ağustos 2026

    TKDF Temmuz 2026 Raporu: İlk 7 ayda 231 kadın erkek şiddeti ve şüpheli ölümler sonucu hayatını kaybetti

    6 Ağustos 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.