Close Menu
Siyasi HaberSiyasi Haber

    Subscribe to Updates

    Get the latest creative news from FooBar about art, design and business.

    What's Hot

    Cumartesi Anneleri 1111’inci haftada: “1111 bir sayı değil, onlarca yıldır süren cezasızlıktır!”

    11 Temmuz 2026

    DEM Partili Çiftyürek’ten NATO ve süreç çıkışı: “Türkiye 200 milyonluk göçe dalgakıran, Batı’nın koçbaşı olacak”

    11 Temmuz 2026

    Tarihi silah yakma töreninin birinci yılı: Gazeteci Tuğçe Tatari o günü ve barış sürecini anlattı

    11 Temmuz 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    • Güncel
      • Ekonomi
      • Politika
      • Dış Haberler
        • Dünya
      • Emek
      • Kadın
      • LGBTİ+
      • Gençlik
      • Ekoloji ve Kent
      • Haklar ve özgürlükler
        • Halklar ve İnançlar
        • Göçmen
        • Çocuk
        • Engelli Hakları
      • Yaşam
        • Eğitim
        • Sağlık
        • Kültür Sanat
        • Bilim Teknoloji
    • Yazılar

      Öcalan’ı eleştirmek

      9 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin kazananı silah tekelleri, kaybedeni halklar

      8 Temmuz 2026

      “Yerli ve milli” soslu emperyalizmin maskeli balosu: Ankara’da NATO zirvesi

      8 Temmuz 2026

      Ankara’nın 1919-1922 tasfiyesi

      7 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin ötesi

      3 Temmuz 2026
    • Seçtiklerimiz

      Teşbihte hata olur…

      2 Temmuz 2026

      NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

      29 Haziran 2026

      2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

      22 Haziran 2026

      Emeklilerin birliği ve dayanışması!

      22 Haziran 2026

      Mültecilerin canına okuyan belge: Ajanda 2030

      20 Haziran 2026
    • Röportaj/Söyleşiler

      İsviçre’de iltica belirsizliğine karşı direniş: Welat Aydın Federal Mahkeme önünde açlık grevinde

      3 Temmuz 2026

      Kuşadası Renkli Güvercin LGBTİ+ İnisiyatifi’nden Hikmet Hazer: “Bu yasak yalnızca bir gemiyi değil, LGBTİ+’ların kamusal yaşam hakkını hedef alıyor”

      30 Haziran 2026

      “Açlık grevine biz karar vermedik, buna mecbur bırakıldık”

      27 Haziran 2026

      Mehmet Türkmen: “Baskıyla bu mücadeleyi durduramazlar”

      26 Haziran 2026

      Elias Demetriou: “Kavazoğlu ve Mişaulis karanlığın içinde ışık oldular”

      17 Haziran 2026
    • Dosyalar
      • “Süreç” ve Sol
      • 30 Mart Kızıldere Direnişi
      • 8 Mart Dünya Kadınlar Günü 2022
      • AKP-MHP iktidar blokunun Kürt politikası
      • Cumhurbaşkanlığı Seçimleri
      • Ekim Devrimi 103 yaşında!
      • Endüstri 4.0 üzerine yazılar
      • HDK-HDP Tartışmaları
      • Kaypakkaya’nın tarihsel mirası
      • Ölümünün 69. yılında Josef Stalin
      • Mustafa Kahya’nın anısına
    • Çeviriler
    • Arşiv
    Siyasi HaberSiyasi Haber
    Anasayfa » Titrek bir salyangozun demokrasiye inancı: Kelsen, Spinoza ve kırılganların dünyayı taşıyan sessiz direnişi

    Titrek bir salyangozun demokrasiye inancı: Kelsen, Spinoza ve kırılganların dünyayı taşıyan sessiz direnişi

    ELİF GAMZE BOZO yazdı: Demokrasi, mutlak hakikatin olmadığı yerde birlikte yaşayabilme biçimidir. Çünkü hiçbir insan, hiçbir lider, hiçbir çoğunluk tek başına mutlak doğruyu temsil edemez. Demokrasi tam da bu yüzden kırılgandır. Ve belki de bu yüzden bir salyangoza benzer.
    Elif Gamze Bozo26 Mayıs 2026
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Reddit Tumblr Email
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email

    Hukuk Felsefesi ve Sosyoloji derslerinde öğrendiğim en önemli şeylerden biri şuydu:

    Her düşünür, dünyayı açıklamaya çalışır.

    Çünkü felsefe yalnızca düşünmek değil; insanın neden acı çektiğini, neden boyun eğdiğini, neden korktuğunu ve neden özgürleşemediğini anlamaya çalışma çabasıdır.

    Bu yüzden sorgulama, felsefenin en temel eylemidir.

    Sorgulayan insan yalnızca cevap aramaz; aynı zamanda dünyanın hangi güç ilişkileriyle kurulduğunu da görmeye başlar.

    Prof. Dr. Cemal Bali Akal hocamın derslerinde bir kez daha fark ettim ki; hem Baruch Spinoza hem de Hans Kelsen yalnızca hukuk ya da siyaset teorisi üretmediler.

    Onlar aynı zamanda insanın iktidarla, korkuyla ve hakikatle kurduğu ilişkiyi çözmeye çalıştılar.

    Çünkü her toplum önce kendi korkularını üretir.

    Sonra o korkular üzerinden itaati kutsar.

    Bu nedenle tarih boyunca farklı düşünen filozoflar hep tehlikeli görülmüştür.

    Çünkü düşünmek, düzenin görünmeyen duvarlarını fark etmektir.

    Kelsen’in hukuk anlayışı çoğu zaman yalnızca “katı pozitivizm” üzerinden okunur. Oysa Kelsen’in düşüncesi bundan çok daha derindir.

    İnsan davranışlarının yalnızca bireysel iradeyle değil; toplumsal yapılar, normlar ve dil tarafından da şekillendiğini gören bir yaklaşımı vardır.

    Bu yönüyle hukuk, yalnızca devletin koyduğu kurallar bütünü değil; toplumun düşünme biçimlerinin de aynasıdır.

    Belki de bu yüzden hukuk ile sosyoloji birbirinden ayrı düşünülemez.

    Çünkü yasalar, insanların birbirine nasıl bakacağını da belirler.

    Özgürlüğü kaybetmek

    Bir toplum engelli bireyi “eksik”, kadını “itaat etmesi gereken”, yoksulu “başarısız”, mülteciyi “yük” olarak görmeye başladığında yalnızca ahlaki çöküş yaşamaz; aynı zamanda hukuk da çürümeye başlar.

    İşte tam burada Spinoza devreye girer.

    Spinoza’ya göre insan korkuyla yönetildikçe özgürlüğünü kaybeder.

    Korku yalnızca bedeni susturmaz; zihni de küçültür.

    Bugün dünyanın birçok yerinde tam olarak bunu yaşıyoruz.

    İnsanlar düşünmek yerine taraf olmaya zorlanıyor.

    Sorgulamak yerine öfkelenmeye…

    Dinlemek yerine yok etmeye…

    Demokrasi ve salyangozlar

    Kalabalıkların bağırışı düşüncenin önüne geçiyor.

    Sosyal medya çağında herkes konuşuyor ama kimse gerçekten birbirini duymuyor.

    Çünkü çağımızın en büyük krizi belki de iletişimsizlik değil; tahammülsüzlük.

    Kelsen’in demokrasiyi tanımlarken söylediği şey bu yüzden hâlâ çok değerlidir:

    Demokrasi, mutlak hakikatin olmadığı yerde birlikte yaşayabilme biçimidir.

    Çünkü hiçbir insan, hiçbir lider, hiçbir çoğunluk tek başına mutlak doğruyu temsil edemez.

    Demokrasi tam da bu yüzden kırılgandır.

    Ve belki de bu yüzden bir salyangoza benzer.

    Bazı canlılar vardır; dünyayı sessizce taşırlar sırtlarında.

    Ne hızlarıyla övünürler ne de güç gösterisi yaparlar.

    Kırılgandırlar.

    Narinlerdir.

    Ezilmeye en yakın olanlardır.

    Ama yaşamı en çok onlar hisseder.

    Demokrasi de böyledir.

    Gürültülü değildir.

    Gösterişli değildir.

    Bir savaş tankı kadar güçlü görünmez.

    Çünkü demokrasi, güçlü olanın değil; ezilme ihtimali olanın sistemidir.

    Bir salyangozun ezilmeden yol alabilmesi için gereken şeydir demokrasi.

    Demokrasi ne ister?

    Faşizm hız ister.

    Demokrasi sabır.

    Faşizm tek ses ister.

    Demokrasi çok ses.

    Faşizm güçlü bedenleri sever.

    Demokrasi ise en kırılgan olanın bile yaşama hakkını savunur.

    Bu yüzden engelliler için demokrasi yalnızca sandık değildir.

    Kadınlar için yalnızca temsil meselesi değildir.

    Yoksullar için yalnızca ekonomik bir kavram değildir.

    Demokrasi; nefes alabilme hakkıdır.

    Bir tekerlekli sandalye rampası demokrasidir.

    Bir işaret dili tercümanı…

    Bir kör bireyin bağımsız hareket edebilmesi…

    Bir kadının korkmadan konuşabilmesi…

    Bir çocuğun farklı olduğu için aşağılanmaması…

    Bunların hepsi demokrasinin gündelik hayattaki gerçek yüzüdür.

    Çünkü demokrasi yalnızca anayasalarda yazmaz.

    Sokakta yaşar.

    Kaldırımda yaşar.

    Okulda, hastanede, iş yerinde yaşar.

    Ve en çok da toplumun “yavaş”, “eksik”, “farklı” dediği insanların bedenlerinde sınanır.

    Bugün dünyada milyonlarca insan kendini titrek bir salyangoz gibi hissediyor.

    Kabuklarının içine çekilmek zorunda kalan insanlar…

    Ezilmekten korkanlar…

    Yavaş olduğu için değersiz sayılanlar…

    Ama belki de insanlığı kurtaracak olan tam da bu kırılganlıktır.

    Çünkü merhamet hızlı değildir.

    Adalet gösterişli değildir.

    Hakikat çoğu zaman bağırmaz.

    Sessizdir.

    Bir salyangoz gibi yavaş ilerler.

    Ama geçtiği yerde iz bırakır.

    Ve bazen dünyanın bütün gürültüsüne rağmen en büyük direniş, ezmeden yürümeyi seçmektir.

    Belki de gerçek demokrasi tam olarak budur:

    Kırılgan olanı ezmemeyi öğrenmek.

    Share. Facebook Twitter Pinterest LinkedIn Tumblr Telegram Email

    İlgili İçerikler

    Öcalan’ı eleştirmek

    9 Temmuz 2026

    NATO Zirvesi’nin kazananı silah tekelleri, kaybedeni halklar

    8 Temmuz 2026

    “Yerli ve milli” soslu emperyalizmin maskeli balosu: Ankara’da NATO zirvesi

    8 Temmuz 2026
    Destek Ol
    Yazılar
    Toros Korkmaz

    Öcalan’ı eleştirmek

    Siyasi Haber

    NATO Zirvesi’nin kazananı silah tekelleri, kaybedeni halklar

    Ertan Eroğlu

    “Yerli ve milli” soslu emperyalizmin maskeli balosu: Ankara’da NATO zirvesi

    Nevzat Onaran

    Ankara’nın 1919-1922 tasfiyesi

    Bağlantıda Kalın
    • Facebook
    • Twitter
    Seçtiklerimiz
    Ertuğrul Kürkçü

    Teşbihte hata olur…

    Özgür Müftüoğlu

    NATO Zirvesi’nin akla getirdikleri

    Murat Sevinç

    2016’da kaldırılan dokunulmazlıklar ve CHP’nin rolü

    Aziz Çelik

    Emeklilerin birliği ve dayanışması!

    Güncel Kalın

    E Bültene üye olun gündemden ilk siz haberdar olun.

    Siyasi Haber, “tarafsız” değil “nesnel” olmayı esas alır. Siyasi Haber, işçi ve emekçiler, kadınlar, LGBTİ+’lar, gençler, doğa ve yaşam savunucuları, ezilen etnik ve inançsal topluluklardan yanadır.

    Devletten ve sermayeden bağımsızdır.

    Facebook X (Twitter) Instagram YouTube Bluesky
    EMEK

    Çapa’da taşeron kıyımı: 100’e yakın işçi bir gecede işsiz bırakıldı

    10 Temmuz 2026

    İBB’de işçilere güvenlik görevlileri saldırdı: Ağaç A.Ş. emekçileri Merter Ek Binası’nda oturma eylemine başladı!

    7 Temmuz 2026

    Bursa’da bulunan Korteks Fabrikası’nda grev başladı!

    6 Temmuz 2026
    KADIN

    bianet Haziran 2026 Çetelesi: Erkekler 6 ayda 142 kadını öldürdü, şiddet ve tecrit tırmanıyor

    8 Temmuz 2026

    EŞİK’ten 12. Yargı Paketi uyarısı: “Eşit miras hakkı tehlike altında”

    27 Haziran 2026

    Batman’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojwelat Kızmaz’ın otopsi raporu ortaya çıktı: Tırnak örneğinde erkek DNA’sı bulundu

    25 Haziran 2026
    © 2026 Siyasi Haber. Designed by Fikir Meclisi.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.