Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    DFG’den katledilen gazeteciler Ferhat Tepe, Çetin Ababay ve Yahya Orhan için anma mesajı

    28 Temmuz 2026

    Kürtçe müzik dinlediği için ırkçı saldırıya uğrayan Furkan Oğlak tutuklandı

    28 Temmuz 2026

    Mersin Limanı’nda 209 gündür süren direniş: “Tek talebimiz kadrolu olarak işe dönmek”

    28 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Enkazdan yerel yönetim sosyalizmine mi? Avusturya deneyimi Türkiye soluna ne söylüyor?

      28 Temmuz 2026

      Abdülhamid: Ermeniler vurulsun dediysem, katliam edilsin demedim

      27 Temmuz 2026

      Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

      25 Temmuz 2026

      Lozan Antlaşması’nın paradigması

      24 Temmuz 2026

      Türkiye’nin ayrıştırıcı gücü: CHP

      23 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      “Devlet katkısı” aldatmacası!

      27 Temmuz 2026

      En zayıf olanın kudreti!

      26 Temmuz 2026

      Neden KESK ?

      25 Temmuz 2026

      SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

      20 Temmuz 2026

      Terminatör Trump, kurtarıcı Pakistan ve sonsuz savaş…

      19 Temmuz 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      Eski FARC komutanı Lida Ortiz: “Silahlı mücadeleden siyasi mücadeleye geçiş, silah bırakmaktan çok daha zor”

      20 Temmuz 2026

      Yıkıma karşı bir direniş ve yaşam alanı: 26. Evvel Temmuz Festivali

      16 Temmuz 2026

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » 1922 ve infaz düzenlemesi

    1922 ve infaz düzenlemesi

    ÖZGÜR AMED Yeni Yaşam için yazdı: Tasarının tam adı kısaca “Kürdistan’ın Muhtariyetine Dair”dir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 10 Şubat 1922 tarihinde müzakere edilmiş. (...) TBMM’de daha Cumhuriyet ilan edilmeden Kürt çoğunluklu bölgelere özerklik tanıyan bir kanun tasarısı tartışılabiliyor ve bu 373 milletvekilinin onayıyla kabul ediliyor. (...) Yüz yıl önce "varlığını tanıyorum" diyen meclis, bugün "eşitiz" demeye bile çekiniyor. Dehşet bir gerileme hali bu…
    Özgür Amed2 Haziran 2025
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Geçtiğimiz günlerde Mezopotamya Ajansı’nda Özgür Paksoy imzalı bir derleme haberde şu kısım hatırlatıldı… “Abdullah Öcalan, devamında şunları söyledi: “Türk halkının ve İslami kesimin hak ve özgürlüklerini, Kürt halkının da varlığını kabul edecek. Kürt halkının varlığı henüz devlet tarafından kabul edilmemiş. Varlığının kabul edilmesi gerekir. Sadece dilinin değil beyninin, gövdesinin, yani varlığının kabul edilmesi gerekir. Kürt realitesi parlamento tarafından kabul edilmeden nasıl anayasa yapacaksınız? Bu konuda 1921 Anayasası’nı ve 20 maddelik Kürt Reform Tasarısı’nı esas alabilirsiniz. Orada Kürtlerin varlığının kabulü var. Biz Kürt Reform Tasarısını canlandırmak istiyoruz.”

    Bahsi geçen Kürt Reform Tasarısı, Cumhuriyet tarihindeki birçok belge gibi devlet arşivlerinde izi kaybettirilen bir belge.

    Neyse ki yirmi yıl kadar önce, Suat Parlar tarafından “Türkler ve Kürtler” adlı kitapta yayınlanmış.

    Orijinali 18 maddeden oluşuyor.

    Tasarının tam adı kısaca “Kürdistan’ın Muhtariyetine Dair”dir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 10 Şubat 1922 tarihinde müzakere edilmiş.

    Tabii kayıtlardan çıkarılıyor, sansüre uğruyor.

    10 Şubat 1922 günkü oturumda oylanan bu “özerklik” önergesi 373 milletve­kilinin oyu ile kabul edilirken 64 ret oyu çıkıyor. Kayıtlara geçen bir diğer durum da İngiliz Büyükelçisi Horace Rumbold’un Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a “Kürdistan yönetimine dair anayasa önerisinin” kabul edildiğini rapor etmesi. Tüm bunlar arşivlerdedir.

    Peki bu 18 maddede ne var, ne denmiş?

    18 maddenin toplamında bir yönetim yapısı tarif ediliyor, Ankara’nın rolü tarif ediliyor, adalet, güvenlik, mali konular, dil ve eğitim gibi kallavi başlıklarda somut öneriler yapılıyor.

    Maddeleri özetle ifade etmek gerekirse;

    • TBMM, Kürtlerin geleneklerine uygun bir özerk yönetim kurmayı hedefler;
    • Kürt çoğunluklu bölgelerde, TBMM ve Kürt temsilcilerinin seçtiği bir Genel Vali olacak;
    • Vali, deneyimli, saygın ve Kürtler tarafından sevilen biri olmalı;
    • Vali 3 yıl görev yapar; Kürt Meclisi istemezse yenisi atanır;
    • Kürt Meclisi valiyi seçer, ancak Ankara’nın onayı gerekir;
    • Doğu illerinde 3 yılda bir seçilen bir meclis kurulur, yılda 4 ay toplanır;
    • Yerel bütçeyi denetler, haksızlıkları araştırır, kararlar alır; kararlar Ankara’ya bildirilir;
    • Vali ile meclis arasındaki anlaşmazlıklarda TBMM karar verir;
    • Özerk bölge; Van, Bitlis, Diyarbakır, Dersim ve bazı ilçeleri kapsar;
    • Yerel mahkemeler, önce yarı Türk yarı Kürt memurlarla, sonra Kürt memurlarla kurulur;
    • Zorunlu vergiler kalkar, vergiler yılda bir kez ortak komisyonla belirlenir;
    • Yerel jandarma kurulur, ancak barış sağlanana kadar Türk subaylar yönetir;
    • Kürt subay ve askerler, barış sağlanana kadar Türk ordusunda kalır;
    • Savaşta el konulan mal varlıkları 12 ay içinde tazmin edilir;
    • Resmi dil Türkçe’dir, ancak okullarda Kürtçe kullanılabilir;
    • Kürt Meclisi, hukuk ve tıp fakülteli bir üniversite kurar;
    • Yeni vergiler, vali onayı ve TBMM bilgisi olmadan konamaz;
    • TBMM onayı olmadan ayrıcalık veya anlaşma yapılamaz

    diyor.

    Görüldüğü üzere tasarı siyasî özerklik, mali-idarî yetkiler, kültürel haklar, güvenlik ve yargıda geçiş modeli temalarında dengeli fakat merkezî denetime açık bir çerçeve çiziyor.

    Elbette bazı maddeler arasında yetki çatışması potansiyeli taşıyan düzenlemeler göze çarpıyor, fakat hepsinde değil.

    1921 Anayasası’nın “yerinden yönetim” ilkesi çerçevesinde şekillenen tasarının sonraki yıllar için de bir denge olarak kurgulandığı görülüyor. Mustafa Kemal’in 1923 İzmit Basın Toplantısı’nda dile getirdiği ifadeler için de güçlü ve tutarlı bir zemin olarak dikkat çekiyor.

    ***

    18 maddeye dair birçok yorum yapılabilir.

    Yazılı hale getirilip kayıt altına alınmış bu önemli tarihi belgeye dair ifade etmek istediğim şey ise son derece basittir.

    TBMM’de daha Cumhuriyet ilan edilmeden Kürt çoğunluklu bölgelere özerklik tanıyan bir kanun tasarısı tartışılabiliyor ve bu 373 milletvekilinin onayıyla kabul ediliyor. Böyle bir tartışmanın yapılabiliyor olması, olmasından dahi önemlidir.

    Bugün ülkede güncel bir tartışma var: İnfaz düzenlemesi…
    Mevcut yasaya küçük eklemeler ve düzenlemeler yaparak, yeni bir yasa çıkarmaya gerek kalmadan, toplumun beklentileri karşılanabilirdi. Ancak bu yapılmadı ve milyonlarca insan bu durumda çaresiz kaldı.

    Bugün dünün kurucu iradesine zıt şekilde, yüz yıllık ulus-devlet aygıtı “bölünme paranoyasıyla” yaşıyor. Tüm yatırımını buraya yapmış durumda. Meclis, o gün kimlik tanımayı anayasal güvenceye almıştı. Bugün ise kimlik demek bile günlerce tartışma konusu veya dışlanma nedeni. Kalıcı bir ateşkes ve karşılıklı güven sağlanamıyor.

    Yüz yıl önce “varlığını tanıyorum” diyen meclis, bugün “eşitiz” demeye bile çekiniyor.
    Dehşet bir gerileme hali bu…
    İyi biliyoruz ki tarih, genel olarak cesaretin bedelini değil cesaretsizliğin faturasını yazmaktan yana.

    Gerçekten sormak lazım:

    Neden bugün, basit bir infaz düzenlemesi dahi toplumda güven inşa edemiyor?

    TBMM, 1922’deki ruhu yeniden canlandırabilirse, sağlam bir komisyon da kurar, Kürt meselesinde gerçek bir barış ve güven ortamı da inşa eder. Bunun için sadece korkuların esaretinden çıkmak ve cesurca gerçekleri söylemek yetecektir.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    “Devlet katkısı” aldatmacası!

    27 Temmuz 2026

    En zayıf olanın kudreti!

    26 Temmuz 2026

    Neden KESK ?

    25 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Cemalettin Efe

    Enkazdan yerel yönetim sosyalizmine mi? Avusturya deneyimi Türkiye soluna ne söylüyor?

    Nevzat Onaran

    Abdülhamid: Ermeniler vurulsun dediysem, katliam edilsin demedim

    Asya Erdal

    Lilith ile Adem’in savaşının ‘’Binbir Gece’’si ve ‘’Binbir Gündüz’’ü

    Toros Korkmaz

    Lozan Antlaşması’nın paradigması

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    “Devlet katkısı” aldatmacası!

    Fehim Taştekin

    En zayıf olanın kudreti!

    Özgür Müftüoğlu

    Neden KESK ?

    Bedri Tekin

    SGK 2025 yılı iş kazası ve meslek hastalıkları istatistikleri

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Mersin Limanı’nda 209 gündür süren direniş: “Tek talebimiz kadrolu olarak işe dönmek”

    28 Temmuz 2026

    Doruk Madencilik işçilerinden holding önünde 7/24 eylem: “Sözler tutulmadı, paramızı almadan gitmiyoruz”

    27 Temmuz 2026

    Devrimci sendikacı Kenan Budak katledilişinin 45. yılında anıldı  

    26 Temmuz 2026
    KADIN

    Afganistan Kadınlarının Özgürlük Feneri Hareketi’nden küresel çağrı: “15 Ağustos’ta sesimize ses olun”

    27 Temmuz 2026

    Adana’da 24 saatte üç kadın katledildi

    27 Temmuz 2026

    AKP iktidarında kadın hakları ve can güvenliği raporu: Binlerce kadın katledildi

    22 Temmuz 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.