Editör: Mehmet Murat Yıldırım, (SH)
Giriştiği pervasız dış politika hamleleriyle küresel istikrarı dinamitleyen Trump, son olarak Hürmüz Boğazı’nı adeta kendi ticarethanesine çevirme kararı aldı. ABD ablukasının yeniden yürürlüğe girdiğini ilan eden Trump, boğazdan geçen tüm gemilere zorla yüzde 20 oranında bir geçiş ücreti dayattı. Kendi saldırgan politikalarının faturasını küresel ekonomiye kesmeye çalışan Trump, bu korsanlığı şu sözlerle savundu:
“Dünyanın son derece istikrarsız bu bölgesinde güvenlik ve emniyetin sağlanması için gerekli tüm masraflar kapsamında, boğazdan geçen tüm kargolardan yüzde 20 oranında geçiş ücreti alınacaktır.”
Lula da Silva’dan çok sert tepki: “ABD kendisi bir korsana dönüşemez”
Sao Paulo kentinde konuşan Brezilya Devlet Başkanı Lula da Silva, Trump yönetiminin haydutça politikalarını yerden yere vurdu. Geçmişte deniz korsanlığına karşı mücadele eden ABD’nin bugün bizzat en büyük korsan haline geldiğini belirten Lula, şu ifadeleri kullandı:
“Uzun süre korsanlıkla mücadele eden ABD gibi önemli bir ülke, şimdi kendisi bir korsana dönüşemez. Hürmüz Boğazı’ndan vergi almak gibi bir hakları yok. Hürmüz Boğazı’nda yaşananların sorumluluğu tamamen ABD’ye aittir. Burası daha önce kapalı değildi.”
“Savaşın bedeli doğrudan halkın sofrasına yansıyor”
ABD’nin İran’a yönelik pervasız askeri saldırılarından önce Hürmüz Boğazı’nın seyrüsefere tamamen açık olduğunu hatırlatan Lula, Trump’ın önce kriz yaratıp ardından bu “felaketleri fırsata çevirerek” haksız kazanç sağlamaya çalıştığını vurguladı. Petrol fiyatlarındaki artışın küresel çapta gıda enflasyonunu tetiklediğini söyleyen Brezilya lideri, tehlikeli gidişata dikkat çekti:
“Savaşın bedeli sofralara yansıyor. Petrol fiyatları arttıkça fasulyenin, pirincin, domatesin ve soğanın fiyatı da yükseliyor.”
Hürmüz’de günlerdir süren tehlikeli gerilim
Trump’ın “çökeriz ve haraç alırız” mantığıyla başlattığı bu süreç, son birkaç gündür uluslararası arenada çok büyük bir krizin fitilini ateşlemiş durumda. Trump’ın “Biz burayı kontrol edeceğiz ve paramızı alacağız” çıkışına karşı İran cephesinden çok sert yanıtlar gelmişti.
İranlı yetkililer, Hürmüz Boğazı’nın kendi egemenlik alanları olduğunu ve ABD’nin uluslararası sularda seyrüsefer serbestisini engelleyerek açıkça bir savaş suçu işlediğini belirtmişti. Tahran yönetimi, ABD deniz kuvvetlerinin bölgedeki varlığını “gayrimeşru işgal” olarak tanımlarken, boğazı korumak için askeri karşılık dahil tüm seçeneklerin masada olduğunu duyurmuştu.
Trump’ın müttefiklerini dahi karşısına alarak giriştiği bu tek taraflı haydutluk, küresel lojistik zincirini kopma noktasına getirirken, enerji koridorunu büyük bir çatışma havzasına dönüştürüyor.
