Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Özşen Madencilik işçileri yerin 1200 metre altında açlık grevine başladı

    13 Haziran 2026

    Nafaka hakkı ve 12. Yargı Paketi protestosu: Kadınlar ve LGBTİ+’lar Ankara’da sokağa çıktı

    13 Haziran 2026

    Filistin Futbol Federasyonu Başkanı’na ABD vizesi verilmedi

    13 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026

      Arnavutluk Satılık Değildir!

      9 Haziran 2026

      Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

      9 Haziran 2026

      Sosyal demokrasi ve aşırı sağ arasına sıkışmak: İspanya deneyimi

      7 Haziran 2026

      Mutlak Butlan sonrası CHP’deki “ikili iktidarın” demokrasi mücadelesindeki yeri

      6 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      Flamingo Devrimi

      13 Haziran 2026

      Yeni/geç faşizm ve emeğin atomizasyonu

      13 Haziran 2026

      Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik

      7 Haziran 2026

      Devlet aklı iktidar blokunun neresine düşer?

      7 Haziran 2026

      Yasin Börü’ye sahip çıkılırken diğer öldürülenler ve yaşananlar yok sayıldı: Skandallar zinciri ve 12 yıl gizlenen soruşturma

      4 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026

      ABD-İran savaşı içeride baskı bahanesi

      7 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Yemek, kişisel bir mesele midir?

    Yemek, kişisel bir mesele midir?

    Siyasi Haber15 Eylül 2015
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Yakın zamanlarda Güney Teksas’ta et içermeyen beslenme biçimleri üzerine bir konuşma yaptım. Tahmin edebileceğiniz gibi aldığım tepki oldukça olumsuzdu. Aslında tek alkışı soru-cevap bölümünde dinleyicilerden biri yaptığım konuşmanın kendisinde gidip daha fazla et yeme hissi uyandırdığını söylediği zaman aldım. “Ayrıca” diye ekledi adam, “ne yediğim sadece beni ilgilendirir- bu, tamamen kişisel bir mesele”. On yıldan fazla bir süredir gıda ve tarım üzerine yazılar yazıyorum. O akşama dek bu temel soru üzerine ciddi olarak düşünmemiştim: yemek kişisel bir mesele midir?

     55

    Küresel gıda sisteminin iç yapısı hakkında eskisine kıyasla artık çok daha fazla şey biliyoruz. Gıdanın hem besleyebileceğini hem de  öldürebileceğini biliyoruz. Üretiminin çevreyi hem yok edebileceğini hem de geliştirebileceğini biliyoruz. Çiftçiliğin hayatlarımızın her bir yönüne temas ettiğini biliyoruz- soluduğumuz havaya, içtiğimiz suya ve ihtiyaç duyduğumuz toprağa.

    Bu yüzden yemek yemenin kişisel bir mesele olamayacağı sonucuna ulaşmamak neredeyse imkânsız. Yediğiniz şey sizi etkiler. Yediğiniz şey beni etkiler. Beslenme biçimlerimiz; derinlemesine, içten içe ve kaçınılmaz olarak politiktir.

    Bu idrak, hayvanları yememeyi seçenler açısından herşeyi değiştiriyor. Bir vegan olarak  beslenme biçimimden dolayı özür dilemek şeklinde tuhaf bir ihtiyaç hissetmişimdir kimi zaman. İnsana rahatsızlık veriyor bu. Ahlâkçılık kokuyor.. Ama et üretiminin negatif etkilerini daha çok öğrendikçe aslında özür dilemesi gerekenlerin hayvan eti tüketicileri olduğunu hissediyorum.

    İşte size bir sebep: çiftlik hayvanları endüstrisi mısır ve soya türü yemlere bağımlılığının sonucu sadece ABD’de kullanılan suni gübre üretiminin yarısından fazlasından sorumlu, böylece  denizlerde ölü bölgeler oluşmasına diğer bütün sektörlerden daha fazla sebep oluyor. Amerika’nın batısındaki suyun %70’inden fazlasını tüketen de işte bu endüstri- su öylesine kontrol altındaki eğer sulama destekleri kaldırılsa sığır kıymasının kilosu 70 dolar edebilir. Çiftlik hayvanları küresel olarak salınan sera gazı emisyonlarının %21’ine sebep oluyor- bütün ulaşım biçimlerinin beraber sebep olduğundan fazla. Evcil hayvanlar-çoğu da sağlıklı- üretilen antibiyotiklerin %70’inden fazlasını tüketiyor. Sindirilememiş antibiyotikler gübrelerden süzülerek taze su sistemlerine karışıyor, ve balıkların cinsel organlarını kullanılamaz hale getiriyor.

    Klasik şekilde sığır eti üretmek için bir galon yakıt gerekiyor. Hayvanlara verilen tahılların tamamını insanlar için kullansak Çin’i ve Hindistan’ı besleyebiliriz. Bu, daha işin başı.

    “Alternatif” standartlara (ABD’de yaklaşık %1) göre elde edilen et daha iyi bir seçenek olabilir, ama ayrıcalıklı tüketicilerin inanmamızı isteyecekleri kadar değil. “Free-range tavuklar” teorik olarak kapı dışına çıkabiliyorlar. Ancak bir çok free-range tavuk asla gün ışığını göremiyor; çünkü  kalabalık bölmeden betonun ötesindeki çimlere ulaşamıyorlar bile.

    Otla beslenerek elde edilen sığır eti  tahılla beslenenlerden 4 kat fazla metan üretiyor- bu seragazı karbon dioksitten 21 kat güçlü-, otla beslenen hayvanların çoğu sulama kanallı ve iyi gübrelenmiş yerlerde yetiştiriliyor. Yeşilliklere bırakılan domuzların vücutlarından parçalar koparılıyor hâlâ, ticari yemlerle besleniyorlar, birbirlerine burunlarıyla temas etmelerine izin verilmiyor- bu davranış domuzların cinsellik dışındaki en temel içgüdüleri.

    Hayvan refahı konularına bütün et üretimi çeşitlerinde eşit şekilde temas ediliyor. Evcil hayvanlar onları bekleyen kaderin farkında olarak yoğun bir acı çekiyor. Bir yumurta fabrikasında erkek civcivler (ekonomik olarak değerleri olmadığı için) öğütücü makinelerin içine atılıyorlar. Domuzlar anestezi kullanmadan hadım ediliyor, kasalara kapatılıyor, kuyrukları koparılıyor, burunlarına kanca takılıyor. Süt sığırları tekrar tekrar sunî döllenme yoluyla gebe bırakılıyor, süt sağma bölmelerine kapatılıyor, normal koşullarda üretecekleri sütün 15 kat fazlasını üretmeye zorlanıyorlar. Buzağılar doğumdan hemen sonra annelerinden alınıyor, ve anneleri insanın yüreklerini parçalayan ağlayışlarla yavrularının yasını tutuyorlar.

    Ardından mezbahayla karşılaşıyoruz- milyonlarca  kiloluk cesedin boş arazilere atıldığı, fırlatıldığı bir operasyon bu ( deli dana hastalığı sonrasında et atığı işleme tesislerinin frene bastığını görüyoruz).

    Şimdi, eğer birisi size bir şirketin havayı, suyu ve toprağı kirlettiğini; küresel ısınmaya ulaşım endüstrisinden daha çok zarar verdiğini; fosil yakıtları inanılmaz ebatlarda tükettiğini; masum ve duyguları olan canlılara en gaddar ve zalim şekillerde acılar çektirdiğini; atıklarını geri dönüşüme kazandıramadığını; bu arada damarlarımızı tıkadığını söyleseydi, tepkiniz ne  olurdu? “Ama bu kişisel bir mesele” mi derdiniz? Herhalde demezdiniz. Büyük olasılıkla bu meseleyi çok ciddi bir tepki gerektiren çok ciddi bir konu olarak kabul ederdiniz.

    Veganizm endüstriyel gıdaya karşı ortaya koyabileceğimiz en güçlü politik tepki değil sadece. Ayrıca  reformlar meydana getirmek için olmazsa olmaz bir önkoşul. Hayvanları yemeye son vermek, küresel gıda makinesini temelinden sökmek demek  çünkü.

    Tarım ticaretinin suçları gazeteciler, aktivist film yapımcılar ve sürüdülebilir gıda yandaşları tarafından ortaya konuldu.  Yiyeceklerimizi şirket menfaatlerinden  kurtarmak için birşeyler yapılması gerektiğini biliyoruz. Ama merak ediyorum- gerçekten yapılması gereken şeyi yapmaya hazır mıyız? Elbette  bir çok seçenek sunuluyor hepimize- organik alın, çatalınızla oy verin, yerel yiyecekler tüketin, adil ticareti destekleyin vb. Ama bütün bu tekliflerin temelinde başarılı bütün çevreci hareketlerin en önemli malzemesi eksik: samimi bir aktivizm.

    İşte bu adımı  atana, hayvanları yiyenlerin özür dileyeceği türden bir yemek  kültürü yaratana dek şu anda bize sunulan öneriler çatalı çevresel bir değişim yaratacak gerçek bir araç olmak yerine boş bir sembole dönüştüren davranışlardan ibaret kalacaklar.

    James McWilliams

    *hayvanozgurlugucevirileri.com sitesinden alıntılanmıştır.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Flamingo Devrimi

    13 Haziran 2026

    Yeni/geç faşizm ve emeğin atomizasyonu

    13 Haziran 2026

    Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik

    7 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Siyasi Haber

    Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

    Aycan E. Prifti

    Arnavutluk Satılık Değildir!

    Nuran Gelişli

    Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

    Tuncay Yılmaz

    Sosyal demokrasi ve aşırı sağ arasına sıkışmak: İspanya deneyimi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Kıvanç Eliaçık

    Flamingo Devrimi

    Volkan Yaraşır

    Yeni/geç faşizm ve emeğin atomizasyonu

    Cegerxwîn Polat

    Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik

    Ümit Akçay

    Devlet aklı iktidar blokunun neresine düşer?

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Özşen Madencilik işçileri yerin 1200 metre altında açlık grevine başladı

    13 Haziran 2026

    12 Haziran Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü: Mayıs’ta 7 çocuk işçi öldü

    12 Haziran 2026

    Van’da kayyım tarafından işten çıkarılan belediye işçilerinin direnişi 317’nci gününde: “Direnerek kazanacağız”

    10 Haziran 2026
    KADIN

    KCDP Mayıs 2026 Raporu: 16 kadın katledildi, 33 şüpheli ölüm var

    5 Haziran 2026

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026

    EŞİK: “Eşitlikten ve laiklikten vazgeçmiyoruz”

    18 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.