Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Erkek şiddetinden kaçıp İsviçre’ye sığınan kadın ve İki çocuğuna sınır dışı tehdidi

    16 Haziran 2026

    Edirne’de 27 günlük madenci direnişi zaferle sonuçlandı: İşçiler haklarını alarak yer altından çıktı!

    16 Haziran 2026

    Birleşik Avrupa Sol Grubu Heyeti, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile görüştü

    15 Haziran 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

      15 Haziran 2026

      Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

      11 Haziran 2026

      Arnavutluk Satılık Değildir!

      9 Haziran 2026

      Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

      9 Haziran 2026

      Sosyal demokrasi ve aşırı sağ arasına sıkışmak: İspanya deneyimi

      7 Haziran 2026
    • Seçtiklerimiz

      15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

      15 Haziran 2026

      CHP, devlet aklı ve hakim toplumsal blok

      14 Haziran 2026

      Flamingo Devrimi

      13 Haziran 2026

      Yeni/geç faşizm ve emeğin atomizasyonu

      13 Haziran 2026

      Kürtlüğün tanısal halleri; muayene odasındaki sessizlik

      7 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      ESU eski Başkanı Fehmi Tony Vergili: “Türkiye Sayfo ile yüzleşmeli, bu adım ülkenin geleceğine yapılacak bir yatırımdır”

      15 Haziran 2026

      “Avrupa savaşa hazırlanıyor”

      28 Mayıs 2026

      Şampiyonluk sevinciyle yurttaşlara forma dağıttı, ırkçıların hedefi oldu

      4 Mayıs 2026

      Hatimoğulları: Süreç, siyasi partilerin gündelik siyasetteki çıkarlarına kurban edilemez

      2 Mayıs 2026

      Av. Sevda Karataş: Zulüm varsa direniş de var!

      21 Nisan 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Varlık adı önceler

    Varlık adı önceler

    ERTUĞRUL KÜRKÇÜ Yeni Yaşam için yazdı: Belli ki, Kongre gündeminde partimizin yeni adının ne olacağına dair bir başlık da yer alacak. Ancak, ada gelinceye kadar, tartışıp sonuca bağlamamız gereken asıl mesele DEM Parti kurulurken açılmış olan parantezi nasıl kapatacağımız; DEM Parti’nin kapının önünde bırakmış olduğu HDP programının neresinde olduğumuz. Adımız ne olursa olsun, bu programın çerçevelediği gelecek ufkunun gerisine düşemeyiz.
    Ertuğrul Kürkçü5 Mart 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    “Rab Tanrı, yerdeki bütün hayvanları ve gökteki bütün kuşları yarattı ve onlara ne ad vereceğini görmek için Âdem’e getirdi; Âdem her canlıya ne ad verdiyse, onun adı o oldu.”

    Tevrat ve İncil’deki bu “Tekvin/Yaratılış” anlatısı, dil ve bilgi, adlandırma ve anlama arasındaki ilişkinin bilinen en eski sembolik ifadelerinden biri.

    Bu öyküde Âdem kendi dışındaki canlılara ad verirken, aslında onları ayırt edip tanır, sınıflandırır ve yaratılış, dünyayı adlandırılabilir varlıklar halinde düzenlemekle başlar.

    Kutsal kitapların böyle bir yararı var: İnsanların zihnini bugün de meşgul eden büyük meselelerin esasen yepyeni olmayıp bin yıllardır süregiden ilişkilerin eseri olduğuna dair kayıtlar oluştururlar. Görüldüğü gibi adlandırma en başta geliyor.

    Ad ve anlam

    Gerçi zamanla telakkiler de değişiyor: Antik kültürlerde adlandırma çoğu zaman adlandıranın adlandırılan üzerinde hak veya güç sahibi kıldığına işaret sayılırdı. Orta Çağ’da ad ile varlık arasında doğal bir bağ olduğu kanaati egemendi; doğru adların şeylerin özünü yansıttığı düşünülürdü. Modern dil düşüncesi bu yorumların ötesine geçeli çok oldu. Günümüzde dilbilimcilerin üzerinde genellikle birleştiği paradigmaya göre adlar çoğu zaman rastlantısal ve keyfidir; anlamları onların işlev ve bağlamlarından doğar.

    Ancak, sonuçta varlıkların onların nasıl adlandırıldıklarından bağımsız olduklarında birleşilse de, insanlar dünyayı adlar olmadan düşünemez. Düşünmek ve bilmek ve sonunda anlamak adlandırmakla başlar, ama adlandırma düşüncenin sürekli sorgulaması gereken, orada duramayacağı sınırdır, aslolan onun imlediği hakikatin kendisidir.

    “Partmizin yeni adı ne olsun?”

    Ad ve varlık arasındaki ilişki bahsinin önümüze dikilmesi sebepsiz değil. Grup Başkan Vekilimiz de buna katıldığına göre, “Partimizin yeni adı ne olsun?” tartışması DEM Parti kongre gündeminde yer alacak. Bundan kaçınmak söz konusu değil.

    Önceki günkü haberler arasında DEM Parti Grup Başkan Vekili Sezai Temelli’nin şu ifadeleri yer alıyordu: Habere göre, “Demokratik Cumhuriyet Partisi adı konuşuluyor” sözü üzerine Temelli “Adı değişebilir zaten. Demokratik Cumhuriyet Partisi olabilir, Demokratik Halk Partisi olabilir. Birçok şey olabilir” demiş ve “DEM Parti adının da geçmişteki parti kapatma süreci ve seçim stratejileri nedeniyle ortaya çıktığını” hatırlatmıştı.

    Temelli’nin, DEM Parti’nin adını ilk kez değiştirmeyeceğini hatırlatmış olması yerinde. Türkiye tarihinde adını değiştirecek ilk parti de DEM Parti olmayacak. Cumhuriyeti kuran partinin bile adıyla kendisi arasına devletin girebildiği, 12 Eylül’de kapatılan ve mal varlıklarına el koyulan partilerin adıyla bir daha parti açılamayacağı yasağının egemen olabildiği bir diktatörlükler ülkesinde ad değişiklikleri esasen bir bakıma rejim değişikliklerinin de göstergesi sayılabilir.

    Ancak iradi değişiklikler de var: Örneğin, Halkların Demokratik Partisi (HDP) böyle bir adlandırmaydı. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en özgün siyasal atılımlarından biriyle, Kürt Özgürlük Hareketiyle Türkiye Devrimci hareketinin dinamiklerinin yasallığın sınırlarında adlarıyla varlıklarını birbirlerine en yakın kılabildikleri bir siyasal kimliği imliyordu.

    Politik arka plan ve adlandırmanın uyumlulaştırılmasına dair bir başka örnek de Bolşevikler’in Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nden, Komünist Partisi’ne geçişlerinin Lenin tarafından gerekçelendirilmesine ilişkindi.

    Lenin 1918’deki 7. Kongre’de şöyle demişti: “Merkez Komite, partimizin adının parantez içinde ‘Bolşevikler’ kelimesi eklenerek Rusya Komünist Partisi olarak değiştirilmesini öneriyor. ‘Bolşevik’ kelimesi korunmalıdır, çünkü bu kelime tesadüfen ortaya çıkmış ve ilk başta oldukça garip görünmüş olsa da, devrimci Marksizmi temsil eden bir akımın adı haline gelmiş, sadece Rusya’da değil uluslararası alanda da kesin bir siyasi anlam kazanmıştır. Basınımızda zaten ‘Sosyal Demokrat Parti’ adının bilimsel olarak yanlış olduğu açıklandı. İşçiler kendi devletlerini kurduklarında, eski demokrasi anlayışının -burjuva demokrasisinin- devrimimizin gelişme sürecinde aşıldığını fark ettiler. Batı Avrupa’da hiçbir yerde var olmamış bir demokrasi türüne ulaştık. Bunun prototipi yalnızca Paris Komünü’nde vardır ve Engels Paris Komünü’nün kelimenin gerçek anlamıyla bir devlet olmadığını söylemişti.”

    Böylece Partinin adı, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi’nden Rusya Komünist Partisi (Bolşevik)’e dönüşmüştü.

    Asıl mesele ad değil, kapının önünde bırakılmış olan program

    Doğrusu, beni ilgilendiren, partinin “yeni adı”ndan çok -Halkların Demokratik Partisinin (HDP) hiçbir mücbir sebep olmaksızın, yedek parçası bulunamayan bir otomobil gibi garaja terk edilmesi sonrasında- siyasetimizin onun programı, birikimi, kısa zamanda oluşturduğu teamülleri, kendisini besleyen halk heyecanına yanıt veren tarz-ı siyasetiyle oluşturduğu emsale, hangi adı takınmış olursa olsun, bir kez daha erişememiş olması: Yani mühim olan adın kendisi değil, onun imlediği hayat ve hakikat.

    Bu tartışmanın kapısı açılırken Bolşeviklerin, tarihe kazıdıkları kimliklerini muhafaza ederek, mücadelenin nihai hedefine işaret eden yeni bir adlandırmayla yeni bir yerel ve uluslararası yörüngeye yerleşmeye yönelişleri, ya da Halkların Demokratik Partisi’nin kendisini Türkiye ve Kürdistan’ın iki devrimci dinamiğinin bir politik projede birleştirilmesini ifade eden, kısacası programını özetleyen bir adla çağırmasını, ad değişikliğinin mahiyetçe yükselişe tekabül eden örnekleri olarak akılda tutmak önemli: Varlık adı önceler.

    Ada gelinceye kadar, tartışıp sonuca bağlamamız gereken asıl mesele DEM Parti kurulurken açılmış olan parantezi nasıl kapatacağımız: DEM Parti’nin kapının önünde bırakmış olduğu HDP programının neresinde olduğumuz. Adımız ne olursa olsun bu programın çerçevelediği gelecek ufkunun gerisine düşemeyiz.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Birleşik Avrupa Sol Grubu Heyeti, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ile görüştü

    15 Haziran 2026

    15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

    15 Haziran 2026

    CHP, devlet aklı ve hakim toplumsal blok

    14 Haziran 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Muhsin Dalfidan

    15-16 Haziran direnişinin güncelliğini yitirmeyen anlamı

    Siyasi Haber

    Evvel Temmuz: Bir halkın hafızasını savunmak

    Aycan E. Prifti

    Arnavutluk Satılık Değildir!

    Nuran Gelişli

    Türkiye’nin acil ihtiyacı, demokrasi cephesi ve enternasyonal dayanışma

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Aziz Çelik

    15-16 Haziran’ın öğrettiği: Başka bir sendikacılık mümkün!

    Ümit Akçay

    CHP, devlet aklı ve hakim toplumsal blok

    Kıvanç Eliaçık

    Flamingo Devrimi

    Volkan Yaraşır

    Yeni/geç faşizm ve emeğin atomizasyonu

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Edirne’de 27 günlük madenci direnişi zaferle sonuçlandı: İşçiler haklarını alarak yer altından çıktı!

    16 Haziran 2026

    Cengiz İnşaat şantiyesinde gerginlik: Hak arayan yerli işçiler jandarma zoruyla çıkarıldı, yerlerine Sri Lankalı işçiler getirildi!

    15 Haziran 2026

    24 saattir yerin 1200 metre altında: Madenciler açlık grevinde, direniş sürüyor

    14 Haziran 2026
    KADIN

    Erkek şiddetinden kaçıp İsviçre’ye sığınan kadın ve İki çocuğuna sınır dışı tehdidi

    16 Haziran 2026

    KCDP Mayıs 2026 Raporu: 16 kadın katledildi, 33 şüpheli ölüm var

    5 Haziran 2026

    Kızılay Kayseri İl Başkanı Cafer Beydilli’ye çalışan kadınları hedef alan paylaşımı nedeniyle suç duyurusu!

    20 Mayıs 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.